Lawrence…

Tam adı, Thomas Edward Lawrence…

Lawrence bir İngiliz ajanı. Ülkesinin menfaatleri ve çıkarları için kılıktan kılığa giren bir İngiliz casusu!

O kadar ki, “Ortadoğu bölgesinde Müslüman rolünü o kadar iyi oynadım ki, yalnızken bile gece namaza kalkıyordum...” cümlesi kendisine ait!

Hiç kuşkum yok; an itibariyle Suriye ve civarında bunlardan o kadar çok var ki...

Kaç Lawrence, kaç İngiliz casusu şu aşamada görev başında acaba?

İşgal devleti İsrail’i Ortadoğu’nun başına bela eden ve bölgenin adeta çıbanbaşı konumuna oturtan İngilizler, şu sıralarda masa başında, ellerinde haritalar ve kalemlerle hangi haritaları çizmekteler, acaba?

***

Sahi, kimdi bu Thomas Edward Lawrence? Kapıyı biraz aralayacak olursak;

* Lawrence, 1888’de Galler’de dünyaya geldi.

* İngiliz Birleşik Krallığı’nda görev almış en meşhur yarbaylardan biri.

* 50 yıla yakın hayatında arkeolog, askeri stratejist, casus ve yazar olarak çalıştı.

* Bir dönem T.E. Shaw ismini de kullandı.

* Osmanlı İmparatorluğu’na karşı tertiplenen Arap Ayaklanması olaylarında aktif olarak görev aldı.

* İrtibat subayı olarak yaptığı bu çalışmalar sonrasında şövalyelik nişanına layık görüldü.

* Üstün hizmet madalyaları olan Lawrence askeri hayatı boyunca; 1. Dünya Savaşı, Medine Kuşatması, Arap Ayaklanması kapsamında birçok operasyonda aktif olarak yer aldı.

* Savaşlar sonrası “Bilgeliğin Yedi Sütunu” adlı bir kitap kaleme aldı. Lawrence, bu çalışmasında savaş dönemini otobiyografik olarak yazdı.

* Osmanlı ordusuna karşı verdiği gerilla savaşında, Osmanlıların büyük kayıplar vermesine yol açtı.

* Asıl adı Thomas Edward Lawrence. Arabistanlı Lawrence!

* Bölgede birlikte çalıştığı Arapların yerel kıyafetlerini giymesi ve deveye binmesi sebebiyle “Arabistanlı Lawrence” adını aldı.

* Özellikle Arapların Akabe ve Şam’ı ele geçirmesinde önemli bir rol üstlendi.

* Arap coğrafyasında görev yapan pek çok İngiliz ajanının yaptığı her faaliyet Lawrence’la ilişkilendirildi. Bu durum 1962’de çekilen Arabistanlı Lawrence filminde doruğa çıktı.

* Bu sebeple Lawrence ismi, diğer İngiliz ajanlarının önünde sembol niteliğinde yer aldı.

* Lawrence savaşın ardından 1935’te İngiltere’de bir motosiklet kazası sonrasında yaralandı ve öldü.

***

Ortadoğu yine kan ve gözyaşı içinde. Olan yine Müslüman coğrafyaya oluyor…

“Casus belli!”; İngilizler Ortadoğu’da ipleri ele geçirmesinin ardından yıllardan bu yana kaç Lawrance’ler İngilizler için cirit attı acaba, bu topraklarda? Bu yok edilmek istenen kadim medeniyette? 

Yıllar gelip geçiyor ama oyun hep aynı. Sadece savaş ve katliam araçları değişiyor, ne yazık ki!

Şunu söylemekle yetineyim: Suriye’de birkaç aylık diplomasiye dikkat!

ŞİMDİ GEL DE BU MADDELERİ HATIRLAMA!

Aşağıdaki maddeler, Haim Nahum Doktrini’nin ilkeleri...

Peki, Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mızın konuşmalarında sık sık hatırlattığı Haim Nahum Doktrini ilkeleri neydi, hatırlayalım;

1) Türkiye’yi dininden uzaklaştıracaksınız.

2) İnsanları borca esir edeceksiniz.

3) İnsanları aç bırakacaksınız.

4) İnsanları işsiz bırakacaksınız.

5) Irk, tarikat, mezhep, siyasi görüş ayrılıkları oluşturup tahrik edecek ve Türkiye’yi böleceksiniz.

6) Böldüğünüz parçaları birbiriyle çarpıştıracaksınız.

7) Parçalanmış, yumuşatılmış lokmaları Siyonizm’in emrine vereceksiniz.

