Prof. Dr. Nevzat Tarhan Kalifornia Sendromu’nu şu ifadelerle tanımlıyor: “Bu kişiler başkaları açlıktan ölseler de bana ne düşüncesiyle hareket eder ve kendileri dışındaki kişiler hakkında kaygı hissetmemeye başlarlar. Kendine hayran olmak, ego fetişizmi de denilebilecek narsist eğilimler taşırlar. Bana zevk veren şeyler iyidir, zevk vermeyen şeyler kötüdür şeklinde düşünür ve iyi-doğru değerlerinde değişme yaşarlar…”
Küresel kapitalizm kendi değer algılarını benimseyen bir nesil ortaya çıkardı. Özgürlük, demokrasi, barış, sevgi gibi değerlerin içini boşaltarak, bu boşaltılmış değerleri birey ve toplumlara satmaya çalışan zihniyet ne yazık ki, hedefine ulaşma notasında epey yol kat etti. Son günlerde farklı tanımlarla dile getirilen Kaliornia Sendromu, aslında kapitalist zümrelerin karakterini birebir yansıtan bir sorun. Bunun üç belirtisi var: Zevke düşkünlük, bencillik ve yalnızlık…
Yalnızlık, bencillik ve zevke düşkünlük… Bu üç sorun sadece Batı toplumlarında değil artık Müslüman halkların da maruz kaldığı sorunlar arasında yer alıyor… İlkelerini paylaşım üzerine kuran İslam kültürüne karşın bizim insanlarımız tek kişilik adalarda yalıtılmış bir yaşam sürüyorlar. Hayallerini para ve mevkii üzerine kuran bu kişiler empati, şefkat ve paylaşım gibi değerleri geliştirme fırsatı bulamıyor. Ben odaklı bir bakış açısına sahip modern bireyler, maddiyat eksenli hayal ve hedeflerini kutsallaştırırken manevi alanda her gün biraz daha yoksullaşıyorlar. Zira manevi zenginlik, iman, ihlâs ve paylaşımla gerçekleşecek bir değerdir…
Batı toplumunu yakından tanıyan Adler hatıralarında şu ifadeleri kullanır: “Hastalarım ne zaman ki, topluma karışırsa, onlarla beraber olur onlara yardımcı olmayı başarabilirlerse kesinlikle iyileşmiş olacaklar.”
Bugün yalnızlaşma sorunu çağımızın getirdiği kronik bir sorun haline geldi. Masum halkların kanları ve kaynaklarıyla beslenen Amerika’da yapılan bir araştırmada kendilerini yalnız hissettiklerini söyleyen insanların sayıları yüzde elliyi aşıyor. Yalnız ve izole yaşayan fertlerin çoğunun atmış beş yaş üstünde yer alması ise yıkılan değerlerin acı sonucunu gösteriyor. Küresel kültür otonomiyi, bireyselliği öne çıkarırken fertleri bir araya getiren evrensel değerleri kendi çarkında öğütüyor. Bireysel hücrelerinde yaşayan fertler bencilleştiler ötekini kardeş olarak değil bir tehlike olarak algılamaya başlıyorlar.
Chicago Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre tek başına büyüyen çocuklar 20 yıl sonra çeşitli hastalıklara yakalanma riskini diğerlerine göre daha fazla taşıyor. İzole yaşayan erişkinler ise uyku sorunu, kalp krizi riski, stres ve kaygı bozukluğu gibi sorunlara duçar oluyorlar.
Başta da dediğim gibi kapitalist ideoloji varlığını sürdürebilmek için beklentilerine uygun bir insan prototipi oluşturmaya çalıştı. Bunun sonucunda ise manevi hastalıklar çığ gibi büyüdü. Peki, ne yapabiliriz? Allah’ın ipine sımsıkı sarılmadıkça bu sorunun üstesinden gelemeyiz.
Kalifornia Sendromu
Fatma Tuncer
Yorumlar
En Çok Okunanlar
Cem Küçük gözaltına alındı! Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve şantajla suçlanıyor
Amerika’da böyleleri de var... Şortla karşıladı, yüzüne bakmadı, telefonla oynadı: Netanyahu’yu adam yerine koymadı
SGK açıkladı: Emekli maaşından yüzde 10 kesinti yapılacak kişiler belli oldu
Altında ibre tersine döndü: 31 Temmuz gram altın kaç TL oldu?
İsrail ordusunda isyan: Askerler silah bırakıp üssü terk etti
Hedefte yine Müslümanlar var: Cemaat içerideyken kurşun yağdırdılar!
Partisi kebapçıya bile borçlandı! Bağışla bir siyasi parti hayatını devam ettirebilir mi? Peki, ama adaletli olan sistem hangisi?
Çatı uçuran fırtına geliyor: İşte 31 Temmuz hava durumu
UEFA ülke puanında son durum ne? Beşiktaş ve Başakşehir maçlarının ardından güncellendi
81 ilde okunacak Cuma hutbesi yayınlandı! (31 Temmuz 2026)