Küresel zorbalıkla dünyayı dizayn etmeye çalışan ABD yönetimi, Orta Doğu’da kendi kazdığı kuyuya düşüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde İran’a yönelik benzeri görülmemiş bir "Ekonomik D-Day (Kıyamet Günü)" başlatacaklarını ve ülkeyi felç edeceklerini iddia etmişti.
Ancak Washington’un kapalı kapılar ardında yaşadığı panik, Hazine Bakanı Scott Bessent’ın açıklamalarıyla gün yüzüne çıktı.

- KÜSTAH TEHDİTLERİN ARDINDAKİ KORKU: "SAVAŞI GÖZE ALAMIYORUZ!"
İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren politikaların mimarı olan ABD yönetimi, İran’ın direnişi karşısında geri adım atmak zorunda kaldı.
Hazine Bakanı Bessent, küresel yatırımcıların paniklemesini engellemek amacıyla CNBC'ye yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'a yönelik büyük ölçekli bir askeri çatışmayı yeniden başlatma niyetinde olmadığını duyurdu.
Bessent'in bu "teslimiyet" kokan açıklaması, Trump'ın sosyal medyadan savurduğu "ezici operasyon" tehditlerinin içinin boş olduğunu kanıtladı.
Askeri bir hamlenin getireceği maliyetten ve yaklaşan ara seçimlerden korkan Trump yönetiminin, çareyi yalnızca ekonomik şantajda bulduğu görülüyor.

- ABD, ORTA DOĞU'DA AĞIR BEDEL ÖDÜYOR!
Trump’ın yılın başında başlattığı ancak sürdüremediği saldırıların ardından, ABD ordusunun bölgedeki zayıflığı net bir şekilde ortaya çıktı.
Aylardır süren gerilimde ABD'nin aldığı ağır darbeler, emperyalist gücün imajını yerle bir etti:
- Askeri Kayıplar: Basra Körfezi'ndeki Amerikan üsleri ciddi hasar alırken, süreç boyunca 18 ABD askeri personeli öldü.
- Ekonomik Kriz: Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve petrol tankerlerine yönelik misillemeler, ABD içindeki benzin fiyatlarını galon başına bir doların üzerine çıkardı.
- Cephanelik Zafiyeti: ABD'nin mühimmat stoklarında ciddi azalmalar meydana geldi.
Trump’ın, uzun süreli bir savaşın ABD'yi ekonomik "durgunluğa" sürükleyeceğinden korktuğu ve kendi partisinden bile destek bulamadığı biliniyor.

- ÇİN ÇIKMAZI: ABD'NİN YAPTIRIM SİLAHI GERİ TEPİYOR!
İran'ı köşeye sıkıştırmak için deniz ablukası ve ekonomik terör uygulayan ABD, bölgedeki işbirlikçilerinden Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) İran'la ticareti kesmeye zorlasa da asıl duvara Çin'de tosladı.
İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin, ABD'nin yaptırım planlarının önündeki en büyük engel. Ancak Donald Trump'ın 24 Eylül'de Washington'da Çin lideri Xi Jinping ile yapacağı görüşme, ABD'nin elini kolunu bağlıyor.
Uzmanlar, Trump’ın Çin ile bir ekonomik savaşı göze alacak cesaretinin olmadığını, bu yüzden İran'a yönelik sözde "maksimum baskı" politikasının çökmeye mahkûm olduğunu belirtiyor.

- "SATRANÇ DEĞİL, DAMA OYNUYORLAR!"
ABD'nin düştüğü bu aciz durumu en net özetleyen isim ise eski Orta Doğu Özel Temsilcisi Dennis B. Ross oldu.
Ross, İran'ın ABD'nin askeri bir tırmanıştan korktuğunu çok iyi okuduğunu belirterek, bunun Tahran'ı daha da cesaretlendirdiğini ifade etti.
ABD yönetiminin öngörüsüzlüğüne dikkat çeken Ross, Washington'un stratejik derinlikten yoksun olduğunu şu çarpıcı sözlerle itiraf etti:
"Bir sonraki adımın ötesini düşünemiyorlar. Satranç değil, dama oynuyorlar."



