TAYLAND Kralı Bhumibol köpeği Bangkok ile kazınmıştı

zihinlerimize. Bir işçi köpeğe hakaret ettiği gerekçesiyle 37 yıl hapis cezası

ile yargılanmış, olay bütün dünyada yankı uyandırmıştı. Gelen rivayetlere göre

kralın kadim dostu köpek Bangkok 17 yaşında yaşlılıktan öldü.

Dünyada her gün binlerce insan açlık, yoksulluk, şiddet

ve savaşlarda hayatlarını kaybediyor. Yoksul ve mağdur halklar ne seslerini

duyurabiliyorlar ne de zorbalara karşı koyabiliyorlar. Dünya hemen her dakika

binlerce insanın sessiz çığlığına şahitlik ediyor. Fakat katliamların ve

ölümlerin büyük çoğunluğu perdenin arkasında kalıyor. Oysa filan şarkıcının aşk

kaçamakları, filan siyasetçinin tatil keyfi, evi özel yaşantısı bizlere tez

elde ulaşıyor. Dünyada seslerini duyuramayan binlerce insan varken bizler köpek

Bangkok un ölüm haberini ilk sayfalardan okuyabiliyoruz.

Bir insanın bir köpeğe hakaret etmesi nedeniyle 37 yıl

hapisle yargılanmasını anlayabilmek için diktatörün haleti ruhiyesini ve

karakterini iyi tanımak gerekir. Diktatörleri diğerlerinden ayıran temel

özellikler vardır. Bunların başında ben ve öteki ayrımıdır. Diktatör kişi

kendisini insanüstü bir varlık olarak algılar. Sıradan insanla aynı şartlarda

ve aynı kulvarda yer almak istemez. Bu insanları aşağı kesimde yer alan hizmetkârları

olarak görür. Diktatör, dışarıdan bakıldığında cesur ve korkusuz görünür. Fakat

güç ve imkânlarını kaybetme korkusu ile yüz yüzedir. En yakınındaki kişilerden

dahi şüphe duyar, gücüne gölge düşüreceğine inandığı kişileri en ağır şekilde

cezalandırır. İnsanları tehdit ederek kendine bağımlı kılar. Çünkü onun için

karşısındaki kişinin duygu ve düşüncelerinin önemi yoktur aslolan elinde

tuttuğu imtiyazların korunmasıdır. Zorbalıkla ayakta kalmaya çalışan insanların tutulduğu hastalıklardan

biri de kendilerine yakın olan her şeyi kutsamalarıdır. Bu insanların

kullandıkları eşyalara yan gözle dahi bakmamalısınız, sarf ettikleri ifadelere,

yakın çevrelerine ve koruma altına aldıkları alanlara hürmette kusur

etmemelisiniz. Onların sevdiği şeyi siz de sevmeli ve bu araçları

korumalısınız. Zira narsist eğilimli olan diktatör sadece yakınlarına değil,

aynı zamanda kullandığı araçlara da istediği tazimin gösterilmemesi durumunda

gücünün azalacağına inanmaktadır. O yüzden kendileştirdiği her şeyi kutsamakta

ve insanlardan bunlara saygı göstermelerini beklemektedir. Köpek Bangkok u

meşhur eden sebep de budur.