Millet Caddesi üzerinde bulunan ve buram buram tarih kokan Çapa Fen Lisesi nde gerçekleştirilen, Şuurlu Öğretmenler Derneği nin (ÖĞ-DER) 6. Uluslararası Eğitim Konferansı na ben de davetliydim. İzlenimlerim şöyle;

yyy Konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Arif Ersoy, Çorum da 2 dönem Belediye Başkanlığı yapan bir isim. Bir süredir İstanbullu olmuş, Arif bey. İlim Yayma Cemiyeti ne ait olan Sabahattin Zaim Üniversitesi nde dersler veriyor. Mutlaka beklerim dedi.

Konferansın dikkat çeken isimlerinden İngiliz gazeteci Lauren Booth, Çapa Fen Lisesi ne girdiğinde ilk kelimesi Ooooo! oldu. Lauren hanım, tarihi bina karşısında şaşkınlığını gizleyemedi.

Ankara dan gelen ve zaman zaman bu köşede görüşlerine yer verdiğim Y. Kadri Kaya, mükemmel İngilizcesiyle yabancı konuklarla yakından ilgilendi. 

Konuklar öğle namazını tarihi okulun zemin katındaki büyük mescitte kıldı.

Programın en heyecanlı isimlerinden biri Çapa Fen Lisesi Müdürü Kemal Karabulut tu. Program boyunca neredeyse hiç oturmadı.

ÖĞ-DER Genel Başkanı Hamdi Sürücü ve İstanbul Şube Başkanı Celal Çoban kısa ama veciz konuşmaları ile dikkat çektiler.

ÖĞ-DER in kısa tanıtım filminin başında Erbakan Hocamızın, Eğitimde asıl mesele çocukların kalbine ne koyduğumuzdur cümlesi, konferansın nihai hedefini  ortaya koyması açısından anlamlıydı

Milli Gazete de yazılarını zevkle takip ettiğim Fatma Tuncer hanımefendi de konferansın konuşmacıları arasındaydı. Bilmiyordum, Fatma hanımın Kızılbelen adında bir romanı varmış. Piyasada var mı bilmiyorum ama okumak isterim doğrusu...

Konferansta beni en fazla etkileyen anekdot şu oldu: Nurettin Topçu nun çalışması Sorbonne Üniversitesi Felsefe Jürisi tarafından yılın en başarılı doktora tezi seçilir. Üniversitenin geleneklerine göre birinci olan öğrenciler mutlaka ödüllendirilir. Bunun üzerine yetkili profesör, Nurettin Topçu nun yanına gelerek durumu anlatır ve ödül olarak neyi istediğini sorar:

Efendim, bir altın saat mi Amerika veya Kuzey Avrupa ya bir mavi yolculuk mu

Nurettin Topçu, kararlı ve gayet kendinden emin bir şekilde bu soruya şöyle cevap verir:

Hiçbiri değil!

O zaman ne istiyorsunuz

Sorbonne Üniversitesi nin giriş ve çıkış kulelerinde yirmi dört saat ay-yıldızlı Türk bayrağının dalgalanmasını istiyorum!

Bu anekdotu aktaran sunucu, Her zaman 3. bir yol vardır alternatifini hatırlattı

İSLAM I SEÇEN İNGİLİZ GAZETECİYE 3 KRİTİK SORU!

Şuurlu Öğretmenler Derneği nin (ÖĞ-DER) Uluslararası Eğitim Konferansı nın bu yılki konuklarından biri de geçtiğimiz yıllarda İslam ı seçen Lauren Booth idi Lauren hanım, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair in de baldızı. İslam la müşerref olma aşamasında, başından geçen son derece çarpıcı bir anekdotu paylaştı; - Kızlarım o zaman 8 ve 10 yaşında idi. Dedim ki, Ben Müslüman olmak istiyorum, siz ne diyorsunuz Bana dediler ki, Anne sana 3 tane sorumuz var. 1) Müslüman olacaksın ama hâlâ bizim annemiz olmaya devam edecek misin 2) Müslüman olacaksın ama yine de alkol alacak mısın 3) Müslüman olacaksın ama dışarda açık saçık giyinmeye devam edecek misin   Ben de, Evet, Müslüman olduktan sonra sizin anneniz olmaya devam edeceğim. Alkol almayacağım ve tesettüre gireceğim dedim. Ve kızlarım bunun üzerine dediler ki, Anne, anne biz de İslam ı çok seviyoruz Şunu söylemek istiyorum; çocuklar çok doğal bir hayat istiyorlar

Lauren Booth un bu cümlelerini film izler gibi dinledim Ve şunu düşünmeden edemedim; Keşke birileri çıksa da bu hanımefendinin yaşadıklarını senaryolaştırıp filmini çekse

Son bir not daha

1985 yılında İstanbul Tarlabaşı ndaki bir salonda İngiliz şarkı sözü yazarı ve müzisyen Yusuf İslam ın (Cat Stevens) konuşmacı olarak katıldığı bir toplantıya iştirak etmiştim.

O yıllar Refah Partisi nin yükselme trendine geçtiği yıllardı.

Lauren Booth un Türkiye ye davet edilmesi, salon konuşmaları nedense bana Yusuf İslam ı hatırlattı

 İSLAM İÇİN, KUR AN İÇİN,

ALLAH İÇİN BİR TUĞLA KOYMAK

 

BU hafta doğrusunu isterseniz koşturmakla geçti. ÖĞ-DER in konferansından hemen sonra, İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu nun (İDDEF) davetine iştirak ettim.

Ülkemizin manevi önder ve mürşitlerinden Mahmut Ostaosmanoğlu hocaefendinin yeğeni Mahmut Şevket Ustaosmanoğlu İDDEF in Genel Başkanı sıfatıyla toplantıda şu mesajları verdi:

İDDEF kurulduğundan beri ümmetçi bir bakış ile dünyanın her ülkesinde ehlisünnet akidesindeki cemaat, cemiyet ve teşkilatlarla bir olup İslam a hizmet etmek derdinde oldu

İslam ın ileri görüşlülüğünü, ilime, bilime verdiği önemi, çağın tüm koşullarında hayat kaynağı olacak Kur an-ı Kerim mucizesinin varlığını bilmekte ve her gönle nakşetme yönünde azmetmekteyiz.

Sahip olduğu bu değer ve anlayışla İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu Kazakistan dan Gine ye, Pakistan dan Bosna ya Asya, Avrupa ve Afrika daki 28 ülkede bulunan 41 medresesinde 256 hoca ve 6205 talebe ile eğitim ve irşat faaliyetlerine devam etmekte

Afrika da su kuyuları, sağlık hizmetleri, insani yardım ve kalkınma türü projelerle bölge halklarının ihtiyaçlarını giderme çabası içerisinde

Ümmetin Renkleri organizasyonu bu sene 1-23 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

İDDEF, savaşın, açlığın, eşitsizliğin had safhada bulunduğu bu dönemde insana ve insanlığa değer vererek, hiçbir çıkar gözetmeden ehlisünnet anlayışı ile insanlığa tekrardan umut vaat edilebileceğini göstermeyi amaçlamakta

İDDEF te genç ve dinamik bir ekip işbaşında. İslam için, Kur an için, Allah için, dini mübin için bir tuğla koymak isteyenlere destek olmak elzem.

Çalışmalarının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.