HADİSİN RAVİLERİNİN KISA BİYOGRAFİLERİ
Bisr
el-Ganevî
Künyesi Ebû Abdullah tır. Kaynaklarda ismi Bisr el-Ganevî ya da Bisr el-Has ami
şeklinde geçmektedir. Ashabın hayatından bahseden elimizdeki kaynaklarda, onun
sahabî öldüğünü ve Hz. Peygamberin sohbetinde bulunduğunu kaydedilmektedir.
Yine onun biyografisine yer veren eserlerde, fetih hadisini ilk rivayet eden
kişi olduğu zikredilmektedir. Ne yazık ki, Bisr el-Ganevî nin vefat tarihi
hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlayamadık.
Hadisi zayıf görenler sahabi Bişr el-Ganevinin yeterince tanınmadığını
söyleyerek hadisi zayıf saymaya çalışmışlardır. Yani onlara göre hadis ravisi
meçhuldür. Meçhul ravi zayıflık sebebidir. Bana kalırsa bu zorlama bir yorum.
Çünkü tabakat kitaplarında kendisinden sahabi diye bahsedilmektedir. İstanbulu
alan bir Türk değil de Arap olsaydı Araplar bence başka bakarlardı. Gerçi
selefiler genelde eleştirmektedir. Onların şeyhi Albani her ne kadar Arap
olmasa da Araplaşmıştır. Sonuçta bu ahkamla ilgili bir hadis değildir. Ahkamla
ilgili olmadığı ve terğip niteliğinden olduğundan zayıf hadis olması da konunun
önemini azaltmaz. Sonuçta zayıf hadisler mevzu/uydurma değildir.
Abdullah b. Bisr el-Ganevî (o. 125/743)
Yukarıda bahsedilen Bisr el-Ganevî nin oğludur. Künyesi Ebû Ümeyr olan Abdullah
Küfe de ikamet etmiştir ve tabiûnun orta tabakasındandır. El-Has amî ve
el-Kâtib nısbesiyle tanındığı bildirilmektedir. Babası Bişr den fetih hadisini
işitmiştir.
Hocaları arasında babası Bişr den başka Ebû Zur a b. Amr b. Çerîr
zikredilmektedir. Şu be b. Haccac (o. 160/776 ), el-Velid b. el-Muğîre (o.
172/788), Sufyan es-Sevrî (o. 161/777) ve Sufyân b. Üyeyne nin (o. 198/813)
hocalarından biridir. Ayrıca oğlu Ümeyr ve torunu Bisr b. Ümeyr de kendisinden
hadis rivayet etmişlerdir.
Abdullah Çerh ve tadil âlimleri tarafından şeyh , sıka , şadûk gibi
sıfatlarla tanımlanmıştır. Diğer yandan Abdurrauf el-Münavî, Feyz-ul-Kadîr adlı
eserinde her ne kadar Zehebînin, Abdullah b. Bisr ı zayıf kabul ettiğini
söylese de, tespit edebildiğimiz kadarıyla Zehebî Kutub-i Sitte ravilerine
tahsis ettiği el-Kâsıf adlı eserinde bunun tam aksine Abdulah b. Bisr ın
güvenilir bir ravi olduğunu zikretmektedir.
3. el-Velid b. el-Muğîre el-Meâfırî (o.
172/788)
İsmi el-Velid b. el-Muğîre b. Süleyman dır. Tabının büyüklerinden olan
el-Velîd, el-Meâfırî nesebiyle anılmaktadır. Künyesi Ebu l-Abbâs olan Velid in
Merv şehrinde ikamet ettiği ve hicri 172 tarihinde vefat ettiği haber
verilmektedir.
Fetih hadisinin üçüncü tabaka ravisi olan Velid in, hadis öğrendiği hocaları
arasında Abdullah b. Bisr den başka, Abdullah b. Hubeyre (o. 126/743), Mısrah
b. Haan (o. 128/745), Hâris b. Yezîd (o. 130/747), Vahib b. Abdullah
(o.137/754) sayılmaktadır.
Güvenilir/sıka bir ravi olarak vasıflandırılan Velid i, İbn Hibbân da güvenilir
ravilere yer verdiği eş-Sıkat adlı eserinde zikretmiştir.
4. Zeyd b. el-Hubâb (o. 230/844)
Zeyd b. el-Hubâb er-Reyyân tabiinin küçüklerindendir. Nesebi al-Aklî olan Zeyd,
Ebu l-Hüseyn künyesiyle bilinmektedir. Aslen Horasanlı olup, Küfe de yaşamış ve
hicrî 230 tarihinde vefat etmiştir.
Fetih hadisinin dördüncü tabaka ravisi olan Zeyd b. el-Hubâb hadis uğruna
devrinin bütün ilim merkezlerini dolaşmış ve meşhur âlimlerden hadis tahsil
etmiştir. Bu amaçla onun Endülüs e kadar gittiği söylenmektedir. Bu
özelliğinden dolayı olsa gerek cevvâl (çok hareketli) ve rahhal (çok
seyahat eden) vasıflarıyla tanınmaktadır.
Doğru sözlü, hafızası kuvvetli ve güvenilir bir ravi olduğu kaydedilmektedir.
Hocaları arasında İbrahim b. Osman, İbrahim b. Nafî, Ebû Seleme, Usâme b. Zeyd,
Eflah b. Said, Sabit b. Kays, Cerir b. Hâzim, Hammad b. Zeyd, Hâlid b. Dînâr,
Şu be, ed-Dahhâk, İmam Malik gibi meşhur âlimler bulunmaktadır.
Yahya b. Main, Ahmed b. Hanbel ve Ebu Hâtim er-Râzî tarafından şadûk olarak
nitelenen Zeyd in, Sevrî den yaptığı rivayetlerde hatalı olduğu ileri
sürülmektedir.
5. Abdullah b. Muhammed b. Ebî Şeybe (o.
235/849)
Ebû Bekir künyesiyle maruf olan İbn Ebî Şeybe Küfe de ikamet etmiş ve hicrî 235
tarihinde vefat etmiştir. Fetih hadisinin beşinci tabaka ravisi olan Abdullah,
aynı zamanda erken dönem kaynaklarından biri olan el-Müsannef adlı hadis
eserinin de müellifıdır.
Hocaları arasında Ebû Bekir b. Ayyâs b. Salim, Ahmed b. İshak b. Zeyd, İshak b.
Süleyman, el-Esved b. Âmir, Halid b. Mahled, Ravh b. Ubade, Zekeriyya b. Adiyy,
Ziyad b. er-Rebî, Sufyan b. Üyeyne, Süleyman b. Harb ve Vekî b. el-Cerrâh gibi
alimler bulunmaktadır. Talebesi olarak da Ahmed b. Ali b. Said
zikredilmektedir.
İbn Ebî Şeybe hakkında Ahmed b. Hanbel, şadûk , İbn Ebî Hâtim er-Râzı sıka
derken, Ebû Zur a er-Râzî de hıfzının çok kuvvetli olduğunu belirtmektedir.
Kaldı ki, Ahmed b. Hanbel, İbn Ebî Şeybe nin el-Müsannef adlı hadis eserinden
yararlanmış ve kendisinden de fetih hadisini rivayet etmiştir.
Pek çok kaynakta yer aldığını gördüğümüz ve ravilerinin durumunu tespit
ettiğimiz hadisin beş ravisini incelemiş bulunuyoruz. Senedi teşkil eden bu beş
raviden her biri zaman içerisinde zincirleme olarak birbiriyle görüşmüş ve biri
diğerinden söz konusu hadisi öğrenmiştir. Bu durum hadis tekniği bakımından
senedin muttasıl (kesiksiz) oluşunu ortaya koymaktadır. Ayrıca her bir ravi,
hadis ravilerinde aranan vasıfları taşımaktadır. Bu hadisin senedindeki
ravilerin tamamı güvenilir ravilerdir. Dolayısıyla söz konusu hadisin, senedin
kesintisiz oluşu ve ravilerin güvenilir olması gibi bir hadisin senedinde
aranan özellikleri taşıdığı ortaya çıkmaktadır.