Tevafuk ve musibetlerden alınası Kur an nasihatleri devam
ediyor `Bir devlet ağır tehditlere maruz kalırsa... Mesela, İstiklâl
Savaşı mızı düşünelim... / İmparatorluk yenilmiş ve düşmana teslim olmuştur.
Anadolu Sevr ile paylaşılmıştır. Artık Anadolu da bir İslâm devleti
kalmamıştır. / Bu durumda iken Erzurum da Kazım Karabekir şark vilayetlerinin
haklarını koruma derneği kurmuştur. Mustafa Kemal sonra ona katılmıştır.
Ankara da Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulmuştur. Ülke ikiye bölünmektedir.
Bir kısmı bu kuruluşun yanında yer alır, bir kısmı ise buna muhaliftir, zaferden
ümidini kesmiş ve teslim olmuştur. / Sonra savaş kazanılmış ve Türkiye
Cumhuriyeti kurulmuştur.
İşte, zaferden sonra eski muhalifler yeni devlette yer
almak istemişlerdir. / Allah seni onlara rücu ettirirse nin anlamı budur. Yani
zafere erişir de artık düşman teslim olursa, onlar yeniden seninle beraber
olmak isteyeceklerdir. / Onların hepsi değil ama onlardan bir taife, bir grup
ise yeni devlet düzeninde de önde olmak isteyeceklerdir. /
Bu durum 1950 lerde de böyle olmuştur. Demokrat Parti
iktidar olmak için çabalarken, CHP nin iktidarı teslim etmeyeceğini zannedenler
muhalif olmuş ve CHP nin yanında kalmışlardı. Sonra Demokrat Parti iktidar
olunca birden o partide kümelendiler. Bu durumda asıl Demokrat Partili olanlar
kenarda kalmışlardır. Sovyetlerde de böyle olmuş, Çarlık yıkılınca eski Çar
taraftarı halk komünist olmuştu.
Benzer durum Millî Görüş partilerinde olmuştur. Şiddetle
muhalif olanlar, MSP-CHP koalisyonu kurulunca hemen partizan kesilmişler ve
onun sayesinde kamuda görev almışlardı. Gerçek Millî Görüşçüler ise zulüm
yönetimine ortak olmamak için uzak durmuşlardır.
Bugün AK Parti de ve Camia/Cemaat te de aynı olay vardır.
Gerçek Millî Görüşçüler ve gerçek Risale-i Nur şakirtleri kenarda itilmiş bir
durumdadır. Muhalifler ise her iki tarafta yönetimdedirler ve işte onlar
danışıklı dövüş yapmaktadırlar... (s.3)
`Çoğu kez yeni iktidarlar cihad arkadaşlarını bırakır,
yenilerle işbirliğine girişirler. / Bu hatalıdır. / Bugün AK Parti bunu
yapmaktadır. Birlikte çalıştığı arkadaşları ve asıl cemaatini terk ederek
kendisine yeni cemaat oluşturmaktadır. İktidar olmuş ama yeni düzen kuramamış,
yine eski düzenin kadrosunu getirmiştir. / Oysa AK Parti Millî Görüş ün
kadrosunu başa getirmeli, sonra onların emrinde Cemaat i getirmeli idi. Çünkü
Cemaat kendisi gibi AK Parti ye muhalefet etmiştir. Şimdi yeni kadro
oluşturmaktadır. Bu Millî Görüş kadrosu değildir. Bu Cemaat kadrosu da
değildir. / Erdoğan ın yaptığı ikinci hata da şudur. O sadece grup sorumluları
ile ilgilenmeli, kadroyu yani kendi kadrosunu yapmalı idi. Erdoğan Millî
Görüş ten ve Cemaat ten kişilerle ilgilenip onlardan kendilerine kadro
oluşturdular. Bu da çift başlı bir yönetimi doğurdu, paralel devlet oluştu...
(s.5)
`Gömlek çıkaran eski Millî Görüşçüler yani AK Partililer,
cemaat(çi)ler, tarikat(çı)lar Adil (Ekonomik) Düzen gelmeden tevbe eder de
yanımızda yer alırlarsa, bizim gibi olurlar. Ama Adil (Ekonomik) Düzen
geldiği zaman, Adil (Ekonomik) Düzen i getirmek için çalışanlarla
çalışmayanlar bir olmayacaklardır. / Âyetler olaylar olduğu zaman okunmalıdır;
bizim bugün aklımıza gelmeyen manalar o zaman ortaya çıkacaktır. (s.7)
`Cemaat(çiler) kendi içtihatları ile CHP ye oy verseler
bir şey denmez. Ama devleti yıkmak isteyenlerin Başbakan Erdoğan ı hedef
almaları yanlıştır. Sırf Erdoğan ı yıkmak için sermayenin isteğine uyarak
CHP ye oy verenler muhaliflerdir. Halk Partisi ni beğenip onun için ona oy
vermek seçme hakkıdır. Ama anayasa ekseriyetini alan partiyi yıkmak için kim
olursa olsun, ne olursa olsun muhaliflere oy vermek, işte bu nifakın ta
kendisidir. / Kendi icraatını ve yapacağı işleri ortaya koyup oy istemek
ibadettir. İktidarın doğru yaptıklarını tasvip edip yanlış yaptıklarını
göstermek de ibadettir. Ama iktidarın her yaptığını kötülemek, kendisinin o
hataları yapmayacağını kabul ederek bana oy verin demek yanlıştır. Yani benim
programıma oy verin demek ibadet, bana oy verin ben iyiyim demek şirktir.
(s.8; KUR AN VE İLİM çalışmalarımızdaki tevafuk/lar devam ediyor 759.
hafta seminerimizden aktarı-YORUM... İlmî-ahlâki-iktisadî-siyasî-sosyal olarak
yani SOSYAL TUFAN a karşı gereğini yapmak üzere ibretle takip ediniz Devamı
var Reşad/RNE)