Bir öğretmenden son derece çarpıcı bir mail aldım.

Adını ve görevli olduğu okulu açıklamak istemiyorum.

Zira, soruşturma açabilirler.

Mektup şöyle:

Memleketin siyasileri, sözüm ona fikir adamları,

yazar-çizerleri, medya patronları, sivil toplum kuruluşları ve daha nevisini

sayabileceğimiz söz sahipleri bugün girift meselelerin halli için her türlü

platformu kullanmaktalar...

Samimi ya da gayri samimi...

Paylar paylanır elbette. misali, bugün memleket

meselelerinin halli üzerinden pastadaki payını kopartmak derdinde olan kişi,

kurum ve kesimler hayli çaba sarf etmekteler...

Hatta gelinen noktada öyle cehdetmekteler ki Yeni

Anayasa hazırlığının bilincinde ve şuurundalar...

Dedim ya bütün kesim, kurum ve kişiler azami gayret

göstermekteler, türlü mevzular için...

Ezildikleri iddiaları üzerinden mensubu bulundukları

kitle ya da kesime çıkar sağlama derdinde olanlarını mı ararsın, gelecekteki

siyasal yaşamını garanti altına almak isteyenlerini mi ararsın, ticari

kaygılarını gidermek isteyenlerini mi ararsın ve hatta gayri müslim

vatandaşların çıkar ve menfaatlerini güden dış mihraklı kişi, kurum ya da kulüplerini

mi ararsın, hepsi mevcut...

Nâmevcut olan tek bir kesim var...

Öyle ki bu kesimin çıkar ve menfaatleri adına esaslı ses

getirebilecek tek bir kişi, kurum yahut da sivil toplum kuruluşu da çıkacak

gibi görünmüyor...

O kesim biziz, sizsiniz; MÜSLÜMANLAR.

Daha açık bir ifadeyle; AKILLI MÜSLÜMANLAR.

Müslüman memleketin kendilerini Müslüman tarif eden

hükümeti ve yöneticileri; Müslüman hükümetin kendilerini yönetmesi yönünde

irade sergileyen Müslüman milleti, hep suskun fakat dünden bugüne bu memlekette

yapılamayanların, yapılmasının düşünülmesi bile muhal olanlarının yapıldığını

onurla ve gururla, göğüslerini kabarta kabarta söylemekten imtina

etmemekteler...

O vakit dünden bugüne bu memleketin gariplerinin kanayan

yarası olan; analarımızı, bacılarımızı ağlatan ve artık bıçağın kemiğe

dayandığı gibi gırtlağımıza kadar gelmiş ve dayanmış olan; sabrımızın ve

tahammülümüzün kalmadığı bu mesele, TESETTÜR MESELESİ

Tam da iddiasında olduğunuz, artık bu ülkede yapılamayacak

hiçbir şeyin kalmadığı, yapılamayacak hiç bir şeyin olmadığı yönünde iddiasında

olduğunuz, bu dönemde; YENİ ANAYASA yapımı sürecinde çözülmeyecek de ne zaman

çözülecek

Bugün teröristin dahi hak talebinde bulunduğu, başkanlık

sisteminin konuşulduğu, federal yönetim anlayışının tartışıldığı demlerdeyiz...

Biz Müslümanların derdiyle dertlenecek ve bu derdine

çözüm arayacak, çözüm üretecek; YENİ ANAYASA ya bir daha kesinlikle ve

kesinlikle çıkmamak üzere, çıkartılamayacak bir biçimde TESETTÜR MESELESİ nin

çözümü için gerekli maddelerin konulması zorunluluğunu muhataplarına avazı

çıktığı kadar haykıracak kimse yok mu

Bu meseleyi sahiplenecek kimse yok mu

Mukaddes davalarda belki de ancak çölde bir kum taneciği

olabileceğimizin şuurunda ve bu cürmümüzle, Hz. İbrahim in ateşine su götüren

karınca misali diyoruz ki; o vakit Allah ın izniyle biz varız, siz

varsınız...

Ve haykırıyoruz: TERÖRİSTE BİLE MÜSAMAHAYLA YAKLAŞILAN,

TOLERANS TANINAN GÜNÜMÜZDE NEDEN TAM TESETTÜRE YA DA BAŞÖRTÜSÜNE KISMİ GÖZ

YUMMALARIN ÖTESİNDE ANAYASAL ÇÖZÜMLER, AÇILIMLAR İLE KESİN, NET VE KALICI

ÇÖZÜMLER ÜRETİLMİYOR

BU YASAK NEDEN TAM OLARAK KALDIRILMIYOR

MİLLETİN DESTEĞİ İLE İKTİDARA TAŞINMIŞ MÜSLÜMAN HÜKÜMETE

DE, BU HÜKÜMETİ İKTİDARA TAŞIYAN MÜSLÜMANLARA DA SORUYORUZ:

BİZ DE Mİ TERÖRİST OLALIM

BİR VEKİLİN FERYÂDI

Tam demokrasi vaadinde bulunan, iktidara geldiği günden

bu yana şeffaf ve katılımcı bir yönetim sözleri veren bugünkü Hükümet

Bakar mısınız

Hâlen kimin milletvekili olup olmayacağına halk ve o

yörenin insanı değil lider karar veriyor.

Hâlen kimin belediye başkan adayı olup olmayacağını

vatandaş ve belde, kasaba, ilçe, il sakinleri değil parti Genel Başkanı

belirliyor.

Hâlen kimin Belediye Meclis Üyesi, İl Genel Meclisi adayı

olacağına merkezi sistem karar veriyor.

Peki, ama nerede şeffaflaşma, nerede katılım

AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar da

Türkiye de parlamenter sistemin iflas ettiğini belirterek, İktidar partisi

isterse parlamentoyu çalıştırır, isterse çalıştırmaz. Parlamentonun sade bir

üyesi olarak, bir milletvekili olarak el kaldırıp indirmekten öte hiçbir

misyonum yok demiş.

Tayyar, eski meslektaşım.

Sevgili Şamil, bunları söylemek için biraz geç kalmadın

ARAP CAMİİ NDEN YENİ HABERLER VAR!

Müze olmaktan son anda kurtulan ve restorasyondan sonra

Müslümanların ibadetine yeniden açılan Karaköy deki Arap Camii ne neden  bir türlü İmam ataması yapılamadığını

sormuştum.

Yetkili bir ağız bana şunu fısıldamıştı;

İmamlar buranın Semt adının kötüye çıkmasından dolayı

gelmek istemiyor!

Bu yazıma, Arap Camii çevresinde olup bitenleri titiz bir

şekilde takip eden bir esnaftan itiraz geldi.

Şöyle diyor o esnaf:

Olay sizin yazdığınız gibi değil. Arap Camii ne yabancı

dil bilen, diksiyonu düzgün, tecrübeli İmamlar tayin olmak için can atıyor. Ama

Beyoğlu Müftüsü bunu engelliyor. İşin içinde hemşericilik ve rant var.

Ben değil Karaköy esnafı diyor

Bakalım Arap Camii ne İmam ataması ne zaman yapılacak

NOT: Bugün 29 Nisan 2013 Pazartesi İktidar ve TBMM de

grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine

getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek,

En önemli işimiz yeni Anayasayı bu Meclis ten çıkarmak. Bu işi artık

savsaklamayın. dedi, iktidara ve muhalefete çağrı yaptı. Ama bu çağrıyı duyan

da yok, sanki. Du bakali n olacak Takipçisiyiz