* OSMANLI Devleti, 1. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrıldı ve ülke işgale başlandı.
* Osmanlı Devleti, itilaf devletleri içinde olan Yunanlılar, Fransızlar, İngilizler, İtalyanlar, Ermenilerin işgaline maruz kaldı.
* Yunanlılar; İzmir ve çevre illeri ile Trakya bölgesini işgal etti. Burada bulunan İngilizler bölgeyi Yunanlıların işgaline bıraktı.
* Fransızlar; Adana ve çevresini işgal etti.
* İngilizler; Antep, Musul, Urfa, Maraş ile İzmir, Eskişehir, Bartın ve Samsun illerini işgal etti.
* İtalyanlar; Konya söke civarını ve Antalya’yı işgal etti.
* Ermeniler; Erzurum ve çevresini işgal etti.
* Sonrasında o yokluk ve zor şartlarda Kurtuluş Mücadelesi başladı ve işgalciler birer birer bu toprakları terk etmek zorunda kaldı.
***
Garip duygular içindeyim…
Hemen yanı başımızdaki bir İslam toprağı olan, Müslüman coğrafyanın önemli bir parçası Suriye’ye “akbaba”lar adeta üşüştü.
ABD, Rusya, İngiltere, Almanya, Fransa, İran, Çin ve diğer bazı güçler Suriye’ye resmen çöktü! Karadan, havadan ve denizden bu ülkeyi bombalıyorlar.
Amaç, “Yeni Ortadoğu paylaşımından ne kadar pay alabiliriz ” telaşı.
Bu ülkelerin kendi aralarındaki bağlantılar zaten başlı başına mercek altına alınması gereken bir konu.
İyi de göz göre göre, adım adım icra edilen bu “plan”ın arkasındaki gerçekler ne
Bunlar herkesi aptal mı sanıyor; Suriye’nin üzerine çullanan ülkeler bu ülkenin petrolünün ve diğer enerji kaynaklarının öyle “devasa” olmadığını, kabaran habis iştahlarını tatmin etmeyeceğini bilmiyorlar mı
O zaman amaç ne
Dilimin ucuna kadar geliyor ama telaffuz etmek istemiyorum.
Siz pekâlâ anladınız…
SAKIP SABANCI’DAN MUHAMMET GÜRLÜ’YE...
Beni son derece duygulandıran, kendimi daha iyi hissetmeme sebep olan bir ziyaretten söz etmek istiyorum.
Dün, biliyorsunuz 3 Aralık Dünya Engelliler Günü idi…
Her yıl 3 Aralık’ta, öncesi ve sonrasında sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere çeşitli faaliyetler gerçekleştiriyor, bu alandaki toplumsal duyarlılık daha bir öne çıkıyor.
***
İşte bu faaliyetlerden biri beni mest etti.
Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanı Muhammet Gürlü ve beraberindeki heyet, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla Türkan Sabancı Görme Engelliler Ortaokulu Müdürü Cevriye Şen’i makamında ziyaret etti.
Gürlü, burada yaptığı kısa sohbette engellilere yönelik her türlü hizmeti destekleyeceklerini, ancak asıl olanın onlara toplumda eşit şartlarda bir hayat sağlamak olduğunu belirtti.
Muhammet Bey, 54. Erbakan Hükümeti döneminde engellilere yönelik gerçekleştirilen çalışmalara da değindi. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın Refah-Yol Hükümeti döneminde kurulduğunu, o dönemde engelli istihdamında kotanın yüzde 2’den 3’e çıkarıldığını ve engellilere verilen ücretlere yüzde 300 zam yapıldığını hatırlattı.
Muhammet Gürlü ayrıca Saadet Partisi bünyesinde Engelliler Koordinasyon Merkezi’nin bulunduğunu ve bu merkezin çalışmalar yürüttüğünü de ifade etti.
***
Şimdi buraya kadar yazdıklarımdan, bunun normal bir ziyaret olduğu algılanabilir.
Ama öyle değil.
Bu ziyaretin bir de perde arkası var. Daha doğrusu “ince” düşünülen hassas bir yanı var. Nasıl mı Anlatayım;
İşadamı Sakıp Sabancı’yı hepiniz hatırlarsınız…
Anadolu şivesi ve duruşunun yanı sıra sempatik tavırları ile büyük bir kitlenin beğenisini kazanan bir işadamı idi, Sakıp Ağa.
Güçlü bir liderdi. Ekip arkadaşlarına, çevresindekilere ve halka inanırdı.
Bütün bunların yanında Sakıp Sabancı’nın bir de “acı”sı vardı;
Sakıp Sabancı’nın ilk çocuğu olan Dilek, 1964 yılında dünyaya geldi. Dilek Sabancı, yaşıtlarından çok yıllar sonra, altı yaşında yürüyebildi.
Sakıp-Türkan Sabancı çiftinin 1970 yılında ise bir oğulları doğdu. Metin adı verilen bu çocuk da spastik felçliydi
Sabancı bu üzüntüsünü anlatırken bir defasında, “Türkiye’nin en iyi otomobillerini ben üretiyorum ama oğlum bu otomobillerden birini bile kullanamıyor” demişti.
Tamamen iyileşme imkânı olmayan bu hastalıktan mustarip birçok gence yardım için, 1976 yılında Erol Sabancı Spastik Çocuklar Tedavi ve Eğitim Merkezi ile 1996 yılında Metin Sabancı Spastik Çocuklar ve Gençler Eğitim Üretim ve Rehabilitasyon Merkezi kuruldu.
***
Özetlemem gerekirse; Sabancı ailesi ile irtibatlı bir okulun 3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle Saadet Partisi tarafından ziyareti beni ziyadesiyle mutlu ve mesrur etti.
Kanaatim şudur ki bu ziyaretleri artırarak devam ettirmekte toplumsal barış ve refah-saadet açısından büyük faydalar var.
Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanı Muhammet Gürlü ve arkadaşlarına buradan teşekkür ediyor, tebriklerimi iletiyorum. İyi ki varsınız…
ÖZKÖK NE DÜŞÜNDÜ ACABA
Tarih: 22 Ekim 1998...
Antidemokratik 28 Şubat sürecinin devam ettiği günler... Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner ile Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün bir telefon görüşmesi gündeme bomba gibi düştü. Konuşmayı deşifre eden isim DYP’li (şimdi MHP’den Genel Başkan adayı olmaya hazırlanan) Meral Akşener’di...
O dönem büyük yankı uyandıran o telefon görüşmesinden bazı detayları vermek istiyorum:
Özkök: Ya şimdi Güneş, biz biliyorsun bir tane karton fabrikası kuruyoruz Kocaeli’de, ondan sonra ee... Size bir teşvik başvurumuz var.
Taner: Tamam.
Özkök: 50 milyon dolara kadar teşvik veriyorsunuz, şey pardon 50 milyon dolar en az olacak. Bizimki 130 milyon dolarlık falan bir teşvik...
Taner: Eee, veririz.
Özkök: Senin masanda duruyormuş bu.
Taner: Yoo, daha bana gelmedi.
Özkök: Gelmiş sana, öyle dediler bana.
…..
Konuşma bu minvalde uzayıp gidiyor…
***
İşte bu konuşmayı açıklayan Meral Akşener’in önceki günkü Hürriyet’te röportajı yer aldı.
Röportajı yapan Ahmet Hakan Coşkun.
Ahmet Hakan’a göre elbette bir şey yok, o gazeteciliğini yapıyor.
Ama merak ettim; Ertuğrul Özkök bu röportajı görünce ne hissetti, ne düşündü, acaba
MESAJ PANOSU
Esselamü aleyküm,
Adnan Bey birkaç gündür ekranlarda kamu spotu adıyla AIDS - HIV virüsüne karşı halk uyarılıyor. Bu spot reklâmlar kamu değil “İktidar Spotu” olarak yayınlanmalı.
Bunu onaylayan yasayı çıkaran iktidarın bu konuda aydınlatılmaya ihtiyacı var.
Sanırım bir sonraki kamu spotu da “Doğan gayrimeşru çocuklarınızı ölüme terk etmeyin. Sizin için oluşturulan hastane duvarlarına monte edilmiş bebekleri bırakma kutularına bırakın!” olacaktır.
Zina yasasının meyvelerini almaya başladılar. Gözleri aydın olsun!
Selam ve dua ile. (S. GÜL)
NOT: Bugün, 4 Aralık 2015, Cuma. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!