Liyeşhedû menâfi’a lehum ve yezkurû-sma(A)llâhi(2)

Bu ikinci yazımız, “KUR’AN VE İLİM çalışmalarımız 1005 haftadan beri aksamadan devam ediyor. / Yedi haftadır Hac Suresi üzerinde çalışıyoruz…” cümleleriyle başlayan yazımızın devamıdır. Yazımızın sonunda, “Devam edebiliriz” demiştik. Kur’an düzenini kavrayalım ve ayette belirtilen “kendi menfaatlerine şahit olsunlar”ı anlayalım.

Hac Suresi insanlığa haccın yararlarını da anlatmakta. Haccın birinci yararı fuar olmasıdır. Herkes tüm dünyada üretilmiş malları fuarda tanıma ve tanıtma imkânını bulacaktır. Bunun dışında rızıkların üzerinde Allah’ın zikri anılacaktır. Allah’ı zikretmektedirler. Bunu sağlayan insanlığın oluşturduğu standartlardır. Bir malın dünya piyasalarına çıkabilmesi için o malın etiketlenmesi gerekmekte, etiket içeriği ihtiva edecektir. Tarım ürünlerinde etiketin oluşması çok zordur. Çünkü yere göre ve yıla göre ürünlerin vasıfları değişmektedir. Etler şimdi buzdolaplarında dondurulmaktadır. Buzdolapları olmadan önce etler kavurma yapılırdı...

Burada Kur’an’ın istediği husus dünya et standartlarının oluşturulmasıdır. Artık kasaptan et alınmayacak, marketlerden konserve etler alınacak. Yani etlerin üzerinde uluslararası standartlara uygun etiket olacak, bu standartlar burada oluşturulacaktır. Her yerden gelen kurbanlar kesilecek, etler karıştırılacak, dünya standartlarına uygun et oluşturulacak. Bunlar ambalajlanacak ve hacılar bu etleri alıp ülkelerine götürecekler. Yani hacdaki et işletmesine koyun verecekler, inek verecekler, sonra “Hac Eti” alıp ülkelerine götürecekler...

“Allah’ın isminin zikredilmesi” demek, topluluğun standart etiketinin yapıştırılmasıdır. Bugün etler damgalanmaktadır. Hayvanlar kamu mezbahalarında kesilecek, kavurma, kıyma, pastırma, sucuk yapılacak, ambalajlanacak ve pazarlanacak...

Yalnız hayvanlar değil, bal dâhil tüm tarım ürünleri böyle yapılacak. Ürüne göre bu birlik bucakta, ilde, ülkede ve yeryüzünde yapılacak. Bazı mallar dünyada, bazı mallar ülkede, bazı mallar illerde, bazı mallar da bucaklarda ortak vasıflı mallar haline getirilecek...

İnsanlık Anayasası’nda ‘yarısı bedava sistemi’ vardır. Su gibi sınırlı kaynaklara sahip zaruri maddelerin bölüşülmesinde yarısı bedava bütün insanlara dağıtılır. Yarısı da ücretle verilir. Bu sistem buna kıyas edilebilir. Uluslararası üniversite buradadır. Uluslararası meclis buradadır. Burada alınan kararlar insanlığın kararlarıdır. Ekseriyet sistemi ile karar alınmaz. Her dayanışma kendi ortakları için kendisi karar alır. Alınan kararlarda icma hâsıl olmuşsa, sonra o karar ancak icma ile değiştirilebilir.

Haramlar insanın bedeninde ve beyninde dengeyi bozduğu için haram edilmiştir. Müslümanların belirledikleri ölçme biçimleri ile haram ve helal maddeler tespit edilecek ve Mekke’deki damgalamalar öyle yapılacaktır. Halk zararlı olmayan malları bakkalda bulabilmektedir. Paketleme metodu ve uluslararası standartlar geliştirilmelidir.

Standartlar az sermayeyle çok kazanma şeklinde olmalıdır. İlaçları etiketlemede hangi ilaç için hangi madde kullanılmalı hususu ise eczacılara değil doktorlara bırakılmalıdır, üretim tekniği eczacılar tarafından gerçekleştirilmelidir. Muhteva içeren etiketleri teknik denetimi yapanlar koymalıdır. Hangi hastaları kurtaracağına ilacı üretenler değil doktorlar karar vermeliler. Dayanışma ortaklıkları, kendisine ortak olanları ahlaki bakımdan sıralayacaktır. Kişiler bununla tezkiye edileceklerdir. Gıdaların kontrolü kolaydır. Tahlil yaparsanız bir haftalık bekleme şeklini rahatlıkla bulabilirsiniz.

“En’am size helal edilmiştir, tilavet edilenler hariç” diyor. Demek ki enamın asıl olması helal olmasıdır. Haram olanın Kur’an’da bildirilmesi gerekmektedir. Helal için tilavet denmiş, o halde haramlara Kur’an’da delil bulmalıyız, helal olduğuna delil bulmalıyız. En’am ve en’ama kıyas edilenler helaldir. Kur’an’da sayılarak kıyas edilenler ise haramdır. Birçok kimse Kur’an’ın usulünü bilmediği için Kur’an’da bu yok, o halde sigara mekruhtur, haram değildir diyorlar. Kur’an kendisi usulünü koymaktadır. ‘Ben bir tanesini seçerim, onun hükmünü koyarım, onun illetini de size değişik yoldan bildiririm. İcma bunların başında gelir. Siz bunların tamamına işaret edeceksiniz.’ diyor. Yani Kur’an’da ifade edilenler, ona karşı kıyas edilenlerin hepsi tilavet edilmektedir. Buradan anlıyoruz ki icma ve içtihat da tilavettir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?