Öteden beri takip etmeye gayret ediyorum faaliyetlerini… Zaman zaman da burada yer vermeye çalışıyorum.
İslam İktisadı Araştırma Merkezi’nin (İKAM) Alan İzleme Raporları Projesi kapsamında hazırladığı, “İktisat İzleme Raporu 2023: Türkiye Ekonomisinin Görünümü ve Para Politikası Raporu” yayımlandı.
Raporun başlıkları şöyle: Liralaşma Stratejisi, Türkiye’de Enflasyonla Mücadele Hükümetin Rolü, Enflasyonla Mücadelede Şirket Kârlılıkları ve Ücretlerin Önemi, İslam Ekonomisi Perspektifinden Para Politikası.
Raporu okurken bir bölümünde oldukça dikkat çeken bir cümle ile karşılaştım. O cümle rapora şöyle yansıtılmış;
* “2023 yılının ikinci yarısında TL’nin değer kaybı istikrarlı ve kademeli olmuştur.”
Buradaki ‘istikrar’ kavramına dikkatinizi çekmek istiyorum.
İstikrar kelimesi, dilimizde oldukça sık kullanılan ve çoğunlukla ‘olumlu gelişmeler için sarf edilen’ kelimelerden birisi. Arapça kökenli.
Yine de açtım, Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlüğü’ne baktım; istikrar kelimesi ne anlama geliyor diye! TDK şu şekilde özetliyor istikrar kelimesini;
- “Aynı kararda, biçimde sürme, kararlılık, stabilizasyon”
- “Yerleşme, oturma, stabilizasyon”
- “Denge, stabilizasyon”
- “Ödemeler dengesinde, istihdamda düzen, stabilizasyon”
Ekonomist değilim ancak, mesela, şöyle cümleler kurulsa yerinde olur mu;
* “Hayat pahalılığı ‘istikrarlı bir şekilde’ devam ediyor!”
* “Emekli maaşları “istikrarlı bir şekilde” her gün biraz daha eriyor!”
* “Enflasyon ‘istikrarlı bir şekilde’ yükselmeyi sürdürüyor!”
* “Halkımızın yüzde sekseninin geçim zorluğu her an ‘istikrarlı bir biçimde’ artmaktadır!”
***
Biraz tuhaf değil mi; iyiye doğru seyretmeyen ekonomik gelişmeleri, iyi gelişmeleri aktarmakta kullanılan kavramlarla dile getirmek!
Yine de İKAM’ın İktisat İzleme Raporu’nun yararlı olmasını temenni ediyorum.
GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİ ARTIYOR!
İKAM Raporunda başka neler var? İktisat İzleme Raporu 2023 Temel Bulguları raporda özetle şöyle zikrediliyor: Bakalım;
* “Cari işlemler dengesinde Türkiye’nin dalgalı seyrinin devam ettiği görülmektedir.”
* “Türkiye’de ortalama %10 düzeyinde seyreden işsizlik oranları 2020’de %13, 1 seviyelerine kadar tırmanmış olsa da 2023’e gelindiğinde tekrar %9,4 seviyesine düşmüştür.”
* “Gelir dağılımı adaletsizliğinde yükselme trendi devam etmiştir.”
* “Kısa vadeli faiz oranları uzun vadeli faiz oranlarından anlamlı derecede yüksek seyretmiştir.”
***
Para Politikası Raporu’nda yer alan bazı temel bulgular ise şöyle sıralanıyor:
* “Türkiye ekonomisi, küresel likiditenin bol olduğu dönemde, cari açık gibi yapısal sorunlarını çözememiş ve büyümede sağlıklı bir kompozisyon yakalayamamıştır.”
* “TCMB’nin yüksek enflasyon ortamında politika faizini düşük tutması ve banka kredilerinin faizini de bu doğrultuda yönlendiren düzenlemeler yapması, ticari krediler başta olmak üzere kredilerde önemli bir artışa yol açmıştır.”
* “Kur Korumalı Mevduat gelir dağılımını bozucu etki yapmıştır.”
* “2021 Ocak ayından itibaren enflasyon beklentileri ile gerçekleşmeleri arasındaki bağlantı kopmuştur.”
