Fener Rum Kilisesi Başpapazı Bartholomeos, 26 Ağustos 2026 tarihinde Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’yi ziyaret etti.

Görüşmenin temel konusu, Bodrum’un merkezinde yeniden yapılmak istenen Aya Nikola Kilisesi’ydi. Belediye Başkanı, projeyi maket üzerinden başpapaza anlattı. Daha sonra başpapaz ve beraberindeki heyetle birlikte alana gidilerek inceleme yapıldı.

Projeye “Aya Nikola Müzesi” adı veriliyor.

Fakat ortada onarılmayı bekleyen ayakta bir kilise yoktur.

Ortada çatısı çökmüş, duvarları hasar görmüş, freskleri korunmaya çalışılan tarihi bir yapı da yoktur.

Kilise yoktur.

Halk Eğitim Merkezi de yoktur.

Bugün esas olarak boş bir alan vardır.

Yapılmak istenen, mevcut bir tarihi eserin onarılması değil, onlarca yıl önce ortadan kaldırılmış bir kilisenin yeniden inşa edilmesidir.

Öyleyse bunun adı restorasyon değildir.

Bunun adı yeniden kilise yapmaktır.

ÖNCE TARİHİ DOĞRU ANLATALIM

Aya Nikola Kilisesi’nin yapım tarihi konusunda dahi kesinlik bulunmamaktadır.

Bodrum Belediyesi yapının 1780 yılında inşa edildiğini belirtmektedir. Bazı kaynaklar ise kilisenin bugünkü biçimiyle 1873 yılında yapıldığını yazmaktadır.

Eğer 1873 tarihi esas alınacaksa bu yapı, Yunanistan’ın bağımsız bir devlet olarak kurulmasından yaklaşık 40 yıl sonra, Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan Rum Ortodoks topluluğu için yapılmıştır.

Dolayısıyla bu yapıyı Bodrum’daki 1500 yıllık piskoposluk geçmişinin kesintisiz devamı veya erken Hristiyanlık döneminden kalan antik bir eser gibi sunmak doğru değildir.

Bodrum’un antik çağda bir piskoposluk merkezi olması başka şeydir; 18. veya 19. yüzyılda yapılmış bir Rum Ortodoks kilisesi başka şeydir.

Bunların arasına siyasi ve dini bir devamlılık çizgisi çekilmesi tarih değil, bugüne yönelik bir kimlik inşasıdır.

Kilise, 1923 Türk-Yunan nüfus mübadelesinden sonra cemaatsiz kaldı. Ardından sünger deposu, elektrik üretim alanı, sinema, tiyatro, nikah ve düğün salonu gibi farklı amaçlarla kullanıldı.

1969 yılında çökme tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle yıkıldı. Kalan bölümlerin üzerine veya çevresine daha sonra Halk Eğitim Merkezi yapıldı.

Yani alanın kullanım silsilesi açıktır:

Önce kilise vardı.

Kilise cemaatsiz kaldı.

Farklı amaçlarla kullanıldı.

1969’da yıkıldı.

Yerine Halk Eğitim Merkezi yapıldı.

Halk Eğitim Merkezi de daha sonra yıkıldı.

Bugün alanda yeniden yapılmak istenen, yaklaşık 57 yıldır mevcut olmayan bir kilisedir.

Bu nedenle “tarihi kilise restore ediliyor” ifadesi gerçeği tam olarak yansıtmamaktadır. Daha doğru ifade şudur:

Bodrum’un merkezindeki boş alana, eski bir Rum Ortodoks kilisesinin kopyası yeniden yapılmak istenmektedir.

BAŞPAPAZ BU PROJEDE HANGİ SIFATLA BULUNUYOR?

Dikkat edilmesi gereken asıl mesele budur.

Fener Rum Kilisesi, Bodrum’un antik adı olan “Halikarnassos”u bugün de yaşayan bir piskoposluk unvanı olarak kullanmaktadır.

