“İnsanları Allah yolundan alıkoydular, Allah’ı inkâr ettirmek için çalıştılar, Mescid-i Haram›a girmeye engel oldular ve halkını oradan çıkarmaya çalıştılar, Müslümanları öldürmek, iman edenleri dinden döndürmek için gayret gösterdiler” diye duysanız veya okusanız aklınıza hemen ne gelir.
Yaşlılarımızın aklına Türkiye gelebilir.
Kur’an okuma ve okutmanın yasak olduğu, okutan hocaların en ağır şekilde cezalandırıldığı, yıllarca hacca gitmeyi yasakladıkları… Gibi kötü şeyler akla gelir.
Bunlar olmadı diyenlere, geriye fazla gitmeye gerek yok, Ecevit, Mesut Yılmaz, Devlet Bahçeli hükümetinde bu milletin meclisinden çocuklara Kur’an okutma yasağı kanunu çıktı ve en acımasız şekilde uygulandı.
Makalenin birinci paragrafında yazdıklarım, Mekke putperestleri tarafından uygulanmıştır.
Sevgili Peygamberimize iman etmeyenler, Müslümanların namaz kılmalarını engellemişler.
Rabbimiz haber veriyor:
“Yasaklayanı gördün mü
“Bir kul namaz kıldığında,” (Alak süresi ayet 9-10)
Şu anda yaşayan, genç ve ihtiyarlarımız, Türkiye’nin en yaman araştırmacı gazetecilerinin ellerinde kameralarla okullarda mescit taraması yaptıklarını, buldukları mescidi, petrol çalan Amerikalı generali teşhir ediyormuş gibi teşhir ettiklerini bilirler.
Şu anda Çin hükümeti, Doğu Türkistanlılara, Mekke müşriklerinin yaptığını yapıyorlar.
Bu haftanın haberi olarak geçen Kudüs’te Mescid-i Aksaya girişleri engelleme işi, Mekke putperestlerinin yaptığını tekrarlamaktır.
Rabbimiz haber verir.
“Sana haram ayından, (Recep, Zilkade, Zilhicce, Muharrem), ondaki savaşı sorarlar. De ki: «Onda savaşmak büyük (günah)dır. Allah yolundan alıkoymak, O’nu inkâr etmek, Mescid-i Haram›a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük (günah) dır. Fitne (zorla İslam dininden döndürmeye çalışmak) öldürmeden de beterdir. Eğer güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. Sizden kim dininden döner ve o, kâfir olarak ölürse onların yaptıkları dünya ve ahirette boşa gitmiştir. Onlar ateşin yaranıdırlar ve onlar orada ebedi kalıcıdırlar.» (Bakara süresi ayet 217)
Sonuç ne olmuş, Mekke parlamentosunun güçlü üyelerinden saldırgan Ebu Cehil, Bedir harbinde gebertilmiş, Mekke fethedilmiş, Ebu Cehil’in oğlu da Müslüman olmuş.
Rabbimiz geçmişte olanlar için yine Kur’an’ında haber verir.
“….Sizi Mescid-i haramdan engelleyen topluma olan düşmanlığınız, haddi aşmanıza sebep olmasın, iyilik ve takvada yardımlaşınız, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayınız. Allah’tan sakının, Allah›ın cezası şiddetlidir.” (Maide süresi ayet 5/2)
İsrail, İsraiiiiil, atalarınıza Avrupalılar İspanyada katliam uygularken kaçabilenleri bağrına basan bu Müslümanları Mescidi Aksaya girmekten engellemen, ecelini hızlandırmaktan başka bir şeye yaramaz.
Nuh’un kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi, Fravun, Nemrut, Lut kavmi… gibi tarihte peygamberlere imanı engelleyen, iman edenlerin mescidlerini yıkanlar hep kaybetmişlerdir.
Rabbimiz, iman edenleri mescitlerden alıkoyanlara azab edeceğini haber verir:
“Onlar Mescidi Haram›a layık olmadıkları halde, Mescidi Haram›dan (mü›minleri) alıkoyanlara, Allah niçin azap etmesin. O (Mescidi Haram) nun mütevellileri ancak müttakilerdir. Ancak onların birçoğu bilmez.” (Enfal süresi ayet 34)
Azab da hem bu dünyayı içine alır hem cehennem azabını içine alır.
Mekke’de dövülen, işkence edilen, evinden yurdundan çıkarılan ashabı kiramın bir gün gelip Mekke’yi kansız fethetmesi kâfirler için en büyün azaptır aslında.
“Şüphesiz kâfirler, mallarını Allah yolundan alıkoymak için harcarlar. Yakında yine harcayacaklar. Sonra bu onlara yürek acısı olacak sonra da mağlup olacaklar. Kâfirler cehennemde haşr olacaklar.” (Enfal süresi ayet 36)
Günaha girmek, cehennemdeki azabını artırmak için dolarlarınızı harcıyor, çocuklarınızın ölmesine ve bir an önce ahiret azabına kavuşmasına çalışıyorsunuz. Yapmayınız, etmeyiniz.
Başkalarına acımanızı istemiyoruz, bari kendinize acıyınız, yavrularınıza acıyınız, torunlarınızı bu dünyada savaşın içine atıp ahirette cehenneme sallamak için paralarınızı telef etmeyiniz.
İsrail, bütün bunları sana derim.
Bütün İslam düşmanları siz işitin, anlayın ve aklınızı başınıza alın.