TBMM Saadet-Gelecek Grubu milletvekillerinin hazırladığı Gazze Raporu’nda önemli bir bölüm, son dönemde çok dillendirilen son derece skandal bir iddiayla ilgili; Filistin halkının kendi topraklarından, yurtlarından tehcir edilmesi!
Hatta bunun için 30 milyar dolar fon ayrıldığı… Eli kanlı ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın bu gerekçeyle ülke ülke dolaştığı… Filistinlilerin başta Mısır, Türkiye, S. Arabistan, Ürdün ve diğer Arap ülkelerine sürgün edileceği, yurtlarından, topraklarından edileceği, Filistin topraklarının tamamen işgal edileceği, iddialar arasında… Rapordan okuyalım:
* “Mısır’a çeşitli finansman desteği sağlanacağı ve Sina yarımadasında bir şehir kurulacağı, Gazze’nin tamamen boşaltılacağına dönük iddialar Mısır’daki en önemli gündemlerin başında gelmektedir. Bu konunun iki haftadan beri Cuma hutbelerinin de konusu olduğu görülmüştür.”
* “Bu konuda Mısır tarafının konuya bakışını üç maddede özetlemek mümkündür: 1- Gazze, Filistin’in önemli bir parçasıdır. Başkenti Kudüs olan bir Filistin’e ulaşılma hedefinden asla vazgeçilmemelidir. Yerleşimciler eliyle işgal edilen bölgelerin İsrail toprağı sayılması kabul edilmemelidir. Gazzelilerin, Gazze’de kalması esastır. Zorunlu göç ve sