Kıbrıs meselesinde artık niyet okumaya gerek yoktur.

Gizli belgelere de ihtiyaç yoktur.

CTP’nin kendi tüzüğünü açıp okumak yeterlidir.

Cumhuriyetçi Türk Partisinin tüzüğünün daha 2’nci maddesinde, “Partinin Amacı” başlığı altında hedef açıkça ortaya konulmaktadır.

CTP; iki toplumlu, iki bölgeli, toplumların siyasi eşitliğine dayalı, bağımsız, toprağı bütün, Avrupa Birliği üyesi, “militarizmin etkisinden ve üslerden arınmış” bir Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması ve yaşaması yönünde uğraş vereceğini kendi tüzüğüne yazmıştır.

Dikkat ediniz:

KKTC’nin tanınması hedefi yazmıyor.

İki egemen devlet hedefi yazmıyor.

Tüzükte yazan hedef Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’dir.

Üstelik bu federal devletin “militarizmin etkisinden ve üslerden arınmış” olması hedeflenmektedir.

Bunlar CTP’ye dışarıdan yakıştırılan ifadeler değildir.

Partinin kendi tüzüğüdür.

AYDA 8.500 STERLİN MAAŞ HANGİ DEVLETTEN?

CTP milletvekilleri hangi Mecliste görev yapıyor?

KKTC Cumhuriyet Meclisinde.

Milletvekili ödenekleri hangi devletin bütçesinden karşılanıyor?

KKTC’nin.

Ocak 2026’da yayımlanan hesaplamada milletvekili başına aylık brüt maaş yaklaşık 8.500 sterlin olarak hesaplanmıştır. Bu rakam resmi bir bordro değil, yayımlanan brüt maaş hesabıdır; dolayısıyla rakamı bu niteliğiyle kullanmak gerekir.

Demokratik bir düzende bir siyasi partinin federasyonu savunması elbette mümkündür. Fakat seçmenin de şu siyasi çelişkiyi sorgulaması son derece doğaldır:

KKTC’nin Meclisinde görev yapıp KKTC bütçesinden yaklaşık 8.500 sterlin brüt milletvekili maaşı alan bir partinin tüzüğündeki nihai hedef neden KKTC’nin tanınması değil de “Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması”dır?

Bunun cevabı açıkça verilmelidir.

“MİLİTARİZMDEN VE ÜSLERDEN ARINMIŞ” KIBRIS’TA TÜRK ASKERİ NE OLACAK?

Asıl üzerinde durulması gereken meselelerden biri budur.

CTP tüzüğü kurulmasını istediği Federal Kıbrıs’ı:

“militarizmin etkisinden ve üslerden arınmış”

diye tarif etmektedir.

Bu ifade soyut bir slogan olarak bırakılamaz.

Çünkü Kıbrıs’ta askeri varlık ve güvenlik meselesi denildiğinde karşımıza Türkiye’nin garantörlüğü, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Yunan askeri varlığı ve İngiltere’nin egemen üsleri çıkmaktadır.

O halde sorular son derece açıktır:

“Militarizmin etkisinden arınmış Kıbrıs” Türk askerinin Ada’daki varlığı bakımından ne demektir?

“Üslerden arınmış Kıbrıs” hangi üsleri kapsamaktadır?

Türk askeri çözümden sonra Ada’da kalacak mıdır?

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetlerinin statüsü ne olacaktır?

Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü devam edecek midir?

İngiliz egemen üsleri de kaldırılacak mıdır?

Bunlar cevaplandırılması gereken temel güvenlik sorularıdır.

Üstelik CTP milletvekili Doğuş Derya 2022’de Cumhuriyet Meclisindeki konuşmasında açıkça “Adada hiçbir askeri üs istemiyoruz” demiş ve militarizme karşı olduklarını ifade etmiştir.

Bununla birlikte aynı Derya’nın Mart 2026’da Türk F-16’larının Ada’daki varlığını bölgesel güvenlik açısından olumlu değerlendirdiği de haberleştirilmiştir.

İşte tam da bu nedenle mesele varsayımla değil, açık cevaplarla ortaya konulmalıdır.

CTP bugün Türk askerinin Ada’daki varlığının devamını mı savunuyor, yoksa tüzüğündeki “militarizmin etkisinden ve üslerden arınmış” hedef doğrultusunda bunun sona ermesini mi istiyor?

Kıbrıs Türk halkının bunu bilmeye hakkı vardır.

ERHÜRMAN BU SİYASİ ÇİZGİNİN DIŞINDAN GELMİYOR

Bugün KKTC Cumhurbaşkanı olan Tufan Erhürman, CTP’nin sıradan bir mensubu değildi.

2015-2016 yıllarında CTP Genel Sekreterliği yaptı.

2016 yılında CTP Genel Başkanlığına seçildi.

Ve dokuz yıl boyunca CTP Genel Başkanı olarak görev yaptı.

2018’de CTP Genel Başkanı olarak Başbakanlık görevini üstlendi.

Dolayısıyla bugün tartıştığımız CTP tüzüğü ve CTP’nin federasyon siyaseti, Erhürman’ın siyasi geçmişinden tamamen bağımsızmış gibi değerlendirilemez.

