Günümüzde laik, seküler, batıcı, kavmi karmaşada
sıkışıldıkça İslâmî kavramlara başvurulur. Bunlardan biri de şu yakın zamanda
ülkemizde yaşanmakta olan kavmi çatışmaların, savaşın can sıkıcı sürecinde, bir
araya gelme, kan akmasının durmasını sağlamak adına yapılan görüşmeler ve
anlaşma düzlemi Hudeybiye Biatı ile karşılaştırılıyor.
Allah Elçisi, Sevgili Efendimizin getirdiği dinin,
sunduklarının günümüz karmaşasında örnek olarak verilmesi kadar vahim bir hata
olamaz. Bu, kabul edilebilir değil. Her şeyi kendi ortamında değerlendirmek en
sağlıklı olanı. İslâm, Hıristiyan kültünün bir şubesi değildir.
İslâm, kavmi ayrışmalara karşıdır. Türk, Kürt, Arap Acem
kavmî ayrışmaları İslâm dışılık. Böyle olmasına karşın Batı ruhlu ayrışmalar
insanımızı İslâm’dan uzaklaştırıyor. Bir milleti İslâm’dan uzaklaştıran
eylemlerin giderilmesi, laik ve seküler bir düzlem için yapılmakta olan bir
anlaşmanın Hudeybiye Biat’ı ile ne gibi bir ilgisi olabilir Bu anlaşmada ile
toplumda İslâmi bir dönüşüm mü sağlanmış olacak
Hudeybiye Biat’ı, Allah Elçisi Hac ibadetini yapmak üzere
Mekke’ye doğru yol aldığında, Allah’a şirk koşanlar Allah Elçisi’nin Mekke’ye
girişini engellemek adına, bir yıl erteleme için yapılan bir anlaşmadır.
Müslümanların aleyhine gibi görünen bu durum, zamanla lehlerine dönmüş oldu.
Müşrikler ise zamanla, lehlerinde yapılmış gibi görünen anlaşma aleyhlerine
döndü.
Müslümanlar bu anlaşmayla daha güçlendiler. Müşrikler ise
giderek kapana kısılmış oldular.
Günümüzde yaşanan gerilimde her iki tarafta da Müslümanlar
var. Biri laik, seküler cumhuriyet, kavmî bir temel üzerinde duruyor. Zaten
karmaşanın temelinde de bu oluş asıl neden. Türk kavimli oluşla diğer
kavimlerin yok sayılması anlamına geliyor. Diğeri de gene Müslüman Kürt halkını
sekülerleştirme, İslâm’dan uzaklaştırma eylemidir. Her ikisinin de özünde İslâm
dışılık mevcut. Birinde giderek Zerdüştlük gibi bir eğilim görünürken.
Diğerinde de batıcılık adına toplumun zaman içinde sekülerleşmeden
Hıristiyanlaştırmaya götürüyor. Her ikisi de Müslümanları bir biçimde İslâm’dan
uzaklaştırıyor ve bir başka şeye dönüştürüyor. İster buna tranfarmasyon densin,
isterse modernizm ve batıcılık adına başka bir şey. Sonuç fark etmiyor. Her iki
durumda veya benzerlerinde Müslümanların kendi özlerinden
uzaklaştırılmalarıdır. Kavmi kimlikler İslâm dışılıktır.
Hudeybiye Anlaşması, yenilgi gibi görünse de Müslümanların
ileri bir hamlesidir. Sonuçta bunda Müslümanlar kazançlı çıkıyorlar.
Muhafazakâr iktidarın hemen her adımı İslâm ile özdeş
kılınıyor ki bu büyük bir yanlışa neden oluyor. AB Hıristiyan kültürü içinde
Müslümanların eritilmesine ön ayak olunuyor.
Müslümanların asıl talebi demokrasi midir Batı demokrasi
içinde bazı ödünlerin elde edilmesi Müslümanların amacına uygun mu düşüyor
Kaldı ki, Batı kültürü içinde Müslümanların eritilmesi
zamana bağlı olarak adım adım gidiliyor. Bunda, Müslümanları asıl özlerine
değil de yabancı bir kültüre doğru götürülmesi oluyor ne yazık ki.
Batıcı bir düzen kendini toplum katında meşru kılmak adına
zaman zaman insanımızın değer verdiği kavramlara başvuruluyor. Burada yapılan
sadece mevcut sistemin daha sağlamlaştırılmasıdır.
Bu ve benzeri anlaşmalar ile insanlık belki bir kötülükten
kurtulmuş olacak. Elbette buna sevinilir. Fakat bu, eğer ayrışmaları daha derinleştirmeye
götürüyorsa ki sonuç odur, o zaman böyle bir anlaşmanın Müslümanlar ve İslâmî
özler ve kavramlarla yapılması hayırlı bir sonuç doğurmaz. Sonuç oraya doğru
götürüyor.
Kavmiyet ruhu üzere kurulmuş bir sistem, kendi varlığını
sürdürmek adına sürdürdüğü jakoben tutum bir başka kavmi oluşun doğuşuna neden
olmuştur. Ondan başkaları ve başka sonuçlar da doğacak zaman içinde.
Müslümanlara ait kavramlar ancak kendi doğasında karşılık
bulur. Müslümanların Müslümanlara düşman kesildiği, kan aktığı, kavmi ayrışmalar
ile birlikte mezhebi yarışmaların da giderek ivme kazandığı bir zamanda,
uçurumu İslâmî kavramlarla karşılamak ve çözüm aramak bir yanlıştan bir başka
yanlışa doğru gidişten başka bir şey değildir. Öyle ise ey batıcılar ellerinizi
bizim kavramlarımızdan çekin. Ya bizim öz ve ruhumuza doğru yönelin, ya da
Müslümanları batıcı ruha dönüştürmek adına kavramlarımızı kullanmayın!..