Komşuda protestolarda bilânço ağırlaşıyor.

Ölü sayısı 3 bini aştı.

Batı’da eller ovalanmaya başladı.

Devrik şahın oğlu Pehlevi, “direnin” mesajları yollamakta.

Yani “daha çok ölün” derken, ocağı sönenler umurunda değil.

Olur ya, ölü sayısıartarsa mevcut iktidarın bırakıp gideceğini düşünmekte.

Olayların arkasında kadın gardırobunun yenilenmesi, başörtüsünün ateşe atılması ritüeli bolca servis edilse de, mesele başka.

Temennimiz komşumuzda kimselerin ölmemesi,

Zorla başların örttürülmemesi.

Lakin Gazze’de binlerce kadın kucaklarında çocukları ile birlikte parçalanırken modern dünyanın ve bizdeki soytarıların umurunda olmuyordu.

İran’daki olaylara daha duyarlı görünüp romantik paylaşımlarla “yanınızdayız” mesajları hiç samimi değil.

Konformist Batı ve şarkın mukallit özgüvensizleri için; örtü, soykırımdan daha öncelikli bir sorun.

İsrail ve ABD tarafından desteklenen her eylemin, halkların yararlarına olmayacağı kaçıncı kez test edildi.

Umutlar, Siyonistlerin kanlı ellerine bağlandığında zillet katmerleşmekte.

Akıtılan oluk oluk kanlardan akıllanmadılar mı,

Güneydoğu’muzda nasıl teröre destek verdiklerini, kardeşi kardeşe düşman ettiklerini.

Can vererek “eğlencelik” olduğumuzu hâlâ görmemeleri, ayakta uyumaları, katilleri kurtarıcı bilmeleri aptallığı anlaşılır gibi değil.

Paslı bir hançeri daha yeni sapladılar kalbimize,

ABD elçisi, başkentimizde baş köşede oturtuldu.

Sadece bir memur olan elçi Barrack, askeri komutanların, bakanların olduğu toplantıda, en üst köşeye yerleştirildi.

Ar veren kötü bir sömürge nüansıydı bakışları.

Terörün her türlüsünü mübah gören ABD, en fazla ekonomik terörle vurmakta bölge ülkelerini.

İran la ticaret yapan her ülkeye yüzde 25 gümrük vergisi getirdiğini açıkladı.

Venezuela yetkililerinin hesaplarına yüklü paralar yatırarak, konutundan hiç direniş olmadan aldığı Maduro gibi bir tiyatro sahneleyemeyeceğine göre İran’da.

Kuzuyu yemek için bahane arayan kurt gibi, protestolar ihtisas alanı.

Venezuela gibi İran da yeraltı zenginlikleri ile belirgin.

Petrol ve doğalgaz rezervleri, Trump’ın not defterinde.

Özgürlükte, örtü de, İran da bahane.

Bu ilgi zenginliğinin arkasında bölge ülkeleri bulunmakta.

Bir taşla birkaç kuş vurulacak.

Sadece İran’ a zarar vermeyecek, komşularına özellikle Türkiye’ ye ne kadar ekonomik zayiat verirse, kâr bilecek.

Askeri müdahale ile tehdit ettiği İran’ ı ekonomik ambargo ile daha kolay çökerteceğini bilmekte.

Bir zamanlar İran’ın ekonomisi oldukça iyi idi lakin ABD yaptırımları ile hayli zayıfladı.

Başta petrol olmak üzere ürünlerini satmakta zorlandılar.

İran halkı ferah-fahur değil, elbet hayat pahalılığı protestoları haksız değil.

Serazat bir yaşamdan sonra sıkıntılar ağır basmakta.

Ne ki gösteriler anlam değiştirdi, durdurulamamakta.

Rejim, sorumluluk alıp daha güvercin davranmalı.

Halk, tehlikeli gidişatı görmeli.

Irak’ta sevinç gösterileri ile karşılanan işgalciler; ülkeyi kan, gözyaşı, tecavüzlerle, cesetlerle doldurup, gelişmesini durdurmuşlardı.

İran halkı, Irak’ın başına gelenleri unutmuş gibiler.

Türkiye’deki kargalar, ağızlarındaki son peyniri de yitireceklerinin farkında değiller.

ABD’nin ekonomik yaptırımlarından en fazla Türkiye etkilenecek.

Türkiye, İran ile 5,68 milyar dolarlık gibi önemli bir ticaret hacmine sahip.

Halen ABD tarafından ülkemize uygulanan yüzde 15'lik gümrük vergisi, ihracatçıyı tökezletirken,

Trump'ın, bu yeni "yüzde 25" çelmesiyle, sırtımızdaki yük daha da büyüyecek.

İran’ın hasta olması bizleri sevindirmemeli,

Öncelikle Müslüman kardeşimiz,

Komşumuzdaki sarsıntı, Allah saklasın ülkemizi daha büyük dertlere düçar eder.