Türkiye ekonomisinde milyonlarca hanenin temel geçim kaynağı olan asgari ücret konusunda yeni tartışmalar ve çözüm önerileri şekillenmeye devam ediyor. Çalışan kesimin alım gücünü korumak ve refah seviyesini artırmak amacıyla ekonomi kurmayları ve uzmanlar tarafından çeşitli alternatifler masaya yatırılıyor. Son dönemde artan yaşam maliyetleri karşısında zorlanan dar gelirli vatandaşlar için geliştirilen yeni bir model, çalışma hayatında gelir dengelerini değiştirecek nitelikte. İşveren tarafına herhangi bir mali külfet yüklemeyecek olan bu yenilikçi sistem, maaş bordrolarındaki mevcut yasal kesintilerin yeniden düzenlenmesi esasına dayanıyor ve milyonlarca ailenin bütçesine doğrudan nefes aldırmayı hedefliyor.

İŞVERENE YÜK GETİRMEYEN YENİ MODEL
Türkiye Gazetesi yazarı ve Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş tarafından kamuoyu ile paylaşılan yeni sistem, doğrudan asgari ücretin vergilendirme ve kesinti yapısı üzerine inşa ediliyor. Bilindiği üzere brüt asgari ücret üzerinden her ay düzenli olarak yüzde 15 oranında SGK ve işsizlik sigortası primi kesintisi yapılıyor. İşverenlere yönelik halihazırda 15'e yakın farklı prim teşviki ve destek uygulaması bulunurken, asgari ücretli çalışanların bu tür teşviklerden doğrudan kendi maaşlarına yansıyacak şekilde faydalanamaması eleştiri konusu oluyordu. Karakaş’ın önerdiği model, zam dönemlerini beklemeden veya işverenin maliyet kalemlerini artırmadan çalışanın eline geçen net tutarı yükseltmeyi amaçlıyor.
KADEMELİ İNDİRİM İLE MAAŞLAR ARTACAK
Uzman ismin sunduğu formüle göre, çalışanın medeni durumuna ve bakmakla yükümlü olduğu çocuk sayısına göre SGK primlerinde devlet tarafından feragat edilecek oranlar belirlendi. Bu indirimler doğrudan asgari ücretlinin banka hesabına yansıyacak:
-
Evli ve Çocuksuz Çalışanlar: Kesintilerde yüzde 5 oranında bir prim indirimi yapılarak maaşlara her ay düzenli olarak yaklaşık 1.400 TL tutarında doğrudan ek gelir sağlanması öngörülüyor.
-
Evli ve 1 Çocuklu Çalışanlar: Sosyal güvenlik prim kesintilerinde yüzde 7,5 oranında bir esneklik sağlanarak çalışanın net maaşına aylık 2.100 TL seviyesinde bir artış yansıtılması planlanıyor.
-
Evli ve 2 veya Daha Fazla Çocuklu Çalışanlar: Aile yükü en ağır olan bu gruba yüzde 10'luk en yüksek indirim dilimi uygulanarak, maaşlarda net 2.800 TL'lik kalıcı bir yükseliş yaratılması hedefleniyor.
DEVLET PRİM ALACAĞINDAN FERAGAT EDECEK
Bu sistemin en kritik noktası, yeni bir asgari ücret zammı olmaması ve dolayısıyla enflasyonist bir etki yaratmaması. Formül, tamamen devletin işçiden kestiği kendi prim alacaklarından çalışan lehine feragat etmesi mantığına dayanıyor. İsa Karakaş bu durumu, "Zam olmasa bile aile bütçesine yüzde 5 ila 10 arası nefes gelir. İşverene de hiçbir ilave yük getirmez" sözleriyle özetliyor. Sistemin hayata geçmesi halinde milyonlarca çalışanın iaşe ve ibate ihtiyacının ciddi oranda rahatlaması bekleniyor.





