Şantiyelerde mühendis ve kontrolör kadroları kolaylıkla doldurulabilirken, pratik el becerisine sahip ustaların eksikliği firmaları birbirleriyle yarıştırıyor.
İş gücü piyasasında arz-talep dengesinin el emeği lehine bozulması, çalışma hayatındaki dengeleri baştan aşağı yeniledi. Eğitimli iş gücü fazlalığı beyaz yakalı maaşlarını baskılarken, sahada fiilen çalışan ve ikamesi bulunmayan kalifiye ustaların pazarlık gücü en üst seviyeye tırmandı. Bu durum, şantiye hiyerarşisinde ve gelir dağılımında daha önce görülmemiş bir tabloyu beraberinde getiriyor.

Piyasadaki Dengesizliğin Boyutları
Gerek kentsel dönüşüm gerekse bireysel yapılaşma projelerinde görev alacak nitelikli usta bulunamaması, müteahhitleri transfer teklifleri yapmaya yönlendiriyor. İş piyasasındaki mevcut durumu özetleyen veriler şöyle sıralanıyor:
-
Saha ve Büro İsdihdamı Farkı: Yeni mezun bir mühendis için verilen ilanlara yüzlerce başvuru gelirken, sıva veya kalıp ustası ilanları yanıtsız kalıyor.
-
Yüksek Kazanç – Sıfır Diploma: Hiçbir akademik derece şartı aranmayan ustalık branşları, piyasada iş garantili ve en yüksek kazançlı alanların başında yer alıyor.
-
Maliyet Baskısı: Rekor yevmiyeler ve ekstra prim ödemeleri, toplam inşaat maliyetleri içinde işçilik payının tavan yapmasına neden oluyor.
Sektör Temsilcilerinden Acil Çağrı
Sektörün önde gelen isimleri, gelinen noktanın sürdürülebilir olmadığını belirterek çalışma şartlarının ve algısının yeniden düzenlenmesini talep ediyor. Masa başı iş hayaliyle üniversitelere yönelen gençlerin, sahada elde edebilecekleri yüksek gelir imkanları konusunda bilgilendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Aksi takdirde, bütçe ayrılsa dahi projeleri hayata geçirecek usta bulunamaması sorunu derinleşerek devam edecek.




