Yer yarılsa da içine girsek dediğimiz günler yaşıyoruz.

Öylesine zavallıyız ki yer yarılıp bizi bu utançtan kurtarmıyor bile!..

Aksa Tufanı’nın ilk günlerinde Amerikan senatörü Lindsay Graham, “Bu bir din savaşıdır ve ben İsrail’in yanındayım” demişti.

Bunun bir din savaşı olduğunu Batı dünyasının yöneticileri hem sözlü olarak hem de fiilen defalarca gösterdi.

Sorun şu ki bizler bu din savaşında hem karşımızdaki kâfirlerle hem de içimizdeki ikiyüzlülerle mücadele etmek zorundayız.

Her konuşmanın sesi yükseltmediğini, bazı konuşmaların mazlumun sesini kısmak için yapıldığına şahit oluyoruz. Eğer ağzımızdan çıkan sözler bir eyleme geçmeyecekse ne anlamı var?

Bugün Batı dünyasında bile Filistin’de yaşanan soykırım için vicdan sahibi insanlar harekete geçiyor. Binlerce Avrupalı yaşanan soykırım için sokaklara dökülüyor... Kanada dahi İsrail’e silah ambargosu uygulamaya karar verdi.

Güney Afrika, Şili, Yemen… Dünya lideri(!) dediğimiz ülkemizin suskunluğu bir tarafa “bu ülkeler bile İsrail’e baş kaldırdı” şeklinde cümleler kuruyoruz…

“Bu ülkeler bile…”

Gelin görün ki “bu ülkeler bile” harekete geçerken kendini uyanık sanan bazıları İsrail’le neden ticareti kesemeyeceğimize dair çıkarımlar yapmaya çalışıyor. Efendim laik bir ülkede böyle şey mümkün değilmiş.

Sıradan bir vatandaş hakkında cinayet suçlaması olsa onunla olan tüm ilişkilerimizi keser, işlerimizi feshederiz. Kaldı ki uluslararası savaş suçu işleyen ve Kanada gibi Batılı bir ülke tarafından dahi ambargoya maruz bırakılan bir katilden bahsediyoruz…

Cambaza bakın cambaza!

İsrail’le ticaret kesilemezmiş ama İsrail’e kazandıran ticaret yapanlar asıl suçluymuş.

“İsrail’e kazandıran ticaret.”

Ticaretin kazandırmayanı mı varmış? Kim bile bile zarar edeceği işe girer?

Adeta aklımızla dalga geçen bu tavır karşısında yeni kuşağın diline dolanan şu sözle tepki göstermekten başka ne diyeceğimi bilemiyorum: “Abi bu şaka mııı?”

Anladık korkuyorlar ama bari sussalar!

Yok! Üstüne üstlük bir de İsrail’le ticaret kesilsin isteyen insanları hainlikle, İrancılıkla suçluyorlar.

İnsanın bir haysiyeti olur. Hadi Filistin davasına bir faydanız yok, Filistin davası için çalışan insanlara dil uzatmayın.

Bugün Şii-Sünni kavgası mı edeceğiz?!

Yahudi’si Hıristiyan’ı birlik olmuş tüm ümmetin üstüne geliyorken, ümmetin namusu kirletilmişken tek derdiniz İran mı?!

Kimse size Amerikancısınız, İsrailcisiniz demesin diye insanları oculukla buculukla suçladığınızı biliyoruz.

İsrail’le ticareti kesin diyenler ocu bucu değil vicdanlı insanlar.

Rabbim Filistin’in sesi olalım deyip diğer taraftan Filistin’in sesini kısmaya yeltenecek işler yapmaktan bizleri muhafaza buyursun.

Susmak da bir erdemdir. Kalemin ve sözün iffetini kirletmeyin ve lütfen susun.

Allah rızası için susun.

Filistin için susun!