Yıllarca dağlarda, şehirlerde ve sınırlarda verilen amansız mücadelenin ekonomik bilançosu açıklandı.

Vatandaşın cebinden giden, aslında yollara, fabrikalara, eğitime dönüşmesi beklenen devasa milli servet on yıllar boyunca terör karanlığına akıtıldı.

Ankara'da yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Gelecek nesillere refah dolu bir ülke bırakma yolunda en büyük engelin faturası ilk kez bu kadar sarsıcı bir rakamla en üst düzeyden telaffuz edildi.

Korkunç Bilanço Masada

Millî Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği tarafından düzenlenen kritik konferansın ilk oturumunda kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın, 2003-2025 dönemini kapsayan stratejik sunumu başkente damga vurdu. Küresel sistemin büyük bir geçiş sürecinde olduğuna ve bu sarsıntılı dönemde hata yapanların çok ağır bedeller ödeyeceğine dikkat çekildi.

Kürsüden verilen en çarpıcı mesaj ise on yıllardır kanayan yaramızın ekonomik boyutu oldu. Yılmaz'ın, "Terörün doğrudan ve dolaylı maliyeti 2 trilyon doların üzerinde. Terörsüz Türkiye ile ülkemiz orta ve uzun vadede sosyal ve ekonomik açıdan çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır" sözleriyle acı gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdiği kaydedildi.

Devlet ve Millet Uyumunun Şifresi

Yılmaz, devlet ve millet uyumuna vurgu yaparak, "Milletiyle aynı yöne bakmayan devletler kendi içinde enerjisini yok eder" dedi.

Savunma sanayisinin sadece silahtan ibaret olmadığını belirten Yılmaz, burada yakalanan ivme ve teknoloji sivil endüstrilere de can suyu olacak dedi.

Yılmaz, Avrupa Birliği ile iplerin koparılmadığını, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefinin vazgeçilmez bir stratejik öncelik olduğunu belirtti.

Yılmaz, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Demir Yolu gibi vizyon projelerin küresel tedarik zinciri güvenliğine katkı sağlayacağını vurguladı.

Sarsılan küresel jeopolitik zeminde Türkiye'yi pozitif ayrıştıracak ekonomik hamleler bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi