Türkiye nin güneydoğusunda meydana gelen terör olayları

ve Ortadoğu nun bir alev topuna dönmesinin altında yatan nedenler farklı

gözükse de; asıl neden batı tarafından enerji yataklarını ele geçirmek ve

enerjinin taşınma yollarının açık tutmaktır. Batı bu bağlamda her türlü

enstrümanı kullanmayı meşru saymaktadır. Bir takım güçlerin bunu başarabilmesi için, İslamiyet i, Anadolu ve

Mezopotamya dan tümü ile söküp Arap Yarımadası na kovmak ve oraya hapsetmek

istiyor. Batı karşımıza geçip, gözlerimizin içine bakarak, emin ve kararlı bir

proje işliyor. Ülkemizde; bu projenin içerisinde işbirlikçi hainlerde var.

İslamiyet in Arap Yarımadası na kovulma, diğer bir

şekilde ifade edersek hapsedilme projesi ile karşı karşıya olduğumuzu millet

olarak farkına varmamamız mümkün değil. Türkiye nin Güneydoğu suna ve

Ortadoğu ya baktığımızda; gerek Kürt sorununun bölgedeki gelişim süreci gerekse

Suriye ve Irak üzerinden yayılma eğiliminde olan mezhep çatışmalarının kırılma

noktalarının seyir çizgisi, bunun ipuçlarını vermektedir.  Tunus tan Basra Körfezi hattına kadar

oluşturulmak istenen kaosun hangi boyutlara varabileceğini tahmin bile etmek

istemiyorum. Hem Türkiye nin Güneydoğu sunda hem de Ortadoğu da üst akıl

devrede olduğu bariz bir şekilde görülmektedir.

Kürt sorununun bu bölgede aldığı şekil, 20. yüzyılda ulus

devletlerin zulüm, baskı ve ötekileştirmelerine maruz kalan Kürtlerin,

özellikle örgütlü seküler Kürt siyasetinin, bunun faturasını tüm bir İslam

dünyasına, hatta İslam dinine ödetme çabaları ve bu yöndeki ayrıştırma ve

rövanş alma duygusu ile hareket etmesi, gelecekte vahim bir tablonun karşımıza

çıkacağının emarelerini taşımaktadır. 2014 yılında Kobani bahanesiyle sokağa

inen PKK yandaşları, kurban eti dağıtan 4 genci, linç ederek öldürmesi bunun en

bariz örneği değil midir

Yürütülen bu projelerde İsrail i göz ardı edemeyiz. Eğer

sorumlu olarak batıya odaklanırsak asıl meseleyi kaçırmış oluruz. Rab Yahova

tarafından kendilerine vaat edildiğine inanan Siyonist Yahudiler Filistin

topraklarına yerleştikleri günden beri, kendi güvenlikleri için Ortadoğu yu

bölmek ve küçük idare edilebilir devletler haline getirmek için, sessiz ve

derinden projeler yürütmekteler.

Siyonist İsrail sadece Filistin toprakları değil, Nil den

Fırat a kadar olan toprakların tamamının (bu topraklar içinde Türkiye nin

Güneydoğu ve Doğunun tamamı vardır) kendilerine ait olduğuna inanıyorlar.

Türkiye nin güneydoğusundaki olaylara birde bu yönden bakmaksak büyük resmi

göremeyiz ve yapılanlara anlam veremeyiz.

Kürt siyasi hareketleri,1960 lı yıllara gelindiğinde

artık sosyalizmi benimsemiş, seküler milliyetçi bir renge bürünmüştü. 60 ların

sonu ve 70 lerin başlarına gelindiğinde Kürt siyasi hareketleri üzerinde katı

bir komünizm tekeli oluşur. Sovyetlerde 11 yıl kalan Molla Mustafa Barzani

1958 de Irak a döner Molla Mustafa nın kendisi komünizmi benimsememiş olup

namaz ve oruç gibi ibadetlerini muhafaza etmiş olmasına karşın çevresi iyice

komünist ideolojinin etkisine girer. Osmanlı yıkılmış, Türkiye Cumhuriyeti

kurulmuş ve hilafet kaldırılmıştı. Böylece ümmet boşta kalmış, İslam dan

uzaklaşarak, ırkların arasına milliyetçi ve komünist akımlar aşılanmıştır.

Batı, birlik ve birbirine bağlı bir ümmetin bulunduğu topraklardaki enerji

yataklarını sömürmesi mümkün değildir. Bundan dolayı İslam dünyasının içine

nifak sokulmuş, mezhepler karşı karşıya getirilmiştir. Müslümanlar kendi

aralarında savaşırken, batı ise yeraltı zenginliklerine el koymuş ve kendi

ülkesine nakletmiştir. (Devam edecek)