İktidarın terör örgütüyle bağlantılı olduklarını düşündüğü kişilerle ilgili olarak aldığı kararlar karşısında kafalarımız iyiden iyiye karıştı!

Önce terör örgütünün İmralı’da tutuklu bulunan liderine bir çağrıda bulundular

Silahlı örgütün dağıtıldığını ilan etmesini istediler.

Biz tam “bu çağrıyı nasıl yapacak” diye düşünürken “gel TBMM’de DEM Parti grup toplantısında konuş” dediler!

Yani beklenmedik bir barış havası estirdiler!

Kimileri bu çağrı ile ikinci çözüm sürecinin başlatılmış olduğunu düşünürken bu defa onları ters köşeye yatıran bir adım attılar!

Terör örgütü ile bağı olduğu iddia edilen CHP’li bir belediye başkanını görevden aldılar.

Ve yerine kayyum atadılar!

Kamuoyu içeridekilerin dışarı çıkarılacağı günlerin yakın olduğunu umarken bir de baktılar ki dışarıdakiler içeriye alınmaya başlamış!

Terör örgütü ile bağı olduğu iddia edilen kişiye bir süre önce belediye başkanlığına aday olduğu zaman temiz kâğıdı verilmesi tartışma konusu halini aldı.

Sahiden de bu işte bir terslik yok mu?

Gerçekten de iddia edildiği gibi terör örgütü ile bağı varsa belediye başkanlığına aday olduğu sırada bu durum niye dikkati nazara alınmamış olabilir?

İktidar sözcülerinin beyanları ilgili kişinin yıllardır terör örgütü ile bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Bu bağlantılar belediye başkanlığına adaylığı sırasında nasıl gözden kaçar?

Evet, son günlerde duyduklarımız ve gördüklerimiz karşısında kafalarımız hayli karıştı!

Kim haklı, kim haksız karar vermekte zorlanır hale geldik.

Yeni çözüm süreci ile barış ortamına doğru mu gidiyoruz yoksa yine kaos ortamlarında debelenip duracak mıyız?

Korkarız ki kaos ortamları bizi bekliyor.

Ve iktidar yıllardır olduğu gibi yine bir şeyleri birbirine karıştırmaya devam ediyor.

Ya da iktidarın barışa yönelik adımlarından rahatsız olan kimi çevreler devreye girerek beklenmedik işlere imza atıyorlar.