ABD Ankara Büyükelçisi olarak atanan Jeff Flake’nin bir ‘Mormon’ olduğunu ve Güney Afrika ve Zimbabve’de bir Mormon misyoneri olarak görev yaptığını yazdım, geçen yazımda.
Peki, Mormonlar kimlerdir?
* Mormonlar, günümüzde kendilerinin Hıristiyan olduklarını ve İsa Mesih inancının yeni ve en doğru karşılığı olduğu fikriyle tanıtıyor. Amaçlarını, ‘bozulmuş olan Hıristiyanlığı düzeltmek’ olarak açıklıyorlar. Mormonların hikâyesi 1820’li yıllara dayanıyor.
* Mormonların Türkiye’deki faaliyetlerine yönelik hazırlanan bir iddianamede, Evanjelistlerle Mormonlar arasındaki ilişkinin, Amerika’daki Protestan kiliselerinin tamamının bağlı olduğu CAMA adlı kuruluştan kaynaklandığı öne sürülüyordu. CAMA adlı kuruluşun tüm kiliselerin üzerinde bir yapı olduğu, ABD’den yurt dışına gidecek Mormon veya Evanjelist din adamlarının CAMA’nın izni olmadan başka bir ülkede görev yapmasına izin verilmediği öne sürülüyordu.
* ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Flake’in sicilindeki en önemli ayrıntılardan biri de 1980’lerin başında, ‘Mormonlar’ adıyla bilinen ‘İsa Mesih’in Son Zaman Azizleri Kilisesi’ için Güney Afrika ve Zimbabve’de misyonerlik faaliyeti yürütmüş olmasıydı. İddialara göre, aileden Mormon olan Jeff Flake’in büyük dedesi William, çok eşlilikten hapis yatmış ve oldukça tanınmış bir ‘öncü Mormon’du!
* Mormonlar, başta ABD olmak üzere dünya çapında birlikte hareket eden milyonlarca müridin yanı sıra güçlü bir finansal ve idari yapıya sahip.
* Bir din kuruluşunun çok ötesinde, daha çok bir sivil toplum kuruluşu gibi çalışıyor.
* Yalnızca ABD politikası üzerinde değil, küresel politikalar üzerinde de oldukça etkili olduğu iddia ediliyor.
* Buraya dikkat; Mormonların, geleneksel olarak, Ortadoğu’nun çıbanbaşı ve bir terör devleti olan İsrail yanlısı bir tutuma sahip oldukları biliniyor.
* Yeni ABD Büyükelçisi Flake’nin, Ağustos 2017’de, “Amerikan devlet kurumlarının İsrail’e karşı boykotları teşvik etmesini veya bunlara katılmasını federal bir suç haline getiren ve devletlerin İsrail’e karşı boykotları destekleyen şirketlerle olan sözleşmelerini iptal etmesine imkân tanıyan”, ‘Boykot Karşıtı Yasa’nın sponsorluğunu yaptığı da biliniyordu.
* Jeff Flake, Ekim 2002’de Temsilciler Meclisi’nde yapılan oylamada, milyonlarca Müslüman’ın katline, yüzbinlerce Iraklı kadının tecavüze uğramasına ve ülkenin yerle bir edilmesine sebep olan Irak’ın işgaline destek vermişti.
* Flake, oylamanın ardından yaptığı konuşmada, “Saddam Hüseyin’in sınırları aşma girişimini engellemeli miyiz yoksa onu yatıştırmalı mıyız? Neyse ki buradakilerin çoğu ve diğer organlar onu engellememiz gerektiği konusunda hemfikir. Sanırım hepimiz, şayet bunu yapmazsak, Saddam Hüseyin’in sahip olduğu biyolojik ve kimyasal silahların, bugün sahip olacağı nükleer silahlara ekleneceğini kabul ediyoruz” sözlerini sarf etmişti.
* Oysa Saddam’a ait olduğu öne sürülen kitle imha silahları hiçbir zaman bulunamayacaktı. Zira bu, Irak’ı işgal etmek için Amerika tarafından uydurulan kocaman bir yalandı, devasa bir palavra idi.
ANLAYANA SİVRİSİNEK
ne kadar namussuzsa kaltağı
o kadar da namussuzdur yaltağı
ufkun yüzü kanar utançtan kırmızı
bir gülün kırılır kolu kanadı
insan mı o utanmaz arkadan vurur
gülerken yüzüne
Selami Güder
ÇOBANIM DİYE ACABA ‘SAF’ MI SANDI!
Erken seçim olacak mı, olmayacak mı? Olacaksa ne zaman?
Erken seçim olacaksa cumhurbaşkanı adayları kimler olacak?
Tam da bu aşamada bugünlerde -biraz da siyasileştirilerek- anlatılan ve paylaşılan bir fıkra hem güldürüyor, hem de düşündürüyor. Bakalım, siz de aynı kanaate varacak mısınız;
Adamın biri şehir dışında yürürken, koca bir koyun sürüsünü güden bir çobana rastlamış, demiş ki çobana:
—Seninle bir iddiaya girelim. Ben sürüde kaç koyun olduğunu bilirsem bana bir koyun vereceksin. Eğer bilemezsem ben sana 100 milyon vereceğim. Düşünmüş çoban, sürü çok kalabalık...
—Tamam demiş. Söyle bakalım kaç koyun var?
— 973 demiş adam. Bunun üzerine çoban:
—Doğru! Ben sözümün eriyim. Sürüden bir koyun alabilirsin!
Adam bir koyun alıp yürümeye başlamışken, çoban seslenmiş arkasından:
—Heyyy, baksana! Sana bir önerim var!
—Neymiş?
—Şimdi ben senin mesleğini tahmin edeyim. Eğer bilemezsem sana iki koyun daha. Ama bilirsem, aldığını bırakacaksın, tamam mı?
—Tamam demiş. Söyle bakalım nedir benim mesleğim?
—Sen ya ekonomist ya da danışmansın!
Adam şaşırmış.
—Doğru yav! Ama nasıl bildin bunu?
—Söyleyeceğim. Söyleyeceğim de, önce koyun yerine aldığın köpeğimi yere bırak!..
***
Kıssadan hisse: Dikkat! Karşınızdakini saf zannederek attığınız bazı adımlar bumerang gibi size dönebilir!
“İSRAİL” EN FAŞİST, IRKÇI
“Yahudi” bu, “Siyonist” bu
Varsa-yoksa hep “dünya”lık;
Hiç yok “âhiret” korkusu
Beşeriyete rüsvalık…
***
“4 kitap”ın aslında var
Cennet-cehennem, ateş-i nâr,
Kıyam günü, hak-hukuklar
Şefaatler ve kolaylık…
***
“İsrail” en faşist, ırkçı
Bir koyundan çifte kürkçü,
Leon Cahun(*) sanma Türkçü
Beşeriyete rüsvalık...
***
Bunlar “5. bir tür”(!) ya
Onlara verilmiş dünya(!)
Rüya içinde bir hülya,
Akıl gitmiş, olmuş zay’lık…
***
Bunlar bin yıl ömür ister
“Ortağız” der, komünistler;
İkisine dirsek göster,
“Jokey” sensin, yapma taylık!..
***
KAYIKÇ’Ali, düşman belli
Dün değil bu, sene elli;
Konuşanı yılan dilli
Siyon her gün bir olaylık…
(Ali Kayıkçı/Samsun)
