Mobbing!

Çok konuşulmayan, fazlaca gündeme gelmeyen bir toplumsal sorunu (eskiler içtimâi problem derdi) konuşalım istiyorum, bugün…

Bir işyerinde çalışıyorsunuz…

Çalışma arkadaşlarınızdan bazıları sizinle dalga geçiyor, yanınızdan gelip geçerken laf çakıp sokuşturuyor, hakkınızda dedikodular çıkarıyor, iftiralar atıyor, lakap takıyor, yalan dolan şikayetler yapıyor sizinle alakalı…

Tüm bunları yapan diyelim ki sizden daha kıdemli ve yaşça büyük ve de cüsseli! Veya ‘yukarıdan’ torpilli! Yani karşısına dikilseniz ve diklenseniz belki suçlu siz olacaksınız, belki dayağı yiyip yerinize oturacaksınız…

Ya da farklı biçimlerde yıldırma, sindirme, uzaklaştırma operasyonları…

Ve tüm bunlar işyerinde sizin çalışma aşkınızı, şevkinizi kırıyor. Mide bulandıran hareketler, kısacası.

Tüm bu anlattıklarımın bir karşılığı, adı var; çalışma yaşamında psikolojik bir dram, esasen: mobbing! İngilizce kökenli bir kavram.

Türk Dil Kurumu’nun (TDK) sözlüğüne baktım. Şöyle tanımlıyor, mobbing’i; “İşyerlerinde, okullarda ve benzeri topluluklar içinde belirli bir kişiyi hedef alıp, çalışmalarını sistemli bir biçimde engelleyip huzursuz olmasına yol açarak yıldırma, dışlama ve gözden düşürme!”

Yani, iş yerinde psikolojik taciz ve baskı!

Ülkemizde 2000’li yıllardan itibaren başta akademik camianın tezleri, makaleleri ve araştırmalarıyla kamuoyunun gündemine taşındı, mobbing.

Mobbingin Türkiye’de henüz müstakil bir kanunu yok. Buna rağmen, çerçeve yasalarla, davaların açıldığı ve kazanıldığı, Danıştay ve Yargıtay kararlarıyla içtihadın oluştuğu bir alan.  Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurular yapılıyor, hatta AİHM’ne kadar giden bir süreçte hak arama yollarına gidiliyor, mobbingle ilgili olarak…

MOBBİNG KUL HAKKIDIR!

* Psikolojik taciz ve Müslüman asla bir arada düşünülmesi mümkün olmayan kavramlar. Müslüman iyinin, güzelin, merhametin, hoşgörünün, saygı ve sevginin, ölçünün, adaletin, tevazünün sahibidir.

* Müslüman, bilmeden birini üzmüş olsa, özür diler ve üzerinde hak bırakmaz. Bilmeden bir başkasına kötülük etmiş bile olsa günahına tövbe eder ve üzdüğü insandan helallik ister.

* Müslüman bir kişi kendine, başka insanlara ve canlılara iyi davranır. Allah’a samimi olarak inanan her insan aynı zamanda iyi insan olmalıdır.

* Bir başkasına iftira etmek, hakkında dedikodu çıkarmak, haksız yere cezalandırmak, moralini bozmak ve ona eziyet etmek en büyük kul hakkıdır.

* Bir insanın itibarına saldırmak, onuruna, şerefine saldırmak, özel hayatına müdahale etmek, güvenilirliğini sorgulamak, hor ve hakir görmek o insanın insanlığını çalmaktır.

* Müslüman insan; çıkar çatışmasına girmeyeceği gibi, Müslüman kardeşini kendi nefsinden önce koruyan ve kollayan bir ahlak anlayışına sahip olmalıdır.

* Bir insana selam vermemek, güler yüz göstermemek, derdine ortak olmamak, dışlamak, hor görmek, iftira etmek küçük düşürmek, alay etmek, haset etmek ve onunla paylaşımda bulunmamak ancak ve ancak; imanı, itikadı sağlam olmayan zayıf iman sahibi insanlara mahsus davranışlardır.

