Vapurdayız Kıyıya doğru ilerliyoruz. Ve zaman bizi terkisine almış yavaş yavaş götürüyor. Vapur ilerledikçe kıyı görünmez oluyor ve bir şeyleri kaybediyoruz. Zaman geçiyor ve sağlığımızdan, vaktimizden ömrümüzden bir şeyler eksiliyorYolculardan kimileri vapur daha kalkarken iniyor kimileri biraz daha ileride kimileri ise yolun sonuna kadar devam ediyor. Gidenlerin bıraktığı acı yürekten yüreğe akarken zaman her şeyi alıp götürüyor. Gidenler, ağlayanlara hiç aldırmadan, arkalarına bakmadan ne kazandılarsa alıp gidiyorlar. Bu yolculuk iyi ile kötüyü ayrıştırıyor ve iyilerin sesi kulaklarımızda yankılanıyor.  nsanlar ne yaptılarsa ne kazandılarsa bu yolculukta kazanıyorlar. Vapur ağır ağır ilerliyor insanların kimileri hazırlık içinde olurken kimileri derin bir uykuya dalıyor. Yolcunun görevi, bu yolu kurallarına göre tamamlamaktır. Yolcu bunu başarabilirse kıyıya ulaştığında rahat edecektir ama nedendir bilinmez pek az kişi bunun farkına varabiliyor.Bindiğimiz hayat vapurunda rotamız belli, varacağımız yer de belli. Fakat biz insanlar doğru istikamette gitmek ve selamete ulaşmak yerine sadece yolculuktan zevk almaya çalışıyoruz. Rotamızı kaybedince de dipsiz kuyulara düşüyor fakat düştüğümüzün farkına dahi varamıyoruz.  Hayatımızın vapurunu batıran sadece ihtiraslarımız değildir, aksine bazen miskinliğimiz ve vurdumduymazlığımız da bizi batırır. Ama her zaman sebeplere sığınır ve kendimizi temize çıkarmanın yollarını ararız. Oysa yolcunun görevi yolu kuralına göre yürümek ve kıyıya selametle ulaşmaktır.