Bundan önceki III. binyıl medeniyeti merkezi Türkiye
başlıklı yazımın son cümlesi şöyleydi: O halde Türkiye kendi ülkesinde ADİL
DÜZEN i uygulayıp gösterecek ve bu sayede Türkiye bir anda III. binyıl
medeniyetinin merkezi hâline gelecektir... Onun hemen öncesinde de dediğimiz
şuydu: Erbakan tarafından dünyaya sunulan ADİL DÜZEN sayesinde Türkiye deki
hazırlık teorik olarak oluşmuş durumdadır; insanlık onun adını duydu ve ne
olduğunu öğrendi... Şimdi örneklerle dünyaya gösterilmesi zamanıdır...
Bugün bu meseleyi biraz özelde, biraz da genelde
irdeleyip açalım ve daha iyi anlaşılması için bir örnek üzerinden açıklık
getirmeye çalışalım.
Daha önceki yazılarımızda da hatırlatıp vurguladığımız
üzere, hâdi başkan mesabesinde bir kişi çıkacak, bu kişi bu köşede ilgili
yazılarda zikredilen özelliklere sahip olacak... En önemlisi, kendisi III.
binyıl medeniyetine örnek olacak teşkilatı kuracak olan örnek bir bucağı
kurmayı hedefleyecek... Bunun için ilmî teorik ve AR-GE çalışmalarımızın
yapıldığı yere hicret edecek ve âlimlerimizle birlikte çalışmaya başlayacak...
Şimdilik sadece ilk merhalede yapılacaklar yani yapılması gerekenler üzerinde
duracak
1) Hazırlanan Ahşap Evler İmalatı Projesinin başına
geçecek ve para kullanmadan ahşap evleri imal edecek... Bir dönüm arazide 96
metrekarelik ahşap evler konacak ve bunlar devremülk olarak satılacak...
Bunun için karşılıksız yani karşılığı olmayan para kullanmayacak...
Üretimden; a) Arazı sahiplerine beşte bir, b) Altyapı getirenlere beşte bir, c)
Orman ürünlerine (kereste) beşte bir, d) Araştırmacıları finanse edenlere beşte
bir, e) Adil Düzen işletmelerinin kurulup yaygınlaşmaları için beşte bir
devremülk payı verilecek...
2) Ayrıca, hazırlanan Yüz Lojmanlı İşyeri Apartman
Projesini gerçekleştirecek... Buradaki üretimden de; a) Arsa sahiplerine beşte
bir, b) Altyapı getirene beşte bir, c) Malzeme temin edene beşte bir, d)
İşçilik yapanlara da beşte bir verilecek, d) Hâdi başkanın başkanı olduğu
kooperatifin payı da beşte bir olacak... Kırk-elli yıl önceki Türkiye deki ilk
toplu konut sitesi uygulamamamızda (İzmir Akevler Sitesi) bu sayıda bloklar
yapılmıştır...
3) Mevcut işletmelerden Adil Düzen işletmesine geçmek
isteyenler Adil Düzen işletmesine geçecek... Bunun için mevcut işletmelerde
Mala-Mal Marketleri kurulacak... İşletmeler ürünlerini para ile değil, o
markete getirip sattıkları mallardan aldıkları işletme pay belgelerini
vererek işletmeden mal veya hizmet alabilecekler... İşletme para ile bir şey
almayacak, işletme para ile bir şey satmayacak... Bu işletmelerin 25 Genel
Hizmetini bu hâdi başkanın kooperatifi (Genel Hizmet Kooperatifi) verecek...
İşletme içinde para söz konusu olmayacak... Para işletmeler arası ilişkilerde
söz konusu olacak... Bu uygulama serbest piyasa işlemleri içinde cereyan
edecek...
4) Hâdi başkanın yapacağı dördüncü iş de; on tane yüz
lojmanlı işyeri apartmanını birleştirerek bir bucak kooperatifi
oluşturmadır... Bucak kooperatifi işletme senedi çıkarır ve bucak içine
karşılıksız (karşılığı olmayan) para girmez... 25 Genel Hizmet yapılır...
Kooperatifin kurallarını kooperatifin hakemleri güvenceye alır...
Kooperatifler bedeni ceza uygulamasını yapmaz, sadece suçluları kooperatiften
çıkarır ve böylece onları kooperatif içinde barındırmaz... Cezaları kooperatifin
yaşadığı devletin mahkemeleri uygular...
Nitekim Hazreti Peygamber aleyhisselâm böyle yapmıştı;
Medine Devleti ni kurmuş ve Arabistan a barışı getirmiş, Müslüman olan hiçbir
kabilenin yönetimini değiştirmemişti...
Bugün devletimiz vardır. Güvenlik temin edilmiştir. Bizim
işimiz bir bucağı Adil Düzene göre yönetmektir. Adil Düzende il yönetimi
yoktur, merkezi bucak yönetimi vardır...
Başlangıçta bir taşra bucağının kurulması hâdi başkanın
görevidir... Zamanla ülke ve dünya üzerinde örnek bucaklar oluşacak... Her
bucağın kendi başkanı olacak... İşletmeler Adil Düzene göre çalışmaya
başlayacak... Her ülkede mevcut anayasaya göre Adil Düzen il merkez
bucaklarında ve devlet merkez bucaklarında uygulama başlayacak... Bu düzeni
uygulayan yönetimler saadete erecek, uygulamayanlar helâk olup gidecekler...
Ve s-selâm mea d-dua, dua, dua