Yıllarca dökülen alın terinin ardından beklenmedik ağır bir hastalıkla veya kazayla sarsılan çalışanlar için sosyal güvenlik sistemi hayati bir can simidi uzatıyor. Yaş haddini doldurmayı beklemeden, sadece 1800 gün primle emekli maaşına kavuşmanın yolu "maluliyet" sisteminden geçiyor. Ancak bu kritik haktan yararlanabilmek için kulaktan dolma bilgilerin ötesinde, SGK mevzuatındaki katı kuralların eksiksiz yerine getirilmesi gerektiği vurgulandı.

SADECE BEYAN ETMEK YETERLİ DEĞİL
Türkiye Gazetesi yazarı ve SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın aktardığı bilgilere göre, bir hastalığın varlığını sadece beyan etmek malul sayılmak için asla yetmiyor. Sistemin kilit noktasını oluşturan yasal düzenlemede, sigortalının çalışma veya meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60 oranında kaybedildiğinin resmi olarak belgelenmesi şart.
İş kazası ve meslek hastalığı sonucu oluşan kayıpların da bu kapsamda değerlendirildiği kaydedildi. Onkoloji, psikiyatri, kalp, kanser ve organ yetmezliği gibi vakaların başı çektiği bu zorlu süreçte karar yetkisinin tamamen SGK Sağlık Kurulu'nun inisiyatifinde olduğu aktarıldı.
MEMURA ÖZEL ESNEKLİK VE İZİN SÜRELERİ
Devlet memurları (4/1-c) için işletilen prosedürde çok daha farklı bir esneklik tanındığına dikkat çekildi.
Yüzde 60 iş gücü kaybı yaşayan veya vazifesini yapamayacak duruma gelen memurun, talep etmesi halinde yazılı olarak istifa etmiş sayılarak maluliyet sürecine dahil olabildiği ifade edildi. Sıhhi izin hesaplamalarında kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi ağır tablolarda personelin 18 aya kadar, diğer hastalıklarda ise 12 aya kadar izin hakkı bulunuyor. TSK personeli için 926 sayılı kanun kapsamında ağır hastalıklarda bu sürenin 3 yıla kadar çıkabildiği belirtildi. Tedavisi kesin olarak imkansız hastalıklarda ise bu sürelerin bitmesinin beklenmediği ve SGK'nın doğrudan maluliyet kararı verdiği bildirildi.
Aynı hastalıktan alınan fasılalı raporların toplam 25 ayı bulması halinde sürenin dolduğu vurgulandı.

1800 GÜN DETAYI VE BAĞ-KUR ŞARTI
Milyonların en çok yanıldığı nokta olan "Maaş nasıl bağlanır?" sorusunun yanıtı da netleşti.
Malul sayılmanın tek başına maaş için yeterli olmadığı; temel kuralın 10 yıllık sigortalılık süresi ve 1800 gün prim gününden geçtiğinin altı çizildi. Ancak başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede ağır malul olan vatandaşlar için 10 yıl şartının aranmadığı ve sadece 1800 gün primin yeterli olduğu kaydedildi.
Bağ-Kur sigortalılarının bu haktan yararlanabilmesi için SGK'ya hiçbir prim borcunun bulunmamasının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Ayrıca kazanılmış hakların statü değişikliklerinde kaybolmadığı, memuriyette malul sayılıp primi yetmeyen bir kişinin daha sonra SSK veya Bağ-Kur'a geçerek primini tamamlaması halinde yeniden sevk edilmeden maaşa hak kazanabildiği aktarıldı. Hem yaşlılık hem malullük aylığına hak kazananlara ise yüksek olan tutarın ödeneceği belirtildi.





