Reklamı Kapat

Muhiddin Yıldırım hocadan çarpıcı anekdot!

Birkaç sayı öncesinde, Maaile dergisinden Selime Sümeyye Abatay’a son derece dikkat çeken ve hemen her satırı altı çizilmesi gereken bir röportaj vermişti, Muhittin Yıldırım hoca. Kalabalık aile bireyleri ile birlikte objektiflere verdiği unutulmaz fotoğraf karesi hâlâ belleklerde… Maaile dergisindeki o röportajı mutlaka okumanızı arzu ederim…

***

Din-Bir-Der Genel Başkanı Muhittin Yıldırım Hoca, geçtiğimiz gece, Selim Akduman'ın YouTube kanalında Ramazan Sohbetleri programına katıldı. Programı başından sonuna kadar izledim.

Bu köşede zaman zaman yazdım; biliyorsunuz Muhittin Hoca,“Kardeşlik Köprüleri” projesinin öncüsü. Projenin devam edip etmeyeceği soruldu, Muhittin Hocaya. Korona günlerinden hemen sonra "Kardeşlik Köprüleri" kurmaya devam edeceklerinin müjdesini verdi ve önümüzdeki Sonbaharı işaret etti.

Burada, "Kardeşlik Köprüleri" programları sırasında yaşadığı son derece çarpıcı bir anekdotu dile getirdi. Şunları anlattı Muhittin Yıldırım Hoca;

“Âlimler gelmişti Trabzon'a, Güneydoğu'dan. Maçka yolunda ilerlerken -ismi bende saklı- davetlilerden bir hocaefendi geldi, sarıldı boynuma ve ağlamaya başladı. ‘Niye ağlıyorsun?’ dedim. Şunları söyledi, 'Hocam sen bu anlattıklarını gelip bizim medresede de anlatır mısın? Biz öteden beri hep bizim de Kürtler olarak ayrı bir devletimiz olsun şeklinde görüşler ortaya koyardık, bu sohbetlerde konuşulurdu. Biz de neredeyse bu noktaya geldik. Oysa bu programlarda gördük ki Kürtler ve Türkler et ile tırnak gibi, birbirinden ayrılamaz bütünler. Bizim orada da anlatabilir misin?'

Güneydoğulu hocanın bu duygulu anlattıkları oradaki herkesi etkiledi. Biz o hoca efendinin medresesine gittik ve tüm bu dile getirdiklerimizi orada da anlattık. Rabbani gerçekleri ifade ettik. Şu korona günlerini atlatalım, inşallah "Kardeşlik Köprüleri"ni Türkiye'nin tüm bölgeleri ile kurmayı sürdüreceğiz...”

KARDEŞLİK KÖPRÜLERİ’NİN AMACI NE?

Din-Bir-Der Genel Başkanı Muhittin Yıldırım: “Ümmetin yara almadık hiçbir yeri yok. Ümmeti parçalayan hastalık da bellidir. Onları âlimler tedavi edecek. Onlar mayalama yapmak zorundadır. Türk, Kürt kim olursa olsun ‘ben de Müslüman’ım’ diyen herkes bu yarayı tedavi etmek zorundadır. Yoksa gelecek çok büyük krizlere gebedir. Türk ve Kürt kardeştir. Bu kardeşliğe zarar vermek için uğraşıyorlar. Irkıyla, mezhebiyle, bölgeleriyle İslam’da ittifak ederek bu kardeşliği yeniden tesis ederiz.”

“EMEKLİ MAAŞIM EVE GETİRİLMEDİ!”

Erkan Kaya...

Aslen Giresun/Bulancaklı...

82 yaşında. Emekli.

Fatih/İstanbul'da oturuyor.

