Borç parayla, sıcak parayla, inşaatla büyüme masalı
fiilen sona erdi! Türkiye, resmen üretmeden tüketerek büyüyebileceğini sandığı
bir masaldan bir kabusla uyanıyor. Türkiye, şu anda alenen üretmeden tüketmenin
acı faturalarıyla yüzleşiyor.
Parası olan yatırıma değil, inşaata koşuyor. Parası olan
üretime değil, arazi ve imar rantının peşinden gidiyor. Üretim yapmak için
gereken yatırımlara para harcanmıyor artık. Türkiye, üretmiyor! Üretmediği için
de işsizlik artıyor. Türkiye nin gerçek gündemi 400 ler, 330 lar falan değil,
3 milyon 259 bin dir, yani resmi işsiz sayısı. İşsizlik son 5 senenin
zirvesinde ve geçen seneye göre 1 puan, geçen aya göre ise 0.4 puan artarak
yüzde 11.3 olmuş. Bu üretimsizlikle, bu yanlışlığı tescillenmiş ekonomi
politikalarıyla yukarı gitme sinyalleri de veriyor.
Genç işsizliği yüzde 20 yi bulmuş durumda, her 5 gencin
1 i işsiz. Gelişmiş ülkelerde temel işsizlik oranı olarak kabul edilen tarım
dışı işsizlik oranı da 1.3 puan artarak yüzde 13.4 olmuş durumda. Tarımda
çalışan ücretsiz aile işçilerinin sayısı 2 milyon 748 bin ve istihdam içindeki
payı da yüzde 10.8. Gizli işsiz denebilecek bir topluluk yani.
Türkiye bütçesi, ilk çeyrekte 5.4 milyar lira açık verdi.
Geçen seneye göre 3.9 milyar lira daha yüksek bir açık! Enflasyon
durdurulamadığı gibi özellikle vatandaşın temel harcama kalemlerinden olan
gıdadaki artışla beraber çift haneye fırlamaya hazır görünüyor. Mutfaktaki
yangın, geçim sıkıntısı yetmezmiş gibi bir de işsizlik belası vatandaşın üstüne
kabus gibi çöküyor.
Araştırma şirketi Ipsos un Türkiye Barometresi
araştırması da artık gizlenemeyen Türkiye gerçeğini teyit ediyor. İktidar
yanlısı medyanın ısrarla görmediği ve göstermediği ekonominin hal-i pürmelali,
son birkaç senedir gizlenmeye çalışılan vahim tablo ve cilanın dökülüp de
altından gerçeklerin boy vermesi artık kaçınılmaz oluyor. Artık vatandaş da
ısrarla gösterilmemesine rağmen, ekonomik gerçekliğin vahametini bire bir
yaşıyor, farkına varıyor.
Araştırmanın Şubat-Mart 2015 sonuçlarına göre vatandaşın
en önemli sorunu yüzde 22 ile genel ekonominin durumu. Bu oran Kasım-Aralık
2014 te, yani 3 ay öncesine kadar yüzde 8 idi. Vatandaş bu dönemde ikinci en
büyük sorun olarak yüzde 21 le işsizliği gösteriyor, ki işsizliğin payı 3 ay
önce de aynıydı. Geçim sıkıntısı da yüzde 10 oranla üçüncü sırada yer alıyor
ki, o da yüzde 9 idi 3 ay önce.
Şu an vatandaşın en büyük 3 sorunu olan genel ekonominin
durumu, işsizlik ve geçim sıkıntısının toplamı yüzde 53 ü bulmuş durumda. 3 ay
önce bu ekonomik sıkıntıların payı yüzde 38 idi. 3 ayda ekonomik sıkıntıların
payının 15 puan artması gidişatın çok kötü olduğunu gösteriyor.
Ekonominin gerçekleri kendini zorla halkın gündemine soktu.
Buradan dönüş yok. Enflasyon, geçim sıkıntısı, vatandaşın cebine giren paranın
artacağına azalması, buçukluk zamlar, Türkiye nin gerçek gündemidir. Borçla,
sıcak parayla, hababam tüketerek büyüme masalı bitmiştir. El parasıyla har
vurup harman savurmanın sonu gelmiştir. Vatandaşa 3 kuruş fazla zam vermemek
için Yunanistan gibi oluruz tehditleri de sökmez bu saatten sonra. Her yıl 50
milyar TL (yani 50 katrilyon) faize para ödeyebiliyorsan, halka vermek için de
para bulacaksın!
Halkın yegane gündemi artık ekonomidir. Geçim sıkıntısı,
hayat pahalılığı, işsizlik, borçtur. İktidar partisi dışındaki tüm partilerin
ekonomik vaatlere odaklanması boşuna değil. Eski seçim kampanyası filmini
ısıtıp kamyoncular yollardan çok memnun edebiyatı yapmak, halkın gündemine
nanik yapmaktır sadece.