İŞ YERİNDEKİ SORUNLAR AİLEYE DE YANSIYOR

* Çalışma hayatında çoğu zaman verimliliği olumsuz etkileyen, çatışmalar, çekişmeler ve gerilimler yaşadığımız da yadsınamaz bir gerçek. İş ortamında özellikle psikolojik taciz (mobbing), ayrımcılık, dışlama, damgalama, kötü muamele, iletişim çatışmaları, öfke patlamaları, tükenmişlik, stres, depresyon, kaygı bozukluğu ve bağımlılık gibi psiko-sosyal sorunlarla karşılaşıyor, onlarla baş etmek, mücadele etmek zorunda kalıyoruz.

* Bu sorunlar önlenemediği veya çözümlenemediği durumlarda, istenmeyen, arzu edilmeyen ileri düzeyde travmalar ortaya çıkabiliyor. Bu travmaların sadece çalışanı değil, işyerini, aileyi ve sosyal çevreyi de derinden etkilediğini görüyoruz.

* Eşler arası çatışmalar, boşanmalar, çocuklarla iletişim sorunları, alkol ve madde bağımlılığı gibi domine etkisi ile can yakıcı toplumsal sorunlar ortaya çıkıyor.

* Bu sorunlar çözümlenmediğinde hem işyeri hem aile, hem de doğal olarak toplumsal yaşamda ortaya çıkan yıkıcı etkileri bire bir yaşıyoruz.

* Hülasa, tam olarak tanımlanmasa da bir hastalık, mobbing. Bu açıdan bakıldığında mobbing uygulayanların tedavi edilmeleri şart.

 “MOBBİNG’E UĞRAYANLARA DESTEK OLUYORUZ”

10. yaşına basan Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı İlhan İşman ile konuştum.

İlhan bey, eski TRT’ci. Farklı kurumlarda çalışmış. Kurumsal iletişim sorumluluğu üstlenmiş. Şimdilerde mesaisinin neredeyse tamamını mobbinge uğrayan mağdurlara ayırmış.  www.mobbing.org.tr kurumsal web sitesi. Mobbinge uğrayanlar Alo 170’i arayabiliyor.

Mobbinge uğrayanlar, Mobbing ile Mücadele Derneği’ne başvurduğunda ilk etapta bir forum doldurmaları isteniyor. Bu çerçevede ilgili makamlarla öncelikle “ilk görüşmeler” yapılıyor. Bu görüşmelerden sonuç alınamazsa konu yargıya taşınıyor.

İlhan İşman somut öneriler getiriyor;  

* “Yapılması gereken sistem yaklaşımı ile; psiko-sosyal sorunlar yaşayan çalışanlar kadar, sorunun yaşandığı iş ortamı, diğer çalışanlar ve yöneticilerin de analiz edilerek bütüncül bir yaklaşımla konunun ele alınmasıdır.”

* “Mobbing iş kazaları ve meslek hastalıklarına neden oluyor. İşyerlerinde meydana gelen iş kazalarının ve meslek hastalıklarının etkenleri arasında psiko-sosyal risklerin de olduğu, mutlaka değerlendirilmelidir.”

* “Kamu ve özel sektör işyerlerinde, çalışma ortamlarında psiko-destek sağlayan birimler oluşturulmalıdır.”

* “Psikoloji, sosyal çalışma (sosyal hizmet) ve psikolojik danışma ve rehberlik lisans programlarından mezun olanlar, çalışana psiko-sosyal destek uzmanı olarak sertifikalandırılmalı, istihdam edilmeleri sağlanmalıdır.”

* “İşyerinde psiko-sosyal sorunlardan etkilenen çalışanlara, destek sunulması, çalışma barışını geliştirecek, motivasyon ve verimliliği artıracaktır.”

***

(Mobbing Derneği: İlkiz Sokak Ekmen İş Hanı No: 22/4 Sıhhiye- Ankara. Tel: 0312 229 02 26, 0538 540 55 68, 0538 540 55 78)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder

# Ankara

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?