* “Emtia piyasasında yukarı yönlü fiyat hareketlerine sebep olacak süreklilik arz eden dinamikler ya da darboğazlar şirketlerin kârlılıklarında beklenmedik artışlara neden olmaktadır.”
* “İşgücünün üretilen refahtan aldığı pay azalırken sermayenin aldığı pay artmaktadır.”
* “Kurumlar Vergisi’nin şirket kârlarından, kaynakta kesilen gelir vergisinin ise ücretten tahsil edildiği dikkate alındığında, içinde bulunulan enflasyonist ortamın ücretlerden değil artan şirket kârlılıklarından kaynaklandığı ifade edilebilir.”
* “Bugün hükümetler aşırı karlara göz yummak ile seçici ve stratejik fiyat kontrolleri uygulamak arasında kaldıkları seçimde politik tercihlerini şirketlerin aşırı kârlarını görmezden gelmek yönünde kullandıkları görülmektedir.”
***
Esasen ‘essahlı’ eleştiriler, günümüz ekonomi politikasına… Ama öyle kelimelerle dile getirilmiş ki sanki iyiye bir gidiş var hissine kapılıyor insan. Tuhafıma giden de bu!
MİLLÎ GAZETE’M
Millî Gazete’m;
* Ümmeti şefkatle kucaklayan bir annedir.
* Çocuklarına kol kanat germede bir babadır.
* Kardeşlerini tehlikelere karşı korumakta bir ağabeydir.
* Yere düştüğünde elbiseni temizleyen abladır.
* Milli ve manevi değerlerini öğretmede bir okuldur.
* Her işinde ahlakı öncelemeyi tavsiye eden bir tarikattır, yoldur.
* Hakikati haykırmakta bir şeriattır.
* Ümmetin kanayan yarasını anlatan aşktır.
* Emperyalizmin korkulu rüyası, Siyonizm’in kâbusudur.
* Muhafazakârların çözemediği bulmacadır.
* İslam Birliği yolunda uğranacak ilk handır.
* Manevi kirlerimizden temizleyen hamamdır.
* Okumayanın dünyevi ve uhrevi saadeti kaçıracağı servettir.
* Sen benim için bir gazeteden öte sevdamsın.
* Mücadele azmimsin.
* Bitmeyen cihadım, medeniyet tasavvurumsun.
* Ümmeti aydınlatmak için 12 Ocak 1973’te doğan Erbakan Hocamın emaneti, Millî Görüş’ün ikinci evladısın.
* Rabbimize hamd olsun.
* Kutlu yürüyüşün mübarek olsun.
* Selam ve dua ile…
(Cuma Şahin, AGD-MGV, Adana)
FAHRETTİN ALTUN’DAN ÖNEMLİ ÇALIŞMA!
Enformasyon ve dezenformasyon… Çok eski çağlardan bu yana toplum ilişkileri açısından çok önemli iki kavram…
Bu iki kavramı daha yakından tanımamıza vesile olan ve iki kavramla ilgili önemli bilgiler veren bir kitaptan söz etmek istiyorum.
Kitabın adı; “Toplumlar Arası İletişimde Yeni Dönem; Enformasyon Savaşından Dezenformasyon Savaşına”
Editörlüğünü, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun'un üstlendiği, 304 sayfadan oluşan eser, Paradigma Yayınları'ndan çıktı.
Fahrettin Altun, kitapla ilgili olarak, "Dezenformasyon ve manipülasyon konusunu çok boyutlu ve çok katmanlı olarak inceleyen, alandaki önemli bir gediği doldurmaya aday olan bu kitabın yeni çalışmalara kaynaklık etmesini ve uygulamaya yönelik faaliyetlere kapı aralamasını temenni ediyorum" diyor.
***
Kitapta yazısı yer alan yazarlar: Fahrettin Altun, İsmail Çağlar, Oğuzhan Bilgin, Mesut Aytekin, Enes Bayraklı, Şeyma Filiz, Oğuz Kuş, Metin Erol, Yunus Emre Ökmen, Derya Gül Ünlü, İsmail Akdoğan, Yusuf Adıgüzel.
***
Paradigma Yayınları, Bereketli Sokak No: 20 Kuzguncuk, Üsküdar /İstanbul Tel: +90 216 342 03 13. Mail: [email protected]

