Kurumun duyurduğu rakamlara göre ocak, şubat, mart ve nisan aylarını içine alan dönemde yüzde 14,64 oranında bir enflasyon artışı kaydedildi. Elde edilen bu oranın üzerine mayıs ayına ait yüzde 1,71'lik veri de eklendi. Sonuç olarak, geride kalan 5 aylık dönemin kümülatif enflasyon rakamı yüzde 16,60 seviyesinde sabitlendi.
Öte yandan nihai zam oranının netleşmesi için haziran ayı enflasyon verisine ihtiyaç duyuluyor. Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi üzerinden öngörülen yüzde 1,52'lik haziran beklentisi hesaba katıldığında, temmuz zammının yüzde 18,37 dolaylarına çıkabileceği hesaplanıyor.

Ek artış iddialarına kapılar kapandı
Seyyanen zam ya da refah payı gibi ekstra düzenlemeler bekleyenler için başkentten pek olumlu haberler gelmiyor. Kulislerde konuşulanlara göre; jeopolitik riskler, sınır hattındaki maliyetler ve sıkı bütçe politikaları öne sürülerek yasal enflasyon farkı haricinde bir ilave yapılması planlanmıyor. Ayrıca seyyanen artış ihtimalinin masada dahi olmadığı ve hükümetin temmuz döneminde de emeklilere yönelik "sabret" stratejisini koruyacağı iddia ediliyor.
Taban aylıklarda yeni hesaplama
Tüm bu sürecin bir diğer kritik parçasını ise en düşük emekli maaşına uygulanacak düzenleme oluşturuyor. Mevcut sistemin değiştirilmeden sürdürülmesi halinde, taban maaşların da bu yüzdelik artıştan etkilenmesi bekleniyor. Halihazırda 20 bin TL bandında ödenen en düşük emekli maaşının, yüzde 18 civarındaki olası artış senaryosuyla beraber 23 bin 600 TL seviyelerine çıkarılmasına kesin gözüyle bakılıyor.



