Hikmet Çetin…
Deniz Baykal’ın hakkında, “Onda öyle bir şans var ki, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri bile olabilir” dediği kurt politikacı…
Afganistan’da iki buçuk yıl süreyle Türkiye’yi temsil görevinde bulundu. Görevi esnasında neler yaşadığını anlatırken şu hususların altını çizdi, Hikmet Çetin;
* “Hiçbir ülke halkının Afgan halkı kadar Türkiye ve Türk halkına sıcak baktığını görmedim... İki ülke arasında birçok ‘ilk’ var. Örneğin genelkurmayını, savunma bakanlığını ve tıp fakültesini 1930’larda Türkiye tesis etmiş.”
* “Afganistan Milli Savunma Bakanlığı oluşturulurken ilk müsteşarı bir Türk general olmuş.”
* “Sayın Karzai her seferinde, ‘Silahlı kuvvetlerimizi eğitmesi gereken sizsiniz. Biz bütün deyimleri sizden öğrendik. ‘Karavana’, ‘kışla’ gibi deyimleri halen kullanıyoruz. Bunlar hep Türk ordusunun, Türkiye’nin eğitim döneminden kalma deyimler. Siz bizim geleneğimizi de her şeyimizi de çok iyi bilirsiniz’ derdi.”
***
Son nokta; bölge dengeleri Türkiye de dikkate alınarak oluşturulmalıdır…
TSK’NIN YURTDIŞINDAKİ MİSYONU!
* Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yaptı. Şu anda KKTC’de askeri varlığı var. Adeta adanın teminatı…
* Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de askeri varlığı var. TSK sınırımızda bir terör devletinin kurulmasına asla izin vermez, vermeyecektir.
* Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’ta askeri varlığı var. TSK sınırımızda bir terör devletinin kurulmasına asla izin vermez, vermeyecektir.
* Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Azerbaycan’da askeri varlığı var. TSK’nın Somali, Katar, Afganistan, Arnavutluk, Lübnan, Bosna Hersek, Kosova, Sudan’da askeri varlığı var…
* Türk askeri, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde caydırıcı barış gücü rolü oynuyor.
* Yurt dışındaki en büyük askeri üs ise stratejik açıdan önemli bir nokta olan Somali’de. Başkent Mogadişu'da bulunan bu üs’te Mehmetçik, Somali ordusuna eğitim desteği veriyor.
* İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra yurt dışında en aktif olan ikinci orduya sahip.
* Türk Silahlı Kuvvetleri gittiği yerlere barış ve huzur götürüyor, yıllardır.
Şimdi…
* Azerbaycan işgal edilen topraklarını kurtardıktan sonra, Ermenistan saldırılarının önüne geçmek için ne yapmalı?
* İşte tam da burada ilk akla gelen seçeneklerden biri, TSK’nın Barış Gücü olarak bölgede görev almasıdır…
BATI’NIN GÜNAH GALERİSİNDEN...
Sadece birkaçını, sadece başlıkları ile burada hatırlatmak istiyorum;
* Japonya’da, Hiroşima ve Nagazaki'ye ABD tarafından atom bombası atılması...
* Almanya’nın ABD ve İngiltere tarafından bombalanması...
* Saraybosna soykırımı... Kosova saldırısı...
* Dağıstan'ın yerle bir edilmesi...
* Kırım İşgali...
* Afganistan işgali…
* Irak işgali…
* Suriye saldırısı…
* Libya'nın bölünmesi…
* Myanmar katliamları...
* ABD'de yerlilerin soykırıma uğraması...
* Cezayir’de katliamlar…
* Libya'da katliamlar...
* Haçlı Seferleri…
* Filistin’de yıllardır devam eden soykırım…
* Endülüs Katliamı…
BU ÜÇLÜYE DİKKAT!
* Üçü de bir araya geldiğinde muhabbetin dibine vuran, sohbeti kavileştiren isimlerden…
* Üçü de okur, üçü de yazar…
* Üçü de araştırmacı…
* Üçü de koyu çay taraftarı…
* Üçü de Milli Gazete Yazıişleri’nin gediklisi…
* Üçü de Milli Gazete Yayın Kurulu’nun üyesi.
* Üçünün de gazete bünyesinde önemli görevleri var…
* Üçü de bir dönem TV5’te moderatörlüğünü yaptığım “Kupür Haber” programının sıkı konuklarındandı…
* Üçü de yerinde duramayanlardan, kıpır kıpır olanlardan…
* Üçü de kebap sever…
* Üçü de kitap sever…
* Üçü de tabiata, doğal güzelliklere aşık…
* Üçü de oldukça espiritüel…
* Üçü de Z kuşağını iyi analiz edenlerden…
* Üçünün de bir ‘Fikri’ var…
***
Peki, ama kim bu üçlü? Ve neden bu özelliklerini saydım?
Hemen açıklıyorum; bu üçlü, Bilâli Yıldırım, Burak Kıllıoğlu ve Gökçen Göksal…
Birkaç gün önce, bu ortak yanlarına bir ortak yan daha ekledi, bu üç isim; her birinin, Yenidevir Yayınları’ndan, henüz dumanı üzerinde tüten, çiçeği burnunda 3 kitabı çıktı.
* Sair Zaman Güncesi – Bilâli Yıldırım.
* Asayiş Berkemal, Sorgulayan Denemeler – Burak Kıllıoğlu.
* Yeni Ufukların Kıyısında – Gökçen Göksal.
***
Üç kitabı okurken sihirli bir labirentten ilerliyorsunuz…
* Karşınıza bazen acı ve gözyaşı çıkıyor, üzülüyorsunuz; ‘Size Bir Sır Vereceğim Ama Aramızda Kalmasın!’ Mesela, ‘Filistin’de Bir Gül Açtı, Kan Kırmızısı’… Mesela, ‘Fidanların Dibine Kireç Dökmeyin! Lütfen!’
* Bazen, ‘Pencereden Karl Geliyor’ gibi espiritüel bir yaklaşım karşısında tebessüm ediyorsunuz! “Seçimi ne ‘Sandık”, sahi! ‘Ev sahabısı’ da ne ola ki! ‘Çaylar Şirketten!’ de ne demek?
* Bazen de tarihin derinliklerinden aniden çıkagelen ve hiç ummadığınız bir zaman diliminde karşınıza çıkıveren yeni ufuklar; misal mi; “Nazım Hikmet-Peyami Safa Kavgası”. Biliyor musunuz, ‘Parfümün Anavatanı Neresi?’.
***
Her üç kitap da bir içimde okunacak kitaplardan…
Hele hele bu korona günlerinde 3 afacan arkadaşınız daha olmasını istiyorsanız, “köşe başında beklerim / nerede benim kitaplarım” diye bir endişe içindeyseniz, hemen talep edin bence…
(Yenidevir Yayınları, Muammer Aksoy Cad. Dere sok. No: 38/A (Milsan Tesisleri) Küçükçekmece- İstanbul. Tel: 0212 697 10 00)
