Bismillâhirrahmanirrahîm;
TÜRKİYE olarak yüzyılda bir yaşanabilecek ciddi bir deprem felâketiyle sarsıldık. On binlerce canımız gitti. Enkaz altından gelen “kurtarın” feryatları hâlâ kulaklarımızda. Böyle bir atmosferde seçim sürecine girdik. Millet İttifakı’nı oluşturan 6 parti, cumhurbaşkanı adayını belirledi. Şimdi söz milletin! Bu atmosferde siyasi partilere önemli görevler düşüyor: Kavga ve gerilim siyaseti yerine; fikir ve çözümlerin öne çıktığı tatlı bir rekabetle seçim sürecini tamamlamaktır!
Aziz milletimiz, izlenilecek yöntemi göstererek güzel bir örnek oldu. 10 ilimizi kapsayan depremin mesajını kavradı. Farklılıkları bir tarafa bırakarak milletçe kenetlendi. Acıları hafifletmeye çalıştı. Yaralara merhem oldu. STK’lar, kurdukları aşevleri ile depremzedeleri aç bırakmadı. Yiyecek, giyecek ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştı.
Şimdi fedakâr ve cefakâr halkımıza karşı kadirşinaslık gösterme zamanı! Seçim kampanyalarında travmalar yaşayan yaralı halkımızı incitmemek için her türlü titizlik gösterilmelidir. Herkes, bu kadar derin felâketin etkisini gidererek halkımızı normal hayata döndürmenin sorumluluğunu üstlenmeli; ülkemizin yarınlarını kurmaya çalışmalıdır.
Su uyur, düşman uyumaz. Türkiye üzerinde emelleri olanların hareketliliği dikkatinizi çekiyor mu? Deprem bölgesinde misyonerlik faaliyetlerine hız verdiler. Misyonerlik, bir din telkini değil; bir ülkeyi zayıflatarak, o ülkeyi ele geçirme çalışmasıdır. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in depremi takip eden günlerde Türkiye’ye gelmesi tesadüf mü dersiniz? Yardım bahanesiyle bölgeye gelen sömürgeci güçlere karşı çok dikkatli olmak zorundayız.
SİYASİ SORUMLULUK
SEÇİMLERİN yapısında gürültü, şamata, gövde gösterisi yapma var. Bu seçimlerde bunu kontrollü ve halkımızın acılarına yenisini eklememek titizliğiyle yapmak zorundayız. Oluşan kenetlenme atmosferini bozmadan, kardeşane bir üslûp kullanmalıyız. Seçim kampanyalarında; Saadet Partisi’nin baştan beri gösterdiği kamplaştırma ve kutuplaştırmadan uzak; kucaklayıcı, uzlaştırıcı ve birleştirici üslûbunu örnek almalıyız.
21 senedir, Millî Görüş’ün temsil edildiği Saadet Partisi’nin hükümette yer almamasının eksikliği bütün açıklığıyla görüldü. Saadet Partisi, muhalefette de görevini yaptı. İtidalli oldu. Kavga ve gerilimi yöntem olarak seçen, birbirine “şerefsiz, ahlâksız…” gibi süfli sözler söyleyen siyasilerin tavırlarının halka bulaşmaması için özel bir gayret gösterdi. İç çatışmayı önledi. İç barışa hizmet etti.
Siyasi partiler hükümet olmak, icraat yapmak için kurulur. Millî Görüş partileri, Erbakan Hoca’nın öncülüğünde çok önemli hizmetler yaptı. Ülkemizin ufkunu açtı. Büyük düşünmeyi öğretti. Zihinleri Batı işgalinden kurtardı; değerlerimizin problemlerimizi çözecek etkinlikte olduğunu gösterdi.
İttifaklar (koalisyon), Millî Görüş partilerinin tanınıp daha büyük hizmetler yapmasının yolunu açtı. Her doğum sancılı oluyor. 1974’te CHP-MSP koalisyonu kurulurken Erbakan Hoca, öylesine çirkin söz ve benzetmelerle karşı karşıya kaldı ki… Yazılar, karikatürler, fotomontajlar… Hele o sözde ilâhiyatçıların tavırları…
CHP-MSP koalisyonu ile Millî Görüş hareketi, Türkiye için yapabileceklerini gösterdi. Manevi kalkınmayı başlattı. Kıbrıs Barış Harekâtı’nda karar mercii oldu. ABD’nin Türkiye’deki askeri üslerini kapattı.
YENİ HİZMETLER İÇİN
12 Eylül 1980 askeri darbesi Millî Görüşçülere karşı yapıldı. 1991’de RP; MHP ve IDP ile “seçim iş birliği/ittifak” yaptı. Oluşan sinerjiyle 64 milletvekili çıkardılar. 1994 yerel seçimlerinde 400 kadar belediyenin başkanlığını RP kazandı. Türkiye’ye belediyeciliği öğretti. 1995 milletvekili seçimlerinde yüzde 21,37 oy alarak birinci parti oldu. Hükümeti kurdu. Havuz sistemi, denk bütçe, D-8’lerin kuruluşu gibi ilklere imza attı.
Saadet Partisi, şimdi Millet İttifakı ile seçimlere giriyor. Başkanlık sistemi hükümet olabilmek için yüzde 50+1 oy alma şartını getirdi. Hiçbir parti bu orana ulaşamıyor. İstisnasız bütün partiler hükümette yer almak istiyorsa bir ittifaka katılarak seçimlere girmek zorunda. AKP, Saadet Partisi’ni hep küçümsedi. İttifak kurma girişimlerini 3 kere geri çevirdi. Hatta, “partinizi kapatın, öyle gelin” sözünü etti.
Şartlar, Saadet Partisi’nin özgül ağırlığının farkında olan 5 partiyle yol yürümeyi gerekli kıldı. Toplantılar yaptılar, yol haritasını çizdiler; prensiplerini ve cumhurbaşkanı adaylarını belirlediler. Saadet Partisi, siyasetin merkezine oturdu. Belirleyici oldu. “Hayra motor, şerre fren” görevini yaptı.
Saadet; temiz, dürüst, tecrübeli kadroların partisidir. 4 kere koalisyon hükümeti kurdu; nice hayırlı hizmetler yaptı. Millet İttifakı ile hizmet kervanı devam edecek. İyilikler 85 milyonu kuşatacak. Yüzler gülecek. 85 milyon kazanacak. İnancımız insanlığa hizmeti amaçlar. Takva sahiplerinin amellerinin devamını; günahkârların ıslahını; gayrimüslimlerin hidayetini isteriz. Saadet iktidarının kaybedeni olmayacak.