Erkan amcamız aradı. Dertli mi dertli;

“Adnan Bey, ben 82 yaşında bir emekliyim. Malum bu koronavirüs günleri dolayısıyla dışarı çıkmamız yasak. Kanunlara, yasalara her zaman saygımız var, elbette uyacağız. Ama devlet bize dedi ki, 'Siz sakın dışarı çıkmayın. Emekli maaşınızı evinize biz getireceğiz.' Eyvallah. Güzel bir hizmet. Bu hizmetten istifade etmek için belki 20 belki 30 yeri aradım. Emekli maaşımı getirmediler. Hatta telefona bakan bir yetkili, 'Amca sesin gelmiyor!' diyerek telefonu yüzüme kapattı. Sesimi alamıyorsan niye cevaben aramıyorsun? Ödemelerimiz var. Paraya ihtiyacımız var. Ne yaptıysam nereyi aradıysam da emekli maaşımı eve getiremedim. Bunu okuyan yetkililer derdimize çare bulsunlar. 65 yaş üzeri emeklinin maaşı evine gelecek diyorlar ama işte yaşadıklarım eve maaş geldiği falan yok...”

***

Bu korona günlerinde başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere devletin iyi çalışan kurumları var. Tümüne şükranlarımızı sunuyoruz. Ama Erkan Kaya gibi yaşlılarımızın yaşadıkları da ortada.

Mesela, maske de aksayan hususlardan biri...

Devletin yetkili kurumlarının bu alanlarda da hemen önlem alması ve aksaklıkları gidermesi gerekiyor.

PROF. AHMET ULUDAĞ’IN ‘TARIM’ NOTU

Tarım, toprak, ziraat, üretim ve köy temalı yazılarım üzerine, bu alanlarda geniş çalışma ve araştırmaları bulunan Prof. Dr. Ahmet Uludağ bir not gönderdi. Not şöyle:

“Sevgili Adnan Bey,

Konu tarım olunca daha fazla ilgimi çekiyor. Bir ziraatçı olarak öncelikle teşekkür ederim.

Maalesef tarım kavramı ülkemizde tamamen yanlış kullanılır oldu, bu yanlışı tarımın yönetimindekiler de, öğretimindekiler de yapıyor. Tarım bitki ve hayvan üretimi, bunların işlenmesi, pazarlanması gibi bütün faaliyetleri kapsayan bir sektördür, bilim dalıdır. Daha düzgün dille yazılabilir. Tarım ve hayvancılık yanlış bir isimlendirmedir.

GDO (ben GDC, organizma yerine canlılar diyorum) konusunda yeşiller gibi düşünülüyor. İlâçtan gıdaya kadar her alanda var bu, aşıda var. İhtiyaç olunan alanlar var. Tarımda rekabet edebilmemiz için de ihtiyaç var. Ama yan etkilerini  (insanda ve çevrede) en aza indirici tedbirler alınmalı, daha gelişmiş tekniklerle üretilmelidir.”

KORONA GÜNLERİNDE EN ÇOK YAPTIKLARIMIZ!

NG Araştırma koronavirüsle ilgili kamuoyu araştırması yaptı. Bana da gönderdiler. 27-29 Nisan 2020 tarihleri arasında Türkiye genelinde 81 ilden, 15 yaş üzeri 2.191 kişinin katılımı ile online gerçekleştirilen bir araştırma.

Soru şu; “Koronavirüs salgını döneminde evde nasıl zaman geçiriyorsunuz?” Sonuçlara bakalım mı;

* Dizi/film izleyerek %70

* Sosyal medya kullanarak %69

* Ev işleri yaparak %53

* Haberleri yakından takip ederek %49

* Kitap okuyarak %46

* Uyuyarak %45

* Oyun oynayarak %40

* Görüntülü konuşma yaparak % 34

* İbadet ederek %32

* Kişisel bakımla %28

* Normalden çok çay kahve içerek %23

* Normalden çok yiyerek %22

* Çalışarak %21

* İnternetten alışveriş yaparak %21

* Aylar öncesinden bekleyen işleri bitirerek %15

* Bulmaca çözerek %10

* Dedikodu yaparak %4

Nasıl buldunuz sonuçları? Yorumunuzu merak ettim…

***

(‘Şer’den hayır çıkarmak’, Gelecek yazıda…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?