Adrianos Sergakis isimli din adamı, Fener Rum Kilisesinin resmi kayıtlarında “Halikarnassos Piskoposu” olarak geçmektedir.

Kağıt üzerinde “Halikarnassos Piskoposu” unvanı yaşatılıyor.

Bodrum’da ise yok olmuş Aya Nikola Kilisesi yeniden yapılıyor.

Fener Rum Kilisesi Başpapazı, 26 Ağustos 2026 tarihinde Bodrum Belediye Başkanını ziyaret ediyor.

Belediye Başkanı, kilise projesinin maketini başpapaza sunuyor.

Ardından başpapaz ve heyeti alana giderek inceleme yapıyor.

Bütün bunların birbirinden bağımsız olduğunu kim söyleyebilir?

Başpapaz bu projede hangi sıfatla yer almaktadır?

Tarih uzmanı mıdır?

Mimari danışman mıdır?

Projenin gelecekteki kullanıcısı mıdır?

Yoksa Fener Rum Kilisesinin yaşatmaya devam ettiği sözde “Halikarnassos Piskoposluğu” için Bodrum’da yeniden somut bir dini merkez mi oluşturulmaktadır?

Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci bu sorulara cevap vermelidir.

YOK OLMUŞ BİR KİLİSEYİ NEDEN YENİDEN YAPIYORSUNUZ?

Öncelikle sorulması gereken en temel soru şudur:

Yok olmuş ve yerine başka bir kamu binası yapılmış bir kiliseyi, 57 yıl sonra yeniden inşa etme gereğini neden duydunuz?

Bu fikir Bodrum Belediye Başkanının aklına bir anda mı geldi?

Bu talep kimden geldi?

Fener Rum Kilisesinden mi?

Yunanistan’dan mı?

Bir vakıftan veya başka bir kuruluştan mı?

Bu projenin karar süreci ne zaman başladı?

Fener Rum Kilisesi bu sürecin hangi aşamasında devreye girdi?

Belediye Başkanı, bu projenin bütün kararlarını, görüşmelerini, mali kaynaklarını ve taraflarını Bodrum halkına açıklamalıdır.

BUGÜN MÜZE, YARIN KİLİSE Mİ?

Yapının “Aya Nikola Müzesi” adıyla açılacağı söyleniyor.

Fakat müze olarak yapılan bir yerde daha sonra ayin düzenlenip düzenlenmeyeceği açıklanmıyor.

Bir defalık ayinlerle başlayan kullanımın zaman içinde sürekli hale gelip gelmeyeceği bilinmiyor.

Fener Rum Kilisesine veya “Halikarnassos Piskoposu” unvanını taşıyan kişiye kullanım hakkı verilip verilmeyeceği de açıklanmıyor.

O halde belediye şu sorulara açıkça cevap vermelidir:

  • Yok olmuş bir kiliseyi neden yeniden inşa etme gereği duydunuz?
  • Bu talep kimden geldi?
  • Yapı yalnızca müze olarak mı kullanılacaktır?
  • Burada dini ayin yapılacak mıdır?
  • Yapı ibadete açılacak mıdır?
  • Fener Rum Kilisesine kullanım veya yönetim hakkı verilecek midir?
  • “Halikarnassos Piskoposu” burada dini faaliyette bulunacak mıdır?
  • Müze adıyla yapılan yapı zamanla faal bir kiliseye dönüştürülebilir mi?
  • Projenin giderlerini kim karşılamaktadır?
  • Fener Rum Kilisesi projeye hangi hukuki sıfatla dahil edilmiştir?

Bunlar din ve vicdan özgürlüğüne karşı sorular değildir.

Bunlar egemenlik, yetki, mütekabiliyet ve devlet ciddiyetiyle ilgili sorulardır.

SELANİK’TEKİ CAMİLER NE OLACAK?