Ancak burada bir başka önemli gerçeği de kayda geçirmek gerekir: Erhürman Cumhurbaşkanı seçildiğinde artık CTP Genel Başkanı olmadığını ve Cumhurbaşkanı olarak tarafsız hareket edeceğini açıkladı. Ayrıca dış politikadaki sorumluluklarını Türkiye ile yakın istişare içerisinde yürüteceğini söyledi.

O halde mesele daha da açık hale gelmektedir.

Erhürman’a sorulması gereken soru şudur:

Dokuz yıl Genel Başkanlığını yaptığınız CTP’nin tüzüğünde bulunan “Federal Kıbrıs Cumhuriyeti” ve “militarizmin etkisinden ve üslerden arınmış” Kıbrıs hedefleri bugün sizin de nihai çözüm modeliniz midir?

Değilse nerede ayrılıyorsunuz?

“EGEMEN EŞİTLİK” İLE “SİYASİ EŞİTLİK” AYNI ŞEY DEĞİLDİR

Bu tartışmanın belki de en önemli kavramsal noktası budur.

Egemen eşitlik başka, siyasi eşitlik başkadır.

Egemen eşitlik tarafların statüsüyle ilgilidir.

Siyasi eşitlik ise CTP tüzüğünün bizzat gösterdiği üzere iki toplumlu ve iki bölgeli federal model içerisindeki güç paylaşımı anlayışının parçasıdır. CTP, “toplumların siyasal eşitliğine dayalı” Federal Kıbrıs Cumhuriyeti hedefini açıkça tüzüğüne yazmıştır.

Dolayısıyla iki kavram birbirinin yerine kullanılamaz.

Bir tarafta Kıbrıs Türk halkının ve KKTC’nin uluslararası statüsü tartışılmaktadır.

Diğer tarafta kurulacak ortak federal devlet içerisindeki iki toplumun siyasi konumu tartışılmaktadır.

Bunlar aynı siyasi model değildir.

KKTC VARKEN NEDEN “FEDERAL KIBRIS CUMHURİYETİ”?

Sorunun özü aslında son derece basittir.

KKTC vardır.

Cumhurbaşkanlığı vardır.

Cumhuriyet Meclisi vardır.

Hükümeti vardır.

Yargısı vardır.

Vatandaşlığı vardır.

Bayrağı vardır.

Toprağı vardır.

CTP de bu devletin anayasal siyasi düzeni içerisinde faaliyet göstermektedir.

Buna rağmen CTP’nin tüzüğünde nihai hedef olarak “Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması ve yaşaması” yazmaktadır.

Bu nedenle CTP’ye yöneltilmesi gereken temel soru şudur:

Nihai siyasi hedefiniz KKTC’nin egemen eşit bir devlet olarak uluslararası statüsünün yükseltilmesi midir, yoksa KKTC’nin yerine geçecek yeni bir Federal Kıbrıs Cumhuriyeti midir?

Federasyon savunulacaksa açıkça savunulsun.

İki devlet savunulacaksa o da açıkça söylensin.

Kıbrıs Türk halkının geleceği konusunda belirsizliğe yer bırakılmamalıdır.

TARTIŞMA SUÇLAMAYLA DEĞİL, BELGEYLE YAPILMALIDIR

CTP’nin tüzüğü önümüzdedir.

Federal Kıbrıs hedefi orada yazmaktadır.

“Militarizmin etkisinden ve üslerden arınmış” ifadesi orada yazmaktadır.

Erhürman’ın dokuz yıl CTP Genel Başkanlığı yaptığı resmi kayıtlardadır.

Milletvekili maaşının 2026 başında yaklaşık 8.500 sterlin brüt olduğu yönündeki hesaplama kamuoyuna açıklanmıştır.

Bunlar üzerinden soru sormak yeterlidir.

Belgesi bulunmayan istihbarat, gizli finansman veya kişilerin niyetlerine ilişkin iddiaları gerçekmiş gibi ileri sürmeye gerek yoktur. Çünkü açık belgelerin ortaya çıkardığı siyasi sorular zaten yeterince önemlidir.

CTP açıklamalıdır:

Federal Kıbrıs hedefiniz devam ediyor mu?

“Militarizmin etkisinden ve üslerden arınmış” Kıbrıs’ta Türk askerinin statüsü ne olacak?

Türkiye’nin garantörlüğü devam edecek mi?

KKTC’nin gelecekteki statüsünü nasıl tarif ediyorsunuz?

Ve Erhürman da açıklamalıdır:

Dokuz yıl Genel Başkanlığını yaptığınız partinin tüzüğündeki bu nihai hedefler bugün sizin Cumhurbaşkanı olarak savunduğunuz hedefler midir, değil midir?

Çünkü tartışmanın özü ne maaştır ne de bir parti tüzüğündeki birkaç kelimedir.

Asıl mesele KKTC’nin geleceği, Kıbrıs Türk halkının siyasi statüsü ve Türk askerinin gelecekte Ada’daki konumudur.