Küresel siyasette "müttefiklik" adı altında yürütülen Batı blokundaki çatlaklar her geçen gün daha da derinleşiyor.
Fransa ve Türkiye'de gerçekleştirilecek olan kritik G7 ve NATO zirveleri öncesinde yayımlanan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) raporu, ABD ve Avrupa ilişkilerindeki büyük güven buhranını gözler önüne serdi.
Avrupalılar, küresel jandarmalığa soyunan ABD'yi artık bir müttefikten ziyade yalnızca "zorunlu bir ortak" olarak görüyor.
Araştırma sonuçları, Washington'un bencil ve tahakküm kurucu politikalarına karşı Avrupa'nın "kendi göbeğini kendi kesme" kararlılığını ortaya koyuyor.

- ABD ARTIK MÜTTEFİK DEĞİL, "ZORUNLU ORTAK!"
Mayıs ayında kıtanın önde gelen 15 ülkesinde (Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, İspanya, Hollanda, Polonya, İsveç, Danimarka, Avusturya, Bulgaristan, Estonya, Macaristan, Portekiz, İsviçre) yapılan kapsamlı anket, Batı cephesindeki kopuşun istatistiksel ispatı oldu.
Katılımcıların yalnızca yüzde 11'i ABD'yi gerçek bir müttefik olarak görüyor. Bu oran geçtiğimiz Kasım (2024) ayında yüzde 22 seviyesindeydi.
Avrupa kamuoyunun çoğunluğu ABD'yi "zorunlu bir ortak" olarak tanımlarken; yüzde 13'lük kesim ABD'yi rakip, yüzde 12'si ise doğrudan bir hasım (düşman) olarak nitelendiriyor.
Olası bir saldırı veya savaş durumunda ise Avrupa halkı, Washington yönetiminin kendilerini yüzüstü bırakacağına inanıyor.
Bulgaristan hariç ankete katılan tüm ülkelerde halk, zor zamanda ABD'nin değil, "komşu Avrupa ülkelerinin" yardıma koşacağını düşünüyor.
Bu yaklaşım, Fransa ve İtalya gibi aşırı sağın yükselişte olduğu ülkelerde de güçlü bir şekilde kabul görüyor.

- SAVUNMADA "AVRUPA MALI" DÖNEMİ!
ABD'nin Orta Doğu'daki saldırgan politikaları, Avrupa'daki askeri üslerinden asker çekme şantajları, Grönland'a yönelik tehditleri ve NATO'yu kendi çıkarları doğrultusunda bir sopaya dönüştürme çabası, kıta ülkelerini uyandırdı.
ECFR Kıdemli Politika Uzmanı Jana Kobzová'nın da vurguladığı gibi, Avrupa kıtasında Washington'a olan bağımlılığı kırma yönünde net bir irade belirdi.
Avrupa halkı, savunma harcamalarının artırılmasını ve özellikle askeri teçhizatta ABD bağımlılığının bitirilmesini istiyor.
"Avrupa malı satın al" (yerli ve kıta içi üretim) stratejisine verilen destek oranları dikkat çekici:
|
Ülke |
"Avrupa Malı Silah Alınsın" Diyenlerin Oranı |
|
Danimarka |
%75 |
|
Hollanda |
%72 |
|
İsveç |
%70 |
|
Portekiz |
%69 |
|
Fransa |
%66 |
|
İsviçre |
%64 |
|
İngiltere |
%62 |
|
İspanya |
%62 |
Buna karşılık, Avrupalıların yüzde 47'si, bu yeni savunma hamlesinin ortak AB borçlanması ile finanse edilmesine sıcak bakarken, ulusal savunma bütçesi için "halkın temel ihtiyaçlarından ve kamu harcamalarından kesinti yapılması" fikrine şiddetle karşı çıkıyor.
Bu kesintilere karşı muhalefetin en güçlü olduğu ülkeler İtalya (yüzde 63), Avusturya (yüzde 59), Almanya (yüzde 56), İspanya (yüzde 54) ve Danimarka (yüzde 52) oldu.
Öte yandan, NATO'nun tamamen lağvedilip yerine sadece AB'den oluşan bir mekanizma kurulması fikri de şu aşamada destek bulmuyor.

- UKRAYNA-RUSYA KONUSUNDA KAFALAR KARIŞIK!
Batı ittifakını bölen bir diğer önemli gündem maddesi ise Ukrayna ve Rusya meselesi.
Her ne kadar enerji krizinin faturası ağır olsa da Avrupa halkının yüzde 44'ü Rusya'dan yeniden petrol ve doğalgaz ithal etme fikrine kapıları tamamen kapatmış durumda. Ancak asıl çatlak Ukrayna'nın Avrupa Birliği (AB) üyeliği konusunda yaşanıyor.
Macaristan, Bulgaristan, Avusturya ve Almanya'nın yanı sıra Kiev'in en büyük destekçilerinden biri olan Estonya'da bile halk; Ukrayna'nın "mevcut savaş şartları altında" AB'ye kabul edilmesine karşı çıkıyor.



