Kemal Hatib…

Filistin’de İslami hareketin ivme kazanmasında en önemli isimlerden biri.

Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın İslami kimliğinin muhafazası için Şeyh Raid Salah ile birlikte büyük bir mücadele verdi/veriyor...

Ömrünü Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya vakfetmiş bir mücadele ve dava adamı.

Mescid-i Aksa’da teravih namazı çıkışı o dar koridorlarda ilerlerken ailesiyle birlikte karşılaştık, Kemal Hatib’le. Ayaküstü sohbet ettik.

***

Bir not daha; Yahudilerin, Mescid-i Aksa’nın çevresinde bulunan evleri, mekânları Filistinlilerden satın almak için yoğun çaba sarf ettiği biliniyor.

Hatta bizim de iftardan hemen sonra ‘Türk çayı’ içtiğimiz mekânın sahibi Filistinli de bu baskıya muhatap olanlardan biri. Bu Filistinliye, Yahudiler tarafından dükkânını devretme karşılığında 50 milyon dolar teklif edildiği konuşuldu, oracıkta. Elbette beklendiği gibi bu Filistinli bu teklifi elinin tersi ile itmiş, geri çevirmiş!

Hemen burada akıllara şu soru geliyor? Nereden geliyor bu para/lar? Kaynağı nedir?

Tam da bu noktada Kemal Hatib’den gelen bir açıklamayı dikkatlerinize sunmak isterim;

Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın İslami kimliğinin muhafazası için büyük bir gayret ve çabanın içinde bulunan Kemal Hatib, Yahudilerin aldığı iddia edilen evlerin parasının Birleşik Arap Emirlikleri’nden geldiğini ifade eden bir isim. 

Hatib, katıldığı bir televizyon programında Birleşik Arap Emirlikleri’nin gönderdiği paralarla Mescid-i Aksa’nın kuzeyinde bulunan Silvan Mahallesi’nde 22 apartman dairesinin satın alınarak Yahudi İlaad Derneği’ne bağışlandığını söyledi. Bu paraların Birleşik Arap Emirlikleri tarafından Filistin’deki bankalara geldiğini söyleyen Hatib, Filistin Maliye Bakanlığı’nın bu para akışını niçin kontrol etmediğini sordu.

Görüyorsunuz değil mi sevgili okurlar, oyun içinde ne oyunlar dönüyor!

Yahudiler, Siyonistler, emperyalistler bir yandan Filistin’de taş üstünde taş, omuz üstünde baş koymamak için, karanlık emellerini hayata geçirmek için ellerinden geleni yapıyor. Öte yandan da Müslüman olarak bilinen ülkelerin attıkları adımlar…

İbret ki ne ibret! Ders ki ne ders!

Tabii almasını bilene…

 KUDÜS MUHAFIZI ŞEYH RAİD SALAH…

Kudüs’te en fazla görmeyi arzu ettiğim şahsiyetlerden biri Kudüs Muhafızı Şeyh Raid Salah’tı…

Ama kısmet olmadı…

Siyonistlerce ev hapsinde tutulduğu için görüşme imkânımız olmadı.

Şeyh Raid Salah’la bir defasında, başkanlığını Recai Kutan’ın yaptığı Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (ESAM) tarafından düzenlenen ve ‘Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’nde görmüştüm.

Bu vesile ile Şeyh Raid Salah hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum;

* Şeyh Raid Salah 1958 yılında Ummul Fahm'da doğdu.

* 1948 yılında Siyonist İsrail rejimi tarafından gasp edilen Filistin topraklarının müdafaasında en önemli liderlerden biri olarak öne çıktı.

* 1993 ve 1998 yılındaki Ummul Fahm belediye seçimlerini kazanan Salah, özellikle 2003 yılından sonra aktif olarak İslami hareketin önemli liderlerinden biri oldu.

* 2001’de belediye başkanlığı görevinden istifa etme kararı alan Salah, İsrail toprakları içinde yaşayan Filistinlilerin kurduğu 1948 Filistin İslami Hareketi'nin başkanlığını yapmaya başladı.

* 2003 tutuklanarak 18 ay hapis cezasına çarptırıldı.

* "Kudüs Muhafızı" ve "Mescid-i Aksa Fedaisi" olarak bilinen Salah, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik girişimleri ve Filistinlilerin, "Yahudileştirme" olarak nitelendirdiği, Kudüs'te yeni yerleşim yerleri kurulmasına en çok karşı çıkan Filistinli liderlerden biri olarak tanınıyor.

 HÜRREM SULTAN’IN AŞEVİNDEKİ BÜYÜK SIR!

Hürrem Sultan…

Osmanlı İmparatorluğu’nun görkemli padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi.

Osmanlı tarihinin en güçlü ve en etkili kadınlarından. Hayatı romanlara, TV dizilerine, tiyatro oyunlarına ve opera eserlerine konu oldu.

Siyasette ve devlet işlerinde aktif rol oynadı.

Hürrem Sultan İstanbul'da günümüzde onun adıyla anılan Haseki semtinde, Mimar Sinan'a Haseki Külliyesi’ni yaptırdı. Günümüzde T.C. Sağlık Bakanlığı Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak biliniyor.

Hürrem Sultan ayrıca Ayasofya Camii civarında yardıma muhtaç ve fakirlerin karnını doyurmak için bir mutfak yaptırdı.

Kâbe, Şam, Bağdat, Konya, Kudüs ve Edirne gibi şehirlerde Hürrem Sultan adına çeşitli eserler inşa edildi.

***

Hürrem Sultan, fakirlere, yoksullara sıcak yemek sunmak amacıyla Kudüs’te bir de aşevi yaptırdı.

O aşevinde kullanılan malzemelerin de sergilendiği müzeyi ziyaret etme imkânım oldu, Kudüs ziyaretinde…

Kocaman kocaman kazanlar, devasa tencereler, o kazanlardaki yemekleri karıştırmada, halletmede kullanılan kepçe, kaşıklar…

Tüm bu malzemeler yüzyıllar öncesinden günümüze sesleniyor gibi…

***

Peki, ama burada ‘sır’ nerede?

Başlıkta kullandığım, ‘Hürrem Sultan’ın aşevindeki büyük sır!’ ne?

Hürrem Sultan’ın yaptırdığı aşevi yetkilileri, Kudüs’te kime kaç öğün sıcak yemek verilmesiyle ilgili bir liste çıkarmışlar. Bu bir ‘hane’ listesi. Ama nasıl?

İşte buraya dikkat; aşevi duvarına asılan listede yüzlerce hane var, ama 1 tane bile isim yok! Neden mi? Yemek yardımı alan aileler rencide olmasın diye! İncinmesinler diye!

Ne kadar büyük bir incelik! Ne kadar büyük bir zarafet! Ne kadar güzel bir letafet!

‘Sağ elinin verdiğini sol el duymayacak!’ düsturu hayata geçirilmiş…

İşte Osmanlı ruhu böyle bir ruhtu…

***

Bir son not; Hürrem Sultan’ın kurduğu Kudüs Aşevi hâlâ aktif…