Halkın Sesi Hakkın Sesidir denir.

Halk, cenabı Hakkın yarattıklarının hepsine Halk

denebilir ama Türkçede yalnız bu yaratıklar arasından en değerli olan insanlara

halk denir.

Hakkın yarattıklarının en değerlisi, en güzelidir insan.

Halkın yaptıkları ise yaratılanları örnek alarak meydana getirdikleridir.

Aslına ne kadar yaklaşabilirse en iyisi olur.

Maddi şeylerde böyle olduğu gibi kanun ve kurallarda da

öyledir. Cenabı Hakkın kelamına uygun söylenen söz değerini doğruluğundan alır.

Uygun olamayan söz ise zaman içinde tarihin çöplüğünde

yerini alır. Eğer halk, kendini yaratanı unutur, kendini Hakkın yerine kor ve

cenabı Hakkın belirlediği hakları rafa kaldırıp Firavun gibi kendisi hak

belirlemeye kalkarsa çok iyi niyetlerle de olsa halka zulmeder.

Mısır da bir avuç Kıpti, bütün bir halkı köle olarak

kullanmışlar. Eski Yunan da Atina şehrinde kölelerin sayısı yöneticilerin

sayısından fazla olduğu halde hakkı belirleyenler, çoğunluğa hak adına

haksızlık yaparak zulmetmişler.

Günümüzde de dünyanın yüz zengininin, serveti yedi

milyara denk geldiği uzmanlar tarafından söylenir. Bütün bu haksızlıklar

halktan yetki alarak yapılan haksızlıklardır.

Halkı, halktan seçilmişler yönetmeye başladıkları bu

çağda aynı halkın seçtikleri parlamentoda çıkardıkları kanunlarla zenginlerin

daha zengin, işçilerin daha fakir olmasına sebep oluyorlar.

Daha fazla zengin olmak için ülkeleri harbe

tutuşturuyorlar, Hakkın yarattığı halkı halka kırdırıyorlar.

Bu halkın sesi, Hakkın sesi olamaz.

Aynı halkın seçtikleri yirmi yıl önce kadının kadınla,

erkeğin erkekle evlenmesi kanununu parlamentodan geçiremiyor, dört yıl sonra

tekrar aynı parlamentodan geçirebiliyor.

Şimdi hangi oylamadaki ses Hakkın sesi sayılacak

Halkın oylarıyla seçilenler, hakları ve sorumlulukları

belirlerken birinci derecede cenabı Hakkın belirlediklerini esas alırlarsa,

sonra onun elçisinin sünnetine uyarlarsa, daha sonra bu iki ana esas dışına

çıkılmadan geçmiş müçtehitlerden de yararlanarak çağın getirdiği sorunlara çare

bulurlarsa işte o Hak yolunda yürüyen halkın sesi hakkın kelamına uygun

sayılır.

Bu konuda Rabbimiz şöyle buyurur: Kim, kendisine yol

apaçık belli olduktan sonra Rasüle karşı gelir ve mü minlerin yolundan

başkasına giderse, biz onu yöneldiğine kavuştururuz ve cehenneme yaslarız. O ne

kötü bir dönüş yeridir. (Nisa süresi ayet 115)

Onlar (Yahudiler) her nerede olursa olsun, onlara zillet

damgası vurulmuştur. Ancak Allah ın ipine (Kur an a) ve insanların ipi (güveni)

ne sarılanlar müstesna. Onlar Allah tan bir gazaba uğradılar da üzerlerine

aşağılık damgası vuruldu. Bu, onların Allah ın ayetlerini inkâr ve nebileri

haksız yere öldürmeleri sebebiyledir. Ve yine bu, isyan etmeleri ve aşırı

gitmeleri sebebiyledir. Al-i Imran süresi ayet 112)

İslam yolunda yürüyen Müslümanlar, görünmeyen, kitapta

yazılı yolun nasıl olacağı Müslümanlar tarafından gösterildiğinden,

Müslümanların yoluna uyulmasından haber veriyor Rabbimiz.

Kurtuluşumuz için Allah celle celalühün uzattığı Kur an

ipine sarılan Müslümanların hayatları da insanlığa yol gösterir.

Halk, Haksız yaşayamaz.

Galip Dede:

Muhtaç ona cümle halkı alem

Onunla bulur hayatı adem   demiş.

Tenimiz ve kanımızın her saniye ona muhtaç yaşadığını

ölenlerden biliriz.

Aslında canımızın onun kelamına ihtiyacı tenimizden daha

fazladır. Buna rağmen, o can ve teni yaratan Allah celle celalüh, yaratanını

tanıyan, gönderdiği elçisine iman den ve o elçiyi örnek ve önder kabul eden

Müslümanların yolunu, bütün insanlığa örnek olarak gösteriyor.

Müminlerin yolu da Peygamberin gösterdiği yoldur.

Senedinin sahihliğinde şüphe olmayan ama Mevkuf hadis mi Merfu hadis mi

olduğunda ihtilaf olan bir hadisi şerifte Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuş:

Müslümanların güzel gördüğü Allah katında da güzeldir,

onların kötü gördüğü Allah katında da kötüdür (Ahmet, Müsned, Taberani Mu cemi

evsad ve kebir,  Hakim, Müstedrek, hadis no 4465)

Burada kastedilen Müslüman, nüfus cüzdanında Müslüman

yazılı olduğu halde İslam düşmanlığı yapanlar, İslam ı sevdiği halde yaşamayanlar,

her türlü dalavereyi çevirenler, kötü örnek olanlar kastedilmiyor.

Müslümanların sesi de soluğu da, yediği de içtiği de,

giydiği de yatışı da kalkışı da, dünyaya bakışı da İslam a göre olmalıdır.

Karar verin, bu günden itibaren böyle olmaya başlayıverin.