Bismillahirrahmanirrahim;

DÜNYADAKİ sömürgeci güçlerin bütün dikkati Türkiye ve bölge ülkelerinde! Sömürgeciler bir an önce hedeflerine ulaşmak için sabırsızlanıyorlar. 15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığı onları mateme boğdu. Fakat işin peşini bırakmadılar. Şimdi oyun içinde oyun peşindeler. Türkiye ve bölge ülkelerine yönelik sinsi kumpasın asıl sebebi bu.

Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğü kimsenin meçhulü değil. Onlar oyun, tuzak, entrika ve kumpasın her türlüsünün uzmanı. Savaşı bile “barış” kılıfı içinde sunar, kurtarıcı rolünü oynayarak rakiplerinin işini bitirirler. Sözlerine güven olmaz. Paylaşma duyguları gelişmemiştir. Batılıların dostları yok, menfaatleri vardır.

Türkiye, Suriye ve Irak’ta çok hızlı gelişmeler yaşanıyor. Ülkemiz şartlarına uygun isabetli çözümler geliştirmek zorundayız. Hata etme lüksümüz yok. Suriye ve Irak’ta yaşanan gelişmeler Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Türkiye’yi parçalamak isteyen Haçlı İttifak’ı ile iş tutmamız, ülkemizi geri dönülmez sıkıntıların içine itebilir.

TSK; Türkiye’yi tehdit eden IŞİD, PYD, YPG gibi terör örgütlerini bitirmek için, 24 Ağustos’ta “Fırat Kalkanı Operasyonu”yla Suriye’ye girdi. Cerablus’tan sonra, şimdi de Mercidabık’tayız.

ABD, operasyonu Türkiye’yle birlikte yaptıklarını söylemesine rağmen, “TSK’nin Suriye’de illegal olduğu” haberlerini sinsice yaymaya başladı. Türkiye sömürgecilerin eline koz vermemeli. Ermeni katliamına uğradığımız halde; bizi Ermeni soykırımı yapmakla(!) suçlamadılar mı? Türkiye hakkında “illegallik”, “işgal” kelimelerini kullananların niyetleri kötü!

ÇOK YÖNLÜ KUMPAS VAR

KUŞATMANIN Irak ayağı da hareketli! Irak Başbakanı Haydar İbadi, 2 sene önce Başika bölgesi için asker istemişti. Türkiye oradan gelebilecek terör tehlikesini önlemek için 2 bin askerini Başika’ya gönderdi.

Şimdi aynı Irak başbakanı, Türkiye’nin Başika’daki askerini “Irak için tehdit” olarak görüyor: “Geri adım atılmazsa tavrımız farklı olur. Türkiye, askerini Irak’ta piknikte sanmasın. Türkiye askerinin Başika’daki varlığı işgaldir. Musul’un kurtarılması operasyonuna Türkiye’nin katılmasına izin vermeyeceğiz.” (10. 10. 2016)

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Irak başbakanına, “Haddini bil! Biz ırak’ta bildiğimizi yapacağız” derken; Musul konusunda da “Teröristlere bırakmayacağız” cevabını vermişti.

Olaylara hep tek taraflı yaklaşılıyor. Irak yönetiminin “kukla” oluşu dikkate alınmıyor. İbadi’nin görüşleri kendine ait değil ki! Ne Türkiye’yi Başika’ya davet ederken; ne de şimdi askerimizi “işgalci” iftirasını atarken! Efendisinin (ABD) isteklerini seslendiriyor.

Sinsi kumpas işte burada başlıyor. Türkiye fotografın bütününü görmek zorunda. Kukla Irak yönetimini ABD yönlendiriyor. Suriye’deki terör örgütlerini de. Kuklayı görüp kuklacıyı göz ardı etmek sorunu çözülmez hale getiriyor. Asıl iş bataklığı kurutmayı gerektirdiği halde, bakalım, ne zamana kadar bataklıktaki sinekleri öldürmekle yetineceğiz?

Sömürgeci güçlerin bölgedeki emellerini bilmeden soruna isabetli çözümler sunamayız. ABD ve Rusya’nın bölgede ne işi var? ABD, Suriye’ye kancayı taktı; konuyla yakından ilgilenmeye başladı. Niçin? Suriye, Başika, Musul derken Türkiye hızla sıcak savaşın içine itiliyor.

SÖMÜRME NİYETLERİ AÇIK

TÜRKİYE’NİN toprak bütünlüğü Suriye’yle yakından ilgili! Bölge ülkeleri de inisiyatif almalılar. Erbakan Hoca’nın, “Suriye işgal edilirse; bilin ki asıl hedef Türkiye’dir” sözü önemli. ABD’nin niyeti açık! Senelerdir, “Irak ve Suriye’nin birkaç parçaya bölüneceği”nden söz ediyor. CİA Başkanı JonnBrennan da “Bu iki ülkenin yönetim sisteminin değişeceğini” açıklıyor. 

Sözlerinin uygulaması olarak emrindeki PYD’nin hâkim olduğu yerlere ABD bayrağı astırıyor. Kobani ve Suriye’nin pek çok yerine üs kurmaya çalışıyor. Oradaki askeri gücünü artırıyor. Terör örgütlerini maşa ve piyon olarak kullanarak Suriye’ye yerleşmeye çalışıyor. Rusya da bölgedeki sömürüden payını alma peşinde. Tartus şehrinde kalıcı “Donanma üssü” kurmaya hız verdi. O da askeri gücünü artırıp Suriye’ye yerleşmek niyetinde. ABD ve Rusya arasında bölge üzerinden sık sık gerilim oluşması, bölgedeki sömürüden daha çok pay alabilme yarışından başkası değil.

Yöneticilerimiz Beşşar Esad’ın zulmünü diline dolayıp ABD ve Rusya’yı bölgeye davet etmeye kalkışmasın. Saddam Hüseyin’e öfkesinden dolayı onun heykelini balyozla indiren Irak’lı şöyle diyor: “Çok pişmanım, bir Saddam gitti, bin Saddam geldi.”

Esad’ı yok etmekle bir zalim gidecek; fakat sömürgecilerin Suriye’yi işgaliyle, yerine binlerce Esad’ın geleceği kesindir. Düşmana yaptırılan işten fayda gelmez.

Bölge ülkeleri el ele vererek “bölgesel güç” oluşturmalı, geleceklerine sahip çıkmalıdır. Sonra da bütün kurumlarıyla İslam Birliği’ni oluşturarak düşmanlarına karşı birlikte direnmenin yolunu açmalıdır. Müslümanlar düşmanlarının insafına sığınamazlar.