Tarih, 10 Nisan 2009…

29 Mart 2009 seçimlerinin hemen sonrası…

Siyaset yasağı henüz kalkmış olan Erbakan Hoca kameraların önüne geçti ve şu açıklamaları yaptı;

* “Saadet Partimiz seçimlerde önemli bir başarı elde etmiştir. İktidara yürüyeceğiz, Türkiye ve insanlık bu şahlanışla kurtulacak.”

*  “Bizim için neferlik ile liderliğin hiçbir farkı yok. Biz ‘aktif siyaset, siyaset’ diye bir şey kabul etmiyoruz. Biz bunu ibadet aşkıyla yapıyoruz. Elbette bu aktif olacak, bütün gayretimizle ne yapabileceksek yapacağız. ‘Siyasete girdim, çıktım’. Bizde böyle şey yok. Biz, buradan çıkamayız. Bütün gücümüzle vatan, millet için çalışmaya mecburuz.”

*  “Her zaman belirttiğimiz gibi kapının dışında hangi levhanın asılı olduğu değil, kalbin içinde hangi gaye ve gayretin bulunduğu önemlidir.”

*  “Milli Görüş 29 Mart seçimlerinde yüzde 5.2 oy alarak üçüncü şahlanışını başlattı. Saadet Partisi ‘parlayan bir yıldız’ haline geldi. AKP, Milli Görüş gömleğini çıkartıp işbirlikçilik gömleğini giyen bir politika yürüttüğü için 29 Mart seçimlerinde yüzde 48’den yüzde 38’e düşmüş ve ufalanarak kaybolma trendine girmiştir. Saadet Partisi büyük bir atılımla yeniden iktidara gelecektir.”

*  “AK Parti’deki kardeşlerimiz bizim evlatlarımızdır. Biz onların şahıslarına karşı sevgimizi aynen muhafaza ediyoruz. Onların da bize olan sevgilerini muhafaza ettiklerini biliyorum ve söylüyorum. Bizim tenkitlerimiz politikalarının yanlışlığınadır. Bir babanın hata yapan evladına ikazıdır bizim yaptığımız. ‘Evladım şu içki yerine gitme, şu kumarhaneye gitme...’ Nasıl baba evladına böyle tembih ederse biz onlara ‘bakın şu kapitalizmin peşine gitmeyin, işbirlikçilik yapmayın’ diye bir baba şefkatiyle bunları söylüyoruz.”

* “AK Parti’deki kardeşlerimiz eninde sonunda bu yanlış politikaları bırakarak yuvaya dönecekler. Bu böyle gitmez. Bugünkü ekonomik krizi, işsizliği bu tuttukları yoldan önleyemezler. Türkiye’nin temel meselelerini bu politikalarla çözemezler. Mutlaka yuvaya dönecekler, yeniden Milli Görüş gömleğini giyecekler. O gömleği çıkarttığınız zaman haliniz böyle olur, 15 milyon işsiz olursunuz, insanların dörtte üçü açlık sınırının altında olur ve böylece krizlerin içerisinde kıvranır durursunuz.”

***

31 Mart 2019 seçimleri sürecinde, mitinglerde, Erbakan Hoca farklı kesimler tarafından sürekli anıldı, dile getirildi. Yukarıdaki satırları şunun için hatırlattım; işte Erbakan Hoca budur!

LÜGATİNDE ‘YENİLGİ’ KELİMESİ OLMAYAN LİDER: ERBAKAN HOCA!

Milli Görüş Lideri Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın lügatinde‘yenilgi’ kelimesi yoktu.

Birçok özelliği ve meziyeti ile daha yıllarca konuşulacak, hakkında tezler yazılacak olan Erbakan Hocamızın öne çıkan en büyük hususiyetlerinden biri de hangi ahval ve şerait altında olursa olsun “hak” yoldan yürümeye, ilerlemeye devam etmesiydi…

Girdiği her seçim sonrası, hangi oranda oy alırsa alsın yaptığı basın toplantılarında ilk şu cümleyle başlardı, Erbakan Hoca; “Partimiz, bu seçimlerden de büyük bir başarı ile çıkmıştır…”

Tıpkı yukarıdaki örnekte olduğu gibi…

ERBAKAN HOCA BİR FENOMENDİ

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan ‘yılmayan’ bir lider, küsmeyen bir kişilikti. Sünger gibiydi…

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan bütün hayatını istikrarlı bir şekilde Milli Görüş davasına adayan bir ‘dava’ insanıydı.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan merhametli bir insandı, iyi bir baba ve iyi bir eşti.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan başbakanlık yaptığı kısa süre içinde büyük hizmetler yaptı, iz bıraktı. Sadece emeklilerin duaları bile Hoca’ya yeter.

* Kim ne derse desin, Erbakan Hoca, en badireli ortamlarda bile gemisini karaya çıkarmak için kanının son damlasına kadar savaşmıştır. Kapatılan Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve son olarak da Saadet Partisi Hoca’nın legal ve meşru çalışmalarının illegal yöntemlerle engellendiğinin bir foto romanıdır, adeta.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan İmam Hatip Liseleri’nin hamisidir. Siyasi hayatı boyunca verdiği mücadeleyle imanlı bir gençlik yetişmesi için tüm eforunu sarf etmiş, bu uğurda büyük kavga vermiş, direnmiş, gerektiğinde koalisyonlar bozmuş mümin bir insandır.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan başbakanlığı döneminde oluşturduğu ‘havuz’ sistemiyle ranttan nemalanan bazı kesimlere korkulu rüyalar yaşatmış bir insandır.

* Kim ne derse desin; 1980 öncesinde Necmettin Erbakan’la neredeyse özdeş hale gelen ve kimileri tarafından ‘ti’ye alınan ‘Ağır Sanayi Hamlesi’nin yıllar sonra ülkenin en temel konusu olduğu açık seçik anlaşılmıştır.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan hayatının sonuna kadar Milli Gazete’nin abone kampanyalarına katılacak kadar basına büyük önem vermiş, TV’lerin kurulmasına önayak olmuş bir iletişimcidir.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan için bir kişi bile çok önemlidir. Mitinglerini izlerken birkaç kişi için bile seçim otobüsünü durdurup, “Bu mahşeri kalabalık”la başlayan cümleler kurduğunu bilirim.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan kadrocudur. Yanında hiç değişmeyen bir kadrosu hep vardı. Bu manada Erbakan için “vefa” sadece İstanbul’da bir semt adı değildir.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan tasavvuf ahlakını almış bir siyasetçidir. Merhum Mehmet Zahit Kotku Hazretleri-İskenderpaşa tutkusu herkesin malumudur.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan en zorlu rakiplerine bile hitap ederken inceliği ve zarafeti esas almış, köklü bir aileden gelen mümtaz bir şahsiyetti.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan iyi bir insandı.

* Kim ne derse desin; Necmettin Erbakan bir fenomendi.

***

Not: Yazımı yazdığım saatlerde henüz sandıklar açılmamıştı. 31 Mart 2019 Mahalli Seçimlerin sonuçlarını gelecek yazımda değerlendireceğim, inşallah…