Bir solukta, elimden hiç bırakmadan okudum, Orhan Buyruk’un, “Siyonist Sorgu; İsrail Zindanlarında Bir Türk!” kitabını.

Kitabı bitirdikten sonra şu düşüncelere daldım;

* Bu katil ve zalim devlette hiç mi hiç insaf yok!

* Bu katil ve zalim devlette hiç mi hiç vicdan yok!

* Bu katil ve zalim devlette hiç mi hiç insan haklarına saygı yok!

* Bu katil ve zalim devlet hiç mi hiç kural ve kanun tanımıyor!

* Bu katil ve zalim devlette hiç mi hiç ‘elalem sonra ne der!’ kaygısı yok!

* Bu katil ve zalim devlet gaddar mı gaddar!

* Bu katil ve zalim devlet vahşi mi vahşi!

* Bu katil ve zalim devlet, işkenceden zevk alıyor!

* Bu katil ve zalim devlet, kendisinden başkasını insan yerine koymuyor!

* Bu katil ve zalim devletin hiçbir şekilde bir ölçüsü bulunmuyor!

* Bu katil ve zalim devlet bir kez daha Ortadoğu’nun ‘çıbanbaşı’ olduğunu ortaya koydu!

* Bu katil ve zalim devletin hiçbir normu yok!

***

Orhan Buyruk, 2016 yılında Kudüs’e gitti.

Buyruk, Tel Aviv Ben Gurion Havaalanı’nda, İsrail Gizli İstihbarat Servisi MOSSAD tarafından ajanlıkla suçlanarak tutuklandı.

Günlerce tek kişilik hücrede, cezaevinde ve sorguda kaldı. 3 günü cezaevinde, 19 günü hücrede, 22 gün esir kaldı. 3 kez mahkemenin karşısına çıkarıldı. Saatlerce sorgulandı. Sorgu sürecinde yaşatılan psikolojik baskıları, 35 saat aralıksız süren sorgu anlarını çok farklı ve çarpıcı bir üslupla kitabında aktarıyor.

Kitapta gözaltı sürecinden, tek kişilik hücreye, sorgulamalara, hapishane günlüklerine ve hapisteki Filistinlilerle yaşadığı ilginç anılara yer veriyor.

Kitabın son bölümünde İsrail’in Kudüs ve Mescid-i Aksa üzerindeki planlarını etraflıca inceliyor, okuyucuya Mescid-i Aksa’yı bekleyen tehlikeler konusunda uyarıcı görev üstleniyor, Buyruk.

Orhan Buyruk, Siyonist zindanlarındaki hatıraları ile Filistin davasına farklı bir bakış açısı getiriyor, bu kitabında.

Mutlaka ama mutlaka okuyun derim…

(‘Siyonist Sorgu! İsrail Zindanlarında Bir Türk’, Çığır Yayınları; Tel: 0212 909 41 52)

İMAM HATİPLİLER KURULTAYI

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, her yıl düzenlediği İmam Hatipliler Kurultayı’nın 16.sını, 7-8 Eylül 2109 tarihlerinde Malatya’da gerçekleştiriyor.

Bu yıl “ehliyet ve liyakat” vurgusuyla gerçekleştirilecek kurultaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da iştirak edecek.

Her yıl geleneksel olarak düzenlenen İmam Hatipliler Kurultaylarında, hem tüm yılı değerlendirme hem de gelecek açısından bir vizyon çizme noktasında önemli konular ele alınarak tartışmalar yapılıyor.

Bu tartışmalardan çıkan sonuçlarda imam hatip kimliği,

okullardaki eğitim kalitesinin iyileştirilmesi, eksikliklerin giderilmesi ve hangi noktalarda ileriye dönük çalışmalar yapılacağı konusunda ön açıcı oluyor.

Ayrıca her yıl düzenli olarak açıklanan yılın şiarı da bu kurultaylarda duyuruluyor.

Bu yılın konularından birisi “ehliyet ve liyakat”.

Program genel hatları ile şu şekilde;

* Açılış ve selamlama konuşmalarının ardından yapılacak birinci oturumda, “Eğitim-Ehliyet ve Liyakat”

başlıkları masaya yatırılacak. Bu oturumda Bilişim Vadisi Genel Müdürü Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve MEB eski Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Alparslan Durmuş konuşmacı olacak.

* İkinci oturum ise, “Güven Toplumunun İnşasında Ehliyet ve Liyakat” başlığıyla yapılacak. Burada da Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş ve İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Tuncel’in birer konuşması olacak.

* “İmam hatip okulları ve değerlerimiz” başlıklı üçüncü oturumda, “Gençlikte Ehliyet ve Liyakat” konusunu Genç ÖNDER Başkanı Resul Çiftçi ve “İmam Hatiplerin Rolü” konusunu da Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz ele alacak.

* Dördüncü oturum, “Derneklerimizde Örnek Uygulamalar.”

* Beşinci ve son oturum, “Değerlendirme

ve Sonuç Bildirgesi” ile sona erecek.

***

İmam Hatipliler Kurultayı’nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum…

ŞULE YÜKSEL ŞENLER...

Erzincan İmam Hatip Lisesi, ortaokul 1. sınıfta üst sınıf ağabeylerden aldığım, sayfaları yıpranmış ve kapak rengi solgun (kim bilir kaç öğrencinin elinden geçen) bir “Huzur Sokağı” romanı sayesinde kitabı ve okumayı sevdim ben...

Uzun süredir rahatsızdı, rahmet-i Rahman’a kavuştu, Şule Yüksel Şenler Hanımefendi. Allah (cc) rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Peygamberimiz Efendimiz’e (sav) komşu olsun inşallah...

***

Bu vesile ile Şule Yüksel Şenler hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum;

* Aslen Kıbrıslı. 1960’lı yıllarda gazete yazıları ve konferanslarla ün kazandı.

* 21 yaşında gazetecilik yapmaya başladı.

* 1965’te mütesettir oldu, kapandı.

* Yeni İstiklal gazetesindeki yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı.

* Anadolu’yu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmalar başlattı.

* Onu taklit eden genç kızların başlarını aynı şekilde örtmeleriyle bu tarz örtü “şulebaşı” olarak anılmaya başlandı.

* Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a yazdığı bir mektup yüzünden cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı, sekiz ay cezaevinde kaldı. Cumhurbaşkanı’nın af talebini geri çevirdi.

* Hür Söz, Yeni İstiklal, Babıalide Sabah gazetelerinde kadın sayfası yaptı.

* Bugün gazetesinde 1967-71’de köşe yazarı idi. Seher Vakti dergisi başyazarı oldu. 1971’de hapis yattı.

* 1980 sonrası Millî Gazete’de yazılar kaleme aldı.

***

Şule Yüksel Şenler, özellikle Huzur Sokağı romanıyla genç nesiller üzerinde derin izler bıraktı.

Hoş bir sadâyla ebediyete irtihal etti.

Makamı âli olsun…