Milli Görüş Lideri Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde (TBMM) ağır sanayi hamlesini anlatıyor.
“Yüz bin motor yapacağız” hedefini koyuyordu, Hoca.
Zamanın önemli siyasi aktörlerinden Bülent Ecevit bu konuşmanın üzerine Erbakan Hocayı “hayalcilikle” suçladı.
Erbakan Hocanın Ecevit’e cevabı tam manasıyla efsanedir;
-“Sayın Ecevit bizi hayalcilikle suçluyor. Hayal çok kıymetli bir şeydir. Hayal etmeden bir şey olmaz. Sayın Ecevit şairdir, kendisi hayal etmenin ne kadar kıymetli bir şey olduğunu herkesten daha iyi bilir.”
Erbakan Hocayı Meclis Genel Kurul salonunda bulunan tüm milletvekilleri alkışladı.
Bülent Ecevit de dâhil!
***
* Hayal etmek güzel bir şey!
* Hayal etmek büyük projelerin başlangıcıdır!
* Hayal etmek büyük fikir ve düşüncelerin temelini oluşturur!
* Her şey bir hayalle başlar! Bir şeyi yapmadan önce hayal edersiniz!
* Dünün hayalleri bugünün gerçekleri, bugünün hayalleri yarının gerçekleri…
***
NTV spikeri Simge Fıstıkoğlu, 23 Nisan özel yayınında bir Darüşşafaka öğrencisine, “Akademik olarak hayalin nedir?” sorusunu yöneltti. Kız öğrenci de, “Almanya Köln Üniversitesi’nde tıp okumak istiyorum, ondan sonra da belki Alman vatandaşı olurum” cevabını verdi.
Bu öğrencinin cevabı benim dünyamı altüst etti! Nedense tüylerim diken diken oldu!
Öğrenciler bu ülkede, yurdunda, devletinde, vatanında geleceğe ilişkin “hayaller” kuramıyorsa bu iyi bir şey mi, acaba?
Devlet büyüklerimize başta olmak üzere, politikacılarımıza, işadamlarımıza ve ülkemizdeki tüm kesimlere şöyle seslenmek istiyorum;
-“Çocukların geleceğe ilişkin hayallerini çalmayın beyler!”
RIFKI KAYMAZ’IN HAYALİ!
Tarih; 1980’li yıllar…
Yer; Erzincan İmam Hatip Lisesi…
Ders; Edebiyat…
Dersin öğretmeni; merhum Rıfkı Kaymaz…
Her zamanki haliyle, “rıfk” içinde dersi anlatmaya başladı, Rıfkı hocamız…
“Kâğıtları çıkarın!” dedi, hiç beklemediğimiz bir anda!
Acaba baskın bir ‘yoklama’ mı yapacaktı?
Hiç de öyle bir alışkanlığı yoktu, ama…
Birkaç saniye sonra mesele anlaşıldı; Rıfkı hoca, “Ağzında balı olan arının kuyruğunda da iğnesi vardır” konulu bir kompozisyon yazmamızı istiyordu!
Hem de hiç hazırlıksız yazmamızı istiyordu.
Dersin bitmesine yaklaşık 20 dakika vardı ve biz lise öğrencisi olarak teneffüse kadar, o yirmi dakika içinde kompozisyonu yazacaktık!
Tahmin edeceğiniz üzere giriş-gelişme-sonuç bölümlerini önce hayal edip sonra da kağıda dökerken kan ter içinde kaldık!
Mesele biraz sonra daha netleşti; Rıfkı hocamız sınav kâğıtlarını topladı ve şunu söyledi;
-“Hayal gücünüzü test etmek istedim…”
Ve o her zamanki mütebessim çehresi ile şöyle bir baktıktan sonra kara tahtaya yöneldi ve tebeşirle kara tahtaya şu ünlü vecizeyi yazdıktan sonra sınıftan çıktı;
-“Hayali’ler hayal eder, Hayali’ninHayali’ni!”
BİNALİ BEY’İN EKİBİ ŞİMDİ NE YAPACAK, SAHİ?
Binali Yıldırım’ın bakanlıktan bu yana sürekli yanında bulunan bir çekirdek kadrosu var.
Başbakanlık makamına gelince bu kadro bir hayli genişledi…
Yeni müşavirler, danışmanlar, baş danışmanlar…
Binali Yıldırım, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı olduğunda bu ekibinin büyük bölümünü Meclis’e taşıdı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı kesinleşince de bu ekibin neredeyse tamamının kadrosu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kaydırıldı.
AKP, İstanbul’da seçimleri kazanacağında o kadar inanıyordu ki kadrolar bile neredeyse şekillenmişti.
CHP’li Ekrem İmamoğlu İstanbul’un yeni Büyükşehir Belediye Başkanı…
İtirazlar var, bu itirazların değerlendirilmesi süreci var ama YSK’nın açıklamaları muvacehesinde Ekrem İmamoğlu başkanlık koltuğuna oturdu.
Bunu neredeyse herkes bu şekilde kabullenmiş durumda…
***
Soru şu; Binali Bey şu aşamada sadece bir milletvekili…
Milletvekillerinin birkaç kadro dışında yanında görevli (danışman vb.) bulundurması zor! Binali Yıldırım Bakan mı yapılacak? Belli değil! Cumhurbaşkanı Yardımcılığı olur mu? O da belli değil!
Peki, ama o zaman Binali Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kaydırılan ekibi ne olacak?
***
Tabii ki, Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) AK Parti ve MHP tarafından yapılan, “İstanbul seçimleri yenilensin!” itiraz süreci de öte yandan devam ediyor. İstanbul seçimleri yeniden yapılacak mı, yapılmayacak mı bilmiyoruz. Tamamen yargının işi.
Bu ‘marj’ı da koyarak yazıyorum tüm bunları…
BENCE BİRAZ OLMADI!
Uzun yıllar bakanlık yaptı.
AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı yaptı…
Başbakanlık yaptı…
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı yaptı…
Son süreçte de AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı idi…
Küçük bir farkla kaybetti…
Siyasette oluyor böyle şeyler…
Ama sonrasında bakar mısınız;
Aynı zamanda Milletvekili olan Binali Bey için TBMM’nin ana binasında oda hazırlandı.
Nerede biliyor musunuz; gelen haberlere göre, TBMM’nin bodrum katında…
Eski Meclis başkanlarının odalarının bulunduğu koridorda “yer kalmadığı” gerekçesiyle…
MHP Grup Salonu’nun üç kat altında…
Meclis tuvaletlerinin hemen karşısında…
Yıldırım için hazırlanan odanın hemen yanında ATM’ler, koridorda ise bebek emzirme odası var… Fotokopi odası, berber, üzerinde “ilişki kesme işlemi burada yapılmakta” yazılı bilgi işlem başkanlığı ve lostra salonu da burada…
Biraz “olmadı” sanki…
Yoksa ben mi abartıyorum…
***
Bir son not; Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul’da seçimlerin yenilenmesine karar verirse, AK Parti’nin daha doğrusu Cumhur İttifakı’nın adayı yine Binali Yıldırım mı olur?
Şu kadarını ifade edeyim; farklı haberler geliyor…