Dünyayı savaşlara, işgallere ve kaosa sürükleyen Amerikan düzeninin en tartışmalı figürlerinden ABD Başkanı Donald Trump, şimdi de kendi sağlığıyla gündemde!

Dünyanın dört bir yanında tehditleri, yaptırımları ve savaş politikalarıyla boy gösteren Trump’ın bu kez karşısına başka bir ülke ya da lider değil, hızla artan kilosu çıktı.

Ellerindeki morluklar, ayak bileklerindeki şişlikler ve belirgin uyku hâlinin ardından şimdi de hızla artan kilosu tartışılıyor. Ancak Trump’ın sağlık tablosu yalnızca bir başkanın beslenme alışkanlıklarından ibaret değil.

Zira Trump, yıllardır bütün dünyaya dayatılan Amerikan düzeninin en görünür simalarından biri. Washington’ın savaşları, işgalleri, ambargoları ve ekonomik dayatmalarıyla milyonlarca insanın hayatı altüst olurken, bu düzenin başındaki isimlerden Trump’ın şimdi kendi sağlığıyla mücadele etmesi dikkat çekiyor.

- 10,5 KİLOLUK FATURA!

Trump’ın Ağustos 2023’te kayda geçen kilosunun yaklaşık 97,5 kilogram olduğu belirtilirken, Beyaz Saray’ın Mayıs ayında açıkladığı sağlık raporunda bu rakam yaklaşık 108 kilograma yükselmiş durumda.

Yaklaşık 1,90 metre boyundaki Trump, obezite sınırına da dayanmış bulunuyor. Yaklaşık 700 gram daha alması hâlinde, önceki yıllarda olduğu gibi “obez” kategorisine gireceği ifade ediliyor.

Başkan’ın çevresi ise son iki sağlık kontrolü arasında yaklaşık 6,3 kilogram aldığını kabul ediyor.

- FAST FOOD’DAN VAZGEÇMİYOR

Trump’ın fast food sevgisi kamuoyunun malumu. Yoğun egzersizden hoşlanmadığını da gizlemeyen ABD Başkanı’na kendi doktorları tarafından kilo vermesi, beslenme düzenini değiştirmesi ve düzenli fiziksel aktivite yapması tavsiye ediliyor. Fakat mesele yalnızca hamburgerler, patates kızartmaları ve hareketsiz yaşam tarzı değil. Amerikan yaşam biçiminin dünyaya pazarladığı tüketim kültürünün en görünür temsilcilerinden biri olan Trump, şimdi bu düzenin sağlık faturasını kendi bedeni üzerinden ödüyor.

- DÜNYAYA “GÜÇ”, KENDİNE FAST FOOD!

Trump’ın siyasi söyleminin merkezinde yıllardır Amerikan gücü, Amerikan çıkarları ve Amerikan üstünlüğü bulunuyor. Washington’ın gücünü dünyanın dört bir yanında hissettiren bu anlayış; savaşların, işgallerin, ekonomik baskıların ve bitmeyen jeopolitik hesaplaşmaların da zeminini oluşturdu. Trump da bu düzenin dışında değil, tam tersine en yüksek sesle temsil eden isimlerden biri.

Dünyanın farklı coğrafyalarında milyonlarca insan savaşların ve yıkımların altında yaşam mücadelesi verirken Trump’ın fast food sofraları ve golf sahaları, Amerikan siyasetinin çelişkilerini gözler önüne seren sembolik bir görüntü oluşturuyor.

- O KAN, BU KEZ BEDENİNDE!

Amerikan siyasetinin dünyaya yıllardır reva gördüğü kan, gözyaşı ve yıkım elbette bir insanın kilosuyla açıklanamaz. Ancak Trump üzerinden ortaya çıkan tablo çarpıcı bir ironiyi de beraberinde getiriyor: Dünyaya “bedel ödeten” Amerikan düzeninin liderlerinden biri, şimdi kendi bedeninin ödediği bedelle gündemde. Washington’ın yıllarca dünyaya dayattığı tüketim kültürü, sınırsız tüketim anlayışı ve sağlıksız yaşam alışkanlıkları milyonlarca insanı etkilerken, Amerikan toplumunun kendisi de obezite sorunuyla boğuşuyor. Federal verilere göre ABD’li yetişkinlerin yüzde 40’ından fazlasının obez, yüzde 30’dan fazlasının ise fazla kilolu olduğu belirtiliyor. Demek ki sorun yalnızca Trump değil. Sorun, insanı tükettiği kadar değerli gören Amerikan düzeninin kendisi!

- AMERİKAN RÜYASININ İBRETLİK FOTOĞRAFI

Trump’ın kilosu üzerinden ortaya çıkan tablo, aslında Amerikan toplumunun çok daha büyük bir probleminin fotoğrafını çekiyor.

Bir tarafta dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olmakla övünen, teknoloji ve askeri gücüyle dünyaya meydan okuyan Amerika...

Diğer tarafta sağlıksız beslenme, obezite, kronik hastalıklar ve yaşam kalitesindeki sorunlarla mücadele eden milyonlarca insan. Trump ise bütün bu çelişkilerin tam ortasında duruyor.

Dünyaya “Amerikan rüyası” diye pazarlanan düzenin sonunda geldiği yer; daha çok tüketim, daha çok konfor, daha az hareket ve daha fazla sağlık riski! Trump’ın önünde şimdi yeni bir mücadele var. Bu kez rakip bir devlet başkanı değil. Bu kez karşısında kendi kilosu var. Ve tartıdaki her yeni rakam, Amerikan düzeninin dünyaya ve kendi insanına çıkardığı faturayı bir kez daha hatırlatıyor.

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen