Bu durumun bundan başka bir tanımlaması olamaz.
Fransa daki olaylardan sonra Suriye konusu hızlandı. Türkiye öyle bir çıkmazın
içine düştü ki işin içinden çıkılamıyor. Dört bir yanda kuşatma altında. Devler
arenasında ortada kalmış gibi duruyor. Her emperyal ülke, Türkiye üzerinde
Demoklesvari kılıç sallıyor. Fransa patlaması bir bahane oldu. Beşar Esad bir
tarafa can havliyle yaslanmak zorunda. Yoksa sonu olacak. Hiç kimse sonunu
hazırlayacak bir teslimiyete razı olamaz. Bu, onu onaylıyoruz anlamına gelmesin.
Sovyet Rusya fiili olarak devreye girince durum daha
karmaşık hâle geldi. Amerika emperyali ile birlikte görev paylaşımı
içindedirler. IŞİD veya DEAŞ ı Amerika vuruyor. Diğer muhalifleri, yani
el-Nusra yı da Rusya vuruyor. Fransa intikam almak için Suriye de bir kenti,
kendilerine göre IŞİD in üssünü yerle bir etti. İncirlik NATO bahanesi ile
artık tam bir istila üssü. İngiltere dün akşam itibariyle uçaklarını gönderdi.
Almanya ve Fransa da öyle. Suriye denen bataklık nasıl bir dev ki bütün dünya
üzerine çullanmış durmadan bombalıyor, taş üstünde taş bırakmıyor. Üstelik
Türkiye bir yol geçen hanına döndü. Suriye topraklarına yağan bombalar ve
kimyasallardan sonra belki de yüz yıl kendini toparlayamayacak. Ot bile
bitmeyecek. Kültür tarihi yerle bir. Şehirleri tanınmayacak kadar harabe. 8
milyon insan batılıların kapılarında sürüngen ve dilenci. Arap-Amerikan Baharı,
felâketinden sonra Akdeniz Müslümanların bataklığı. Yurtlarından olan insanlar
orada acımasızca ölüme terk ediliyorlar.
Türkiye nin başında PKK hemen her gücün elindeki
Demokles in kılıcı. Amerika havada bir kuşatmayı sürdürürken PYD ye bilmem kaç
bin ton silah ve yardımda bulunuyor. Rusya uçağı düşürülünce onlar da PYD ye
gene benzer yardımda bulunuyor.
Suriye de çakalların istilası dememiz boşuna değil.
02.12.2015 tarihinde haber ajansları yeni bir haber geçti. Hiç de
yadırgadığımız bir haber değil. Haber şu: İsrail radyosunun haberine göre,
Netanyahu, Celile bölgesiyle ilgili Akka kentinde düzenlenen toplantıya
katıldı.
Golan Tepeleri nde İran ın yeni bir cephe oluşturmasının
engellendiğini belirten Netanyahu, Aynı şekilde Suriye den Lübnan a ölümcül
silahların nakledilmemesi için de çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz.
Çıkarlarımızın zarar görmemesi ve bize karşı yeni bir cephe oluşturulmaması
için Suriye de zaman zaman faaliyet gösteriyoruz değerlendirmesinde bulundu.
İsrail ordusu ve Suriye topraklarındaki Rus güçleri arasında yaşanabilecek bir
olayın önüne geçmenin önemli olduğunu ifade eden Netenyahu, taraflar arasında
bu konuda koordinasyonun sağlandığını kaydetti. Haber bu kadar ve ayrıntılı
bilgi için yeterli. Daha önce de bu köşede bu kalemin sahibi sürekli olarak bir
vurguda bulunuyor. Orta Doğu veya Suriye özelinde Amerika ile İsrail e dikkatle
bakmak gerekir. Bir tedirginlik bir telâş var mı diye. Adamlar kendilerinden
emin ve rahat. Olduğundan da fazla.
İsrail Suriye ile öteden beri ilgili. Orada bir kuşun
uçması bile kendilerini ilgilendirir. Suriye de bir İslâm devleti kurulmasına
asla razı olmaz. İsrail i Amerika ve İngiltere den ayrı düşünmek safdillik.
Böyle olunca Amerika dostluğuna asla güven olmaz. Öncelikleri Siyonist bir
İsrail dir.
30 Kasım 2015 tarihli Hamaset yüklü bir dünyadayız
sosyal medya üzerinde çokça paylaşılan yazımıza siyasal bir körlükle karşı
çıkılıyor. İçine düştüğümüz bataklığı ve sonunu kimse görmek istemiyor. İşte
körlük buna denir. Bu bataklığın içine nasıl sürüklendiğimizi, yıllardır
canhıraş karşı çıktığımızı bu köşe takip edenler bilir. Keşke biz yanılmış
olsaydık da bu felaketler kapımıza, coğrafyamıza dayanmamış olsaydı.
Bu işin içinden nasıl çıkılacak bilemiyoruz. Ne yazık ki
bırakın dünya Müslümanlarını Türkiye Müslümanları bölük pörçük hiç kimse bir
araya gelmiyor gelme niyetinde de değil. Yazık çok yazık. Vah bize vahlar bize