Tedavisinden doktorların aciz kaldığı umutsuz hastaların kulağı hep mucize ilaç müjdesindedir.

Müebbet hapis cezasına çarptırılanlar, genel afvın çıktığı yalanına bile inanırlar.

Müjdeden herkes mutlu olur. Yalanı bile mutlu ettiğine göre ya doğru ise…

Kavuşmanızdan umudu kestiğinizin “geliyor” müjdesi ulaştığında neler vermezsiniz?

Bu dünya hapishanesinde yaşayan dinli dinsiz herkes, ölümle buradan çıkıyor.

Allah’a ve ahirete inanmayanlar bile inkârcılıklarında şüphe içindeler. “Ya Müslümanların dediği doğru çıkarsa” tereddüdü akıllarından hiç çıkmaz.

Rabbimiz insanlığın yolunu aydınlatması için indirdiği Kur’an’ında yolun en doğrusunu, en devamlısını, en kıvamında olanını, en değerlisini gösterdiğini haber verdikten sonra müminlerin sonunun daha iyi olduğunu müjdeliyor:

“Şüphesiz bu Kur’an, en doğru yola iletir ve salih amel işleyen müminlere büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler” (İsra Suresi, ayet: 17/9).

“De ki: İman edenleri sağlamlaştırmak, Müslümanlara hidâyet ve müjde olmak üzere onu (Kur’an’ı) hak ile Rabbinden Ruhul Kudüs (Cebrail) indirdi” (Nahl Suresi, ayet: 16/102).

Ahirete iman etmeyenler ile iman ettikleri halde yanlış inananları da uyaran bir kitaptır bu Kur’an:

“Ahirete iman etmeyenlere de acıklı bir azap hazırladık (bunu da kâfirlere müjdele) (İsra Suresi, ayet: 17/10).

“Onunla muttakileri müjdeleyesin ve onunla inat bir kavmi sakındırasın diye senin diline, onu (Kur’an’ı) kolaylaştırdık” (Meryem Suresi, ayet: 19/97).

İnsanları Allah yolundan alıkoyanlar, onunla dalga geçenler, ömrünü verip boş sözlerle vakit öldürenler, Kur’an ayetleri okunduğunda kibirlenerek ondan yüz çevirenleri uyarmak için alçaltıcı azaba girecekleri anlatılır ki ibret alıp vazgeçsinler:

“İnsanlardan bir kısmı Allah’ın yolundan sapıtmak için, bilgisizce eğ-lendirici sözler satın alır ve o (Allah’ın yoluyla) alay ederler. İşte onlar için alçaltıcı azap vardır.

Ayetlerimiz ona okunduğunda, sanki hiç işitmemiş gibi, sanki kulakla-rında ağırlık varmış gibi, kibirlenerek sırt çevirir. Ona acıklı azabı müjdele” (Lokman Suresi, ayet: 31/6-7).

Bu dünya hapishanesinde Allah’a baş kaldırıp kendinin kurallarına uyulmasını sağlayanlara baş kaldıran ve yalnız Allah’a kulluk yapanları müjdelerken tağutları da uyarıyor Rabbimiz:

“Tağuta tapınmaktan sakınan ve Allah’a yönelenlere müjde vardır. Kullarımı müjdele.

(Benim kullarım) Her sözü duyarlar en güzeline uyarlar. İşte Allah’ın hidayete erdirdikleri onlardır. İşte onlar, akıl sahibi olanların ta kendisidirler” (Zümer 39/17-18).

Günahın her çeşidini işleyen, yalan haberlerle şahıslara ve milletlere iftiralar yaparak karalayan ve dünyayı kapkara yapanlara da azabı müjdeler Rabbimiz:

“Yazıklar olsun bütün iftiracı günahkârlara.

Allah’ın ayetleri kendisine okunduğunda işitir, sonra hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak (inkârında) ısrar eder. İşte onu acıklı bir azapla müjdele.

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte onlar için al-çaltıcı azap vardır” (Casiye Suresi, ayet: 45/7-9).

“İman edip güzel amellerde bulunanlara, altından ırmaklar akan cen-netlerin olduğunu müjdele. Kendilerine rızk olarak o meyvelerden her yedirilişte: ‘Ha, bu, bizim daha önce de rızıklandığımız şeydir’ diyecekler. Ve o rızk birbi-rinin benzeri olarak verilecek. Onlara (erkeklere ve kadınlara) cennette tertemiz eşler vardır. Ve onlar cennette ebedi kalıcıdırlar” (Bakara 2/25)

“Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz.

Sizi elbette biraz korku, açlık ve biraz mallardan, canlarınızdan ve meyvelerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele

Onlara bir musibet geldiğinde, ‘Biz Allah’a aidiz ve elbette ona dö-neceğiz’ derler.

Allah’ın mağfiret ve rahmeti onlaradır. Ve doğru yola erenler de onlardır.

Kendiniz için önceden (iyi şeyler) gönderin. Allah’tan sakının ve bilin ki, mutlaka ona kavuşacaksınız. Bunu müminlere müjdele” (Bakara Suresi, ayet: 2/223).

“İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda malları ve canlarıyla cihat edenler, Allah katında derecesi en büyük olanlardır. İşte onlardır kurtuluşa erenler.

Onlara Rableri, bir rahmet, hoşnutluk ve içlerinde bol ve ebedi nimetler olan cennetleri müjdeler.

Orada sonsuza değin kalıcıdırlar. Muhakkak büyük mükâfat Allah katındadır” (Tevbe Suresi, ayet: 9/20-22).

“Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, (oruç tutanlar) rukü edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülüğü engelleyenler, Allah’ın sınırlarını koruyanlar, (işte bu) müminleri müjdele” (Tevbe Suresi, ayet: 9/112).

“İman edenleri Rableri katında yüksek mertebe ile müjdele” (Yunus 2).

“İnsanları uyar, iman edenleri Rableri katında yüksek mertebe ile müj-dele diye onlardan bir adama vahy etmemiz insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki, kâfirler: Şüphesiz bu apaçık bir sihirbazdır, dediler.” (Yunus Suresi, ayet: 10/2).

“Allah’a iman edip takva halinde olan Allah dostlarına korku ve hüzün yoktur, bu dünyada da ahirette de onlara müjde vardır” (Yunus 62-64).

“Sizin günahlarınızı afveder, sizi altından ırmaklar akan cennetlere ve Adn Cennetlerinde güzel evlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur

Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah’tan bir yardım ve yakın bir fetih. Müminleri müjdele” (Saff Suresi, ayet: 61/10-13).