Türkiye’de 57 yıl önce yıkılmış ve yerine başka bir kamu binası yapılmış kilise, boşaltılan arazi üzerinde yeniden inşa edilecekse aynı yaklaşım Yunanistan’daki Türk-İslam eserleri için de gösterilmelidir.

Selanik’te 1917 yangınında Saatli Camii ile birlikte 11 cami daha yanmış veya ağır hasar görmüştür. Yangından sonra şehir yeniden planlanırken bu camiler bırakın aslına uygun biçimde yeniden yapılmasını, yok edilmişlerdir.

Yangının çıkış sebebi ayrı bir tartışmadır. Ancak tartışmasız olan gerçek şudur:

Yunan yönetimi, yangında yok olan Türk-İslam eserlerini yeniden inşa etmek yerine Selanik’in Osmanlı-Türk kimliğini şehir planından büyük ölçüde silmiştir.

Bugün Saatli Camii yerinde yoktur.

O halde açık bir mütekabiliyet çağrısı yapıyorum:

Bodrum’daki yok olmuş Aya Nikola Kilisesi boş arazi üzerine eski görünümüyle yeniden yapılacaksa, Selanik’te tamamen yok olmuş Saatli Camii de aynı yöntemle ve aslına uygun biçimde yeniden inşa edilsin.

Bodrum’da yapılacak yapıya karşılık Selanik’te bir cami yapılsın.

Üstelik yalnızca müze olarak değil, Selanik’te yaşayan ve şehri ziyaret eden Müslümanların düzenli olarak ibadet edebileceği bir cami olarak açılsın.

Bodrum Belediye Başkanı, Fener Rum Kilisesi Başpapazına kilisenin maketini gösteriyorsa Selanik Belediye Başkanı da Batı Trakya’nın seçilmiş Türk müftülerine Saatli Camii’nin yeniden yapım projesini göstersin.

Bartholomeos Bodrum’da kilise alanını inceleyebiliyorsa seçilmiş Türk müftüleri, Türk din adamları ve Türk heyetleri de Selanik’te yeniden yapılacak caminin alanını incelesin.

Bodrum’da “çok kültürlü miras” deniliyorsa Selanik’in Türk ve Müslüman mirası da kabul edilsin.

Bodrum’da dini hoşgörü isteniyorsa aynı hoşgörü Selanik’te de gösterilsin.

TEK TARAFLI HOŞGÖRÜ OLMAZ

Yunanistan’da Türk kimliği inkar edilirken, Batı Trakya’daki Türklerin seçtiği müftüler tanınmazken, Türk okulları birer birer kapatılırken ve Osmanlı-Türk eserlerinin önemli bir kısmı asli kimliğinden uzaklaştırılmışken Türkiye’den sürekli yeni tavizler beklenemez.

Tek taraflı hoşgörü, hoşgörü değildir.

Tek taraflı dini özgürlük, özgürlük değildir.

Tek taraflı kültürel miras anlayışı da kültürel miras değildir.

Türkiye’de kilise yapılacaksa Yunanistan’da cami yapılmalıdır.

Türkiye’de Fener Rum Kilisesinin dini unvanlarına ve taleplerine alan açılacaksa Batı Trakya Türklerinin seçilmiş müftüleri de tanınmalıdır.

Türkiye’de yıkılmış bir kilise yeniden inşa edilecekse Selanik’te yok edilmiş bir Osmanlı-Türk camisi de aslına uygun biçimde yeniden ayağa kaldırılmalıdır.

Önce mütekabiliyet!

Önce eşitlik!

Önce karşılıklılık!

Bodrum Türk toprağıdır.

Halikarnassos ise Fener Rum Kilisesinin üzerinde dini yetki kurabileceği bir bölge değil, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki Bodrum’un antik adıdır.

Kimse “müze”, “turizm” ve “çok kültürlülük” söylemleri üzerinden Türkiye’nin şehirlerine yeniden dini yetki haritası çizemez.

Bodrum’a kilise yapılacaksa Selanik’e de cami yapılsın.

O zaman samimiyetlerini görelim.