‘Sosyal Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…

çare ve çözüm önerilerimiz de bu yazılarda uygulanmayı bekliyor…

Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…

***

“Yetiyhûne fi’l-erdi / Arzda teyhederler” (Maide 26)

TYH/Teyh” ıssız dağ veya çöl demektir. İnsanların yaşadıkları topluluktan kaçarak kendi başlarına ayrı ve hür yaşamak istemelerine “tevh” denir.

Topluluk büyük nimettir.

İnsanlar topluluk sayesinde birçok kolaylıklar ve saadetler sağlarlar.

Oysa köy veya çöl çok sıkıntılıdır ama insan hürdür. Orada istediği gibi dolaşır. Kurallar onu sıkmaz. Sağa bak suç, sola bak suç olmaz. Onun için gençler İstanbul’a gelip kendilerine iş bulunca İstanbul’a kolay intibak ettiler ama yaşlılar bir türlü İstanbul’a alışamadılar; hâlâ yaz olunca veya tatillerde ilk işleri İstanbul’u terk edip memlekete gitmek olmaktadır.

İnsanlar kırk yaşında ergin olmaktadır. Çölde yetişenler yönetime el koyacaklar, mukaddes arza girdikleri zaman kendileri artık yeni düzeni kuracaklardır.

Nuh Tufanı bunun için olmuştur.

Yeni nesil yenilik yapabilir ve yeni düzen kurabilir.

***

Biz “Adil Düzen”i nasıl getireceğiz?

İktidar olsak bile hemen “Adil Düzen”i getirmeyeceğiz. Bir önce “Adil Düzen Sitesi”ni kuracağız. Buraya belli aileleri alacağız. Bunlar burada kendi aralarında “Adil Düzen”in eğitimini alacaklardır. Kırk yaşlarına geldikleri zaman onlara yönetimi teslim edeceğiz.

Biz, bize düşen adımları atacağız. Çocuk dokuz ayda doğar. Meyve zamanında yani mevsiminde olgunlaşır. Mevsimi yani vakti gelmeden erken oluşanlar çürük olanlardır. Acelemiz yoktur. Durmayacağız, daima çalışacağız ama acele etmeyeceğiz.

***

“Felâ te’se ale’l-kami’l-fasikiyne / Fasık kavimden dolayı sen meyus olma.” (Maide 26; ayetin sonu)

Meyus olmak” ümidini kesmek anlamındadır.

Demek ki biz Adil Düzen Çalışanları olarak, bu konuda iş yapanlar olarak, zaman zaman isyanlarla karşılaşacağız. “Adil Düzen”i terk eden kardeşlerimiz olacaktır. Ama onlardan ümidimizi kesmemeliyiz. Evet, Türk kavminden ümidimizi kesmemeliyiz. Bir gün gelecek ve bunlar da bizim yanımızda yer alacaklardır.

Ayet burada “Fa” harfi ile başlamıştır, yani kural genişletilmiştir. Yalnız Hazreti Musa’nın kavmi için değil, tüm kavimler için kural konmuştur. Fasık kavim izhar edilmiştir. Oradaki harfi tarif ahd içindi. Buradaki harfi tarif istiğrak veya cins içindir.

1919’larda gibiyiz... İslâm âlemi mağlup olmuş... Hıristiyanlık ise yok gibi bir şey...

İşte o tarihten başlayıp bugünlere kadar gelmişiz... Ondan sonra neler neler oldu...

İstiklâl Savaşı kazanılmış, demokrasi gelmiş, Millî Görüş iktidar olmuş...

Şimdi de “Adil Düzen”in eşiğine gelmişiz bulunuyoruz...

Şükretmek için bunlar yetmez mi?..

Evet…

- Saadet Partisi’nden ümidimizi kesmeyeceğiz...

- Türk milletinden de ümidimizi kesmeyeceğiz...

- Müslümanlardan da ümidimizi kesmeyeceğiz...

- İnsanlıktan da elbette ümidimizi kesmeyeceğiz...

Takdir-i ilahi olarak tüm insanlık cennete doğru yürümektedir. Allah insanları cennete girsinler diye yaratmıştır. Cehennem bile kötü insanlar için kurulmuş bir ıslah yeridir.

(Devamı var)