Bu 7 maddeyi İslam dünyası genelinde tane tane tahlil edelim;

* İslam dünyası dinlerinden yıllardan bu yana uzaklaştırıldı mı? Evet, sistematik biçimde uzaklaştırıldı!

* İslam dünyası borca esir edildi mi? Evet, edildi! Her yıl aldığımız borçların karşılığı ödenen -anapara haricinde- sadece faizleri ile onlarca fabrika hizmete girer! 

* Dünya üzerinde yoksul, fakir ülkeler hangi ülkeler? Çoğunlukla İslam ülkeleri. Son olarak Gazze’de Müslümanlar aç bırakıldı mı? Evet, bırakıldı!

* İnsanları işsiz olan ülkeler hangi ülkeler? Çoğunlukla yine halkı Müslüman ülkeler. 4. madde de gerçek oldu mu? Evet, oldu!

* Müslüman ülkeler, ırk, tarikat, mezhep, siyasi görüş ayrılıkları oluşturularak bölünmek istendi mi? Türkiye’de karanlık odaklar yıllardır Türk-Kürt, Sünni-Alevi, Dindar-Seküler, Müslüman-Laik vb. denilerek bölünmek istendi mi? Hâlihazırda Suriye’de bu manada kaç gurup sayılabilir? 5. madde de gerçekleşti mi? Evet, gerçekleşti!

* Bölünen bu parçalar birbirleri ile çatışır hale geldiler mi? Ülkemizde bu planlar elhamdülillah tutmadı ama Suriye ve benzeri İslam coğrafyalarında bu çatışmaları maalesef görüyoruz.

* Ve son olarak… Parçalanmış, yumuşatılmış lokmalar Siyonizm’in emrine veriliyor mu? Maalesef veriliyor! Son dönemde Siyonist işgal devleti ile olan ‘normalleşmeler’ neyin nesidir?

***

Bu bahiste son cümle merhum Erbakan Hoca’mızdan:

* “Siyonizm öyle ustadır ki, ‘Kim? Ben mi? Ben hiç Siyonizm’e hizmet eder miyim!’ şarkısını söylettirerek, kendi ordusunda işbirlikçilere askeri talim yaptırır.”

İSTİHBARATIN AĞABABASI: İNGİLİZLER!

Sinsilik, masa başı oyunlar, karanlık planlar, sömürü, ırkçı emperyalizm denilince ilk akla gelen ülke İngilizler!

Bir zamanlar ‘Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk!’ Bence hâlâ da böyle…

Halen Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Necdet Aysal, ‘Ulusal Bağımsızlık Savaşı’na İstihbaratın Etkisi (23 Nisan 1920-20 Ekim 1921)’ konulu Yüksek Lisans tezinde, Milli Kurtuluş Mücadelemiz sırasında yabancı istihbarat örgütlerinin ülkemizdeki faaliyetlerini konu ediniyor.

Şu bölümleri dikkatinize sunuyorum;

* “Özellikle, Türk-Yunan Savaşı sırasında İngiliz istihbarat servisi, ulusçu komutanlarca verilen şifreli emirleri ele geçirerek günü gününe İngiliz yetkililerine ulaştırmayı ihmal etmemiştir.”

* “İngilizler bütün bu faaliyetlerinin yanı sıra İstanbul’da bulunan bir takım parti ve cemiyetleri de elde etmeyi ihmal etmemişlerdir. İstanbul’da, Anadolu Bağımsızlık Savaşı’nın başarıya ulaşmasını istemeyen ve ona muhalefet eden birçok cemiyet ve partinin bulunması, İngilizlerin bu husustaki faaliyetlerini kolaylaştırmıştır.”

* “26 Eylül ile 13 Ekim tarihleri arasında yapılan Kars Konferansı’nın bazı belgeleri İngilizlerin eline geçmiş ve İngiliz istihbarat servisi ajanları bu konferansı yakından takip etmişlerdir.”

***

Günümüzdeki durum çok mu farklı! Büyük ölçüde aynı.

Ortadoğu’da haritalar değişirken, ırkçı emperyalizm bölgenin bir kez daha hassas fay hatları üzerinden kendisine manevra alanı oluşturmaya devam ediyor…

***

Zalim Esad kaçtı! 61 yıllık baskıcı Baas rejimi yıkıldı.

Umalım ki Suriye topraklarında bundan böyle halkına zulmeden bir yönetim oluşturulmasın! Suriye halkının arzu ettiği gerçekleşsin!

Zira bu durum bizi de fazlasıyla ilgilendiriyor.

---