Türkiye genelinde konut, arsa ve ticari gayrimenkul fiyatlarında yaşanan rekor artışlar, kısıtlı birikime sahip vatandaşların yatırım yapma imkanlarını günden güne zorlaştırıyor. Yüksek enflasyon ortamında parasının değerini korumak isteyen geleneksel yatırımcılar, büyükşehirlerdeki yüksek metrekare birim maliyetleri karşısında rotasını alternatif alanlara çevirmek zorunda kalıyor. Bu süreçte gayrimenkulün en temel bileşeni olan toprağa yönelim artarken, piyasada halen sembolik denebilecek rakamlarla mülk sahibi olmanın kapılarını aralayan bütçe dostu fırsatlar dikkat çekiyor. Sektör temsilcilerinin piyasa analizleri ve e-satış platformlarının verileri, Anadolu'nun köylerinde 100 bin TL sınırında veya altında müstakil tapu edinmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

100 BİN TL ALTINA TARLA ALINABİLECEK ŞEHİRLER

Gayrimenkul uzmanlarının ve dijital ilan platformlarının güncel verileri incelendiğinde, bütçe dostu arazilerin genellikle büyük sanayi merkezlerinden uzak, nüfus yoğunluğu az ve kıraç arazi yapısına sahip illerde yoğunlaştığı görülüyor. Bölgesel dağılımda öne çıkan lokasyonlar ise şunlardan oluşuyor:

  • İç Anadolu Bölgesi: Aksaray, Niğde, Yozgat, Sivas ve Karaman’ın merkeze uzak dış kırsal mahalleleri.

  • Doğu ve Güneydoğu Anadolu: Erzurum, Kars, Ağrı, Muş ve Doğubayazıt sınır hattındaki düşük metrekareli araziler.

  • Ege ve Doğu Karadeniz Kırsalı: Kütahya, Gümüşhane ve Bayburt’un dağ köylerinde yer alan parseller.

Söz konusu illerin merkeze mesafeli konumlarında yer alan bu gayrimenkuller, 500 metrekare ile 2.000 metrekare arasındaki boyutlarıyla küçük tasarruf sahiplerine doğrudan kendi adlarına tescilli birer müstakil tapu alma imkanı sunuyor.

TOPRAK YATIRIMININ UZUN VADELİ ROLÜ

Sektör temsilcileri, 100 bin TL bandındaki arazi alımlarının kısa vadeli bir spekülasyon veya hızlı zenginleşme aracı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu tür bütçelerle edinilen tarlalar, öncelikli olarak nakit paranın enflasyon karşısında erimesini önleyen "finansal bir sığınak" ve geleceğe dönük uzun vadeli birikim enstrümanı olarak konumlandırılıyor. Kademeli olarak değerlenen toprak, küçük birikimleri güvenli bir limanda tutmak isteyen vatandaşlar için erişilebilir bir mülkiyet fırsatı yaratıyor.

Kaynak: Haber Merkezi