Son peygamber Hazreti Muhammed'in dünyaya gelişi, asırlardır olduğu gibi yarın da tüm İslam coğrafyasında derin bir manevi coşkuyla karşılanacak. Hicri takvime göre Rebiülevvel ayının 12'nci gününe denk gelen bu mübarek gecede milyonlarca el semaya kalkacak.
ASIRLARDIR SÜREN EŞSİZ GELENEK
İslam kültüründe doğum yeri ve zamanı anlamına gelen mevlit, tarihimizde çok köklü bir yere sahip.
Osmanlı, Memlük, Eyyubi ve Fatimi devletlerinden günümüze uzanan resmi tören geleneği, edebiyatımızda da peygamber sevgisiyle yoğrulan sayısız esere ilham kaynağı oldu. Özellikle Süleyman Çelebi'nin kaleme aldığı ölümsüz eseri "Vesiletü'n Necat", bilinen adıyla Mevlit, asırlardır camilerde irticalen veya besteli olarak yankılanmaya devam ediyor.

BU YILIN ŞİFRESİ: GÜZEL AHLAK
Hazreti Muhammed'in doğumunun 1501. yıl dönümünde tüm camilerde ve kürsülerde "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" teması işlenecek.
Sürece ilişkin hayati değerlendirmelerde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Hüseyin Arı, kutlamaların sadece tarihi bir anmadan ibaret olmadığına dikkat çekti. Arı'nın, "Mevlit Kandili ve Mevlid-i Nebi Haftası, yalnızca tarihi bir doğum gününün anılması değil, Hz. Muhammed'in getirdiği adalet, merhamet ve ahlak ilkelerinin yeniden hatırlanmasıdır" şeklindeki uyarıcı sözleri kaydedildi.
Günümüzde şiddet ve bencilliğin artışına vurgu yapan Arı'nın, küresel krizlere değinerek, "Başta Gazze olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm gören insanların kurtuluşu ancak Müslümanların Hz. Peygamber'in güzel ahlakı etrafında bir ve beraber olmasıyla mümkündür." ifadelerini kullandığı vurgulandı.

TOPLUMSAL ÇÖKÜŞE KARŞI MANEVİ REÇETE
Diyanet'in bu yılki temasının, çağın kanayan manevi yaralarına doğrudan temas ettiği ifade edildi.
Uzman Hüseyin Arı, bu temanın bireyden topluma uzanan geniş çaplı etkisini şu çarpıcı cümlelerle özetledi:
"Zira güzel ahlak, sadece bireysel davranışlarımızı değil, aile hayatımızı, komşuluk ilişkilerimizi, çalışma hayatımızı, toplumsal dayanışmamızı ve bütün insanlarla ilişkilerimizi kuşatan kapsamlı bir değerdir. Başkanlık çeşitli anma etkinlikleriyle, radyo ve televizyon programlarıyla onun merhamet, adalet, cömertlik, zarafet, tevazu gibi yüce ahlakını ve getirdiği rahmet yüklü mesajları insanlıkla buluşturmaya çalışmaktadır. Resulullah'ın güzel ahlakını kuşanmak ve imanın, ibadetin ve ahlakın o kopmaz bağını yeniden tesis etmek Müslümanlar için kaçınılmaz bir sorumluluktur. Günümüz insanının manevi dertlerinin yegane çaresi, Resul-i Ekrem'in güzel ahlakını örnek almaktır."





