İyi futbol iyi futbolcularla oynanır. Bu düstur futbol

sahalarının değişmez gerçeğidir.. `İyi’den kasıt 17 Milyon Avro bonservisle

alınan Guiza değildir mesela. Manisaspor’dan ortalama bir ismi alıp yıldız

yapmaktır… Selçuk İnan yapmaktır. Ya da Oftaş’tan Gökhan Gönül bulup Milli

Takım’a kadar yükselmesini sağlamaktır. Tam da merdivenleri aşağıya doğru hızla

inmeye başlayan Burak Yılmaz’ı bulup yeniden parlatmaktır. Liste uzar gider. Bu

kadar örnekle meramımız anlaşıldı sanırım.

Gelelim ana konuya. Yerli teknik adamlarımızın ismini kime

say desek Denizli, Terim ve Güneş listelerde dereceye giren ilk üç isim olur.

Fatih Terim ve Mustafa Denizli son derece medyatik isimler. Sürekli

gündemdeler. Mesela Mustafa Denizli’nin PTT 1. Lig’de Çaykur Rizespor’a imza

süreci günlerce gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlandı. Fatih Terim’in ise

peşinde her zaman bir medya ordusu var.

Şenol Güneş, bu iki isimden daha farklı bir yapıya sahip.

Kendisini yıllardır dikkatle takip ederim. Hem saha içine yönelik hem de saha

dışına yönelik sürekli kayda değer mesajlar verir. Kartvizitinde dünya

üçüncülüğü vardır. Trabzonspor’u 80 puanın üstüne çıkarmış ama kupayı müzesine

götürememiştir. Bunlar sportif ve insani vasıfları… Dikkatimi çeken başka bir

başarısı ise gözlerden kaçıyor. Burak Yılmaz, Selçuk İnan, Engin Baytar ve

hatta Umut Bulut… Bu isimler Galatasaray’ın başarısında önemli paya sahipler.

Burak Yılmaz’ı Eskişehirspor’dan aldı. Beşiktaş ve Fenerbahçe’de dikiş

tutturamayan Burak’taki ışığı gören Güneş olmuştu. Selçuk İnan, Manisaspor’da

kendi halinde bir isimken Şenol hoca Bordo Mavili formayı giydirip Türk

futboluna bir yıldız kazandırdı. Engin Baytar, sorunlar yumağı halindeyken ve

Eskişehir’de kiralık forma giyerken Şenol Güneş tarafından Trabzonspor’a

kazandırıldı. Bugün Fatih Terim’in dahi zapturapt altına alamadığı Engin’i

Şenol Hoca takımın önemli bir ismi haline getirmişti. Umut Bulut ve Giray kaçar

gibi isimlerden aldığı verim malum.

Ligin zirvesindeki Galatasaray’ın omurgasını oluşturan bu

futbolcular geçtiğimiz yıllarda Trabzonspor formasını giyiyordu. Yönetim bu

isimlere ilaveten elindeki yabancıları da takımda tutabilseydi Şenol Güneş

bugün istifayı düşünüyor olmazdı. Meseleye bir de bu pencereden bakmak lazım.

Başarısız olan yönetim mi Güneş mi

Eyyamın kralını hakemler yaptı

Geçtiğimiz günlerde Antalya’da yapılan seminerde malum

olaylar sonrası Halis Özkahya’yı 2 dakika ayakta alkışlayan hakemlerimizin bu

davranışı son yıllarda gördüğümüz en kral eyyamdır. Galatasaray-Fenerbahçe derbisini

canlı izleyenlerdenim. Basın tribünü sahaya oldukça uzak. Meireles’in hakeme

tükürüp tükürmediğini o mesafeden görmemiz imkânsız. Ancak yayıncı kuruluşun

servis ettiği görüntüleri dikkate alacak olursak ben de tükürme eylemine

rastlamadım. Verdikleri kararlar kesin olan ve bir takımın tüm sezon sahada

döktüğü ter bu arkadaşların çalacağı yanlış bir düdükle heba olabilecekken

böylesi hassas bir konuda daha dikkatli davranmalıydılar. Şunu tartışabiliriz.

Bırakın tükürmeyi Meireles’in o çirkin el hareketinin cezası 4 maç mı

olmalıydı. Buna hepimiz itiraz etmeliyiz. Bu cezayı da engelleyen yine Halis

Özkahya’nın taaa kendisidir. Ek rapor düzenleyip “tükürdü” ibaresini

eklemeseydi Meireles, bırakın 4 maçı en az 8 maç ceza alabilirdi ve almalıydı.

Bu ayrı bir tartışma konusu… Ancak benim itirazım Halis Özkahya’yı ayakta

alkışlayan hakemlerimize. Sorarım Zekeriya Alp’in talebelerine Caner’in 2 maç

ceza alıp oynayamadığı karşılaşmalardaki kaybını kim ödeyecek Ya da Fırat

Aydınus’u niye alkışlamadınız. Bu tavırlarıyla hakemler tarafsızlıklarını

yitirmiştir. Ben Fenerbahçe yöneticisi/taraftarı olsam bu saatten sonra bu

arkadaşların çalacakları her düdüğe şüpheyle bakarım…

Giray’a üzüldük, sevindik

Trabzonspor’un genç yıldızından gelen ilk haberlere

üzülmüştük ancak geçtiğimiz günlerde doktoruyla birlikte basının önüne çıkan

Giray’ın kısa süre sonra yeşil sahalara döneceği açıklandı. Bu haber hepimizi

ziyadesiyle sevindirdi. Dünya hayatı tam da böyle birşey… Bir gün sevinir başka

bir gün üzülürüz. Son sınav sonrası gülebilirsek ne mutlu bize...

Sıcak başlık

Devre arası tatili nedeniyle maç yazısı yazma imkânımız yok.

Geride bıraktığımız hafta sonu oynanan kupa maçlarında ise 1461 Trabzonspor’un

Fenerbahçe’ye kafa tutması ve Salih Uçan’ın yine göz kamaştıran futbolu dışında

kayda değer bir gelişme olmadı. Salih Uçan demişken bir ara maç esnasında

Meireles’i Salih’in yerine oyuna aldım arada fark göremedim. Meireles’in

tecrübesini bir kenara bırakacak olursak ben Salih Uçan derim...