Bir spor yazısına Nasreddin Hoca fıkrası ile başlanır mı? Biz başladık bile.
Nasreddin Hoca bir gün büyük bir giyim mağazasına girer. Patron ve çalışanlar tanıdıkları için hemen buyur ederler. Ne arzu etmiştiniz hocam?
Bir kavuğa ihtiyacı olduğunu söyler Nasreddin Hoca’mız. Verilen kavuklardan biri pek hoşuna gider ve bunu alıryorum der.
Kavuk paket servisine yollanadursun, Nasreddin Hoca’nın gözü şalvarlara takılır. Acaba der mağazacı patrona, kavuk yerine şalvar alsam olmaz mı? Hoca kırılır mı? Tamam denir ve şalvar ambalajlanmaya çalışılırken Hocamızın aklı kaftanlardadır.
Nasreddin Hoca’nın şalvar yerine kaftan istemesine de evet denmiştir. Kulplu torba elinde mağazadan çıkmaya yönelmişken, Hocam derler kaftanın parasını vermediniz? Yerine şalvarı verdim ya.. Ama şalvarın parasını da vermemiştiniz. Onun yerine de kavuğu verdim. Fakat kavuğun parasını da almamıştık. Nasreddin Hoca hayret yüzlü bir ifadeyle tarihe geçirir bu yaşadıklarını fıkra olarak.
Almadığım kavuğun parasını mı verecektim?
Biz şimdi niçin bu fıkrayla giriş yaptık? Lucescu yerine Ersun Yanal’a razı edilenleri tarihten örneklerle morallendirmek bize düşmez ama…
Transfer piyasamız o olmadı ama bunu aldık’larla renklenedursun imzaya özel uçakla getirildi, haberlerine de dikkat etmemiz gerek. Gelişi bile bu kadar masraflı yani.. İzmir marşıyla gönderilince bakalım ne yazacaklar?
Özel uçak deyince, Ersun Yanal’ın İsveç’e yaptığı o özel uçak macerasını hatırlamamak olmaz. Erkan Zengin’in annesini kıramayacağı istihbaratını alanlar, gece yarısında düşmüşlerdi İsveç’e hani. Sonra da gazetelere yazdırmışlardı. Biz aldık, kimseye kaptırmadık. Bu olayı şimdi hatırlamamızın tam vaktidir.
Bizim transfer mevsimimiz, futbol yazan medyamızın okuyucuları üstünden taraftar terbiye etmeye ayarlıdır. Vasat bir oyuncu, yıldız bulmakta ya da yıldız razı etmekte zorlanan bir takıma mı yazdırılacak? Büyüklerin peşinde olduğu yazılır önce, bir Avrupa takımının adı dahi edilerek icabında…
Sonra o kulübün taraftarı sevinir elbette. Onlar alamadı, biz aldık. Adı geçen diğer kulüplerin ilgilenmemiştik açıklamaları küçük harflerle yazıldığından, kim görecek?
Nani’yi niçin transfer etti FB? Yazılarıyla bir sezon geçiren köşeci katiplere de bir cümle içinde bir şeyler söylemek isterdik ama, Nani dün gece kendisi Verdi o cevabı. Elinde Euro 2016 kupasıyla.
Ah, kaybolan o utanma duygusu!..