Sağlık sorunu; büyük hastaneler sağlığı çökertir

Seçimden birkaç gün önceki yazılarımızın birinde, başlık olarak “Sayın Cumhuraşkanı’na son hatırlatmalar…” dedik.

O yazımızın en başında -Sağlık başta olmak üzere… -Ekonomi… -FAİZ… -SİSTEM/DÜZEN yani faizli zalim düzen vs. konuları ile ilgili hatırlatmalar vardı.

Çalışma arkadaşlarımızla bu ve ilgili diğer konularda sürekli olarak çalışıyoruz…

“SAĞLIK başta olmak üzere” dedik ya; her şeyden önce sağlık üzerinde duralım.

“Beni Ankara Şehir Hastanesi’ne emanet ediniz” başlıklı bir yazı yazdı Ahmet Hakan, geçen ay; doktor ve hastane yöneticisi çalışma arkadaşımız da ona cevap/yorum yazdı.

Bu değerlendirmelerin ilgililerce dikkate alınması dileklerimizle…

Büyük hastaneler sağlığı çökertir

Büyük hastane iyi sağlık hizmeti demek değildir.

Hatta tam tersidir.

Sağlık hizmeti büyük hastanede hastane içinde zor ulaşılan bir hizmettir. Hastane içi ulaşım sıkıntılıdır. Hastane içinde doktorlar ve hemşireler hastaya ayırdıkları süreden daha fazla yürümeye vakit ayırırlar.

Zaman içinde büyük hastanede hem hekimler tükenir hem de hastalar tükenir.

Şehir hastanelerinde başka bir sıkıntı daha vardır.

Pek çok hastanenin yerine devasa tek bir hastaneye ulaşım da sıkıntılıdır.

Yapılan diğer bir hata, hastane sayısının, yatak sayısının artırılması ile kaliteli sağlık hizmeti verileceğinin sanılmasıdır.

Oysa kaliteli sağlık hizmeti hastaya en yakın yerde, mümkünse hastanın evinde verilen sağlık hizmetidir. Hastanın sorunları yerinde çözülmeli, hastane hastane gezdirilmemeli, eğer hastaneye gönderilecekse yakınındaki hekim tarafından nokta atışı gönderilmelidir.

Oysa bugün hastalar kendileri hastaneden randevu almakta ve kendilerini hayatında ilk kez gören bir hekim tarafından, birkaç dakika içinde, onların sağlığı için çok ciddi kararlar alınmak zorunda kalınmaktadır. Bunun neresi kaliteli sağlık hizmetidir!?

Diğer bir facia kimyasal ilaçlarla kronik hastaların sağlıklarının bozulmasıdır. Doktora kronik hastalığı olan bir hasta gitmekte ve doktorun da hastaya bu kısa süre içinde bir ilaç vermesi gerekmektedir. SGK tarafından ödeme kapsamında olan bir ilaç hastaya verilmekte ve hastanın kronik sorunu bu ilaçla kökten çözülmemekte, sadece palyatif olarak hasta düzeltilmektedir. Hasta bunu sürekli olarak kullanmakta ama bir süre sonra yanına yeni bir ilaç eklenmektedir. Her geçen sene ilaç sayısı artmakta ve asla ilaçlar azalmamaktadır.

Tüm sistemin, hastaya yaklaşımın değişmesi gerekmektedir.

Kesinlikle ve kesinlikle, DOĞRU bir SAĞLIK sistemİ kurulduğunda, bırakın açılacak olan şehir hastanelerini, mevcut hastanelerin pek çoğu bile gereksiz olacaktır.

Aksi takdirde hastaneye başvuran hasta sayıları her geçen gün artacak, 16 yılda doktora ilk başvuru nasıl yılda 150-200 milyonlardan 750 milyonlara çıkmışsa, 5-10 yıl içinde rahatlıkla 1,5 milyarlara ulaşılacaktır.

Sağlık sisteminden daha da önemlisi tarım ve hayvancılığın aslına döndürülmesidir ki; eğer bu sağlanırsa, zaten insanların hastalanması azalacaktır ve hastanelere olan ihtiyaç çok ciddi boyutlarda düşecektir.

Büyük hastanelerin sağlık sistemine nasıl zarar vereceği kısa zaman sonra ortaya çıkacaktır maalesef. Şimdiden bunun görülmemesi ve hatta çok iyi olduğunun iddia edilmesi ise trajikomiktir. (M. Lütfi Hocaoğlu)

***

Tekrar hatırlatıyoruz: SAĞLIK/sağlığımız ile ilgili bu uyarıları Tıp Dr.’u, Bilgisayar Müh., Hastane Yöneticisi, Öğr. Gör. ve kıdemli Adil Düzen Çalışanı bir arkadaşımız yapıyor; biz de ilgili ve yetkililerin dikkate alıp gerekenleri yapmaları için aktarıyoruz...

(SAĞLIK/sağlığımız konusu üzerinde durmaya devam edeceğiz…)

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hakhan Atasagun - S.A Merhabalar

Hemfikir oldugumuz degerli tespit ve önerileriniz icin tşk..Elbet acil tedavi onlem gerektiren hastaliklar vardir,bunun yaninda hastalik hastasi da bir hayli fazladir.Dunyanin heryerinde boylemidir bilemeyiz ama insanlarda bir şuursuzluk ne yaptiini bilmezlik söz konusu .Maddenin esiri ilacin esiri nefsinin esiri.

Tarim ve hayvancilikta asila donulmesi muhim konu.Cunku yapay olan, bedenin yaninda ruhuda olumsuz etkiler,haramlarda..

Yani ruhi gidalar hususunda da asla dönulmeli.Insanligin sorunlari bir hayli çok Turkiyedeki sorumlarsa hemen hemen dunyaya bedel.Hangisini sayalim.Herbiri uzerine kitap yazilabilir.Hasta olan dali kolu ilaclamak kesip atmak çozum degil.Cozum kokte.Iste bu hiiic kolay bir iş degil..

Vurgunculardan devlet malini çalanlardan söz ederiz halkin mali deriz.Tabana ineriz istisnalar hariç her insan egitimlisi egitimsizi,hacisi hocasi,hep aç gozlu

Materyalist.3 kuruş icin yalan,yon degistirme,agiz degistirme,şiddet ihanet

....Daha neler neler...Adamda bal tutup parmagomi yalamayim mi diyor.Sanki sen olsan yapmayacaksin?Bu durumda ne demeli.?Biz nasilsak yoneticiler oyledir demisler.Ulkede veya dunyada borcok sorunda sebep aradigimizda gorebilursek Allahin adaletoni göruyoruz.Hosumuza gitsede gitmesede..Selamlar..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 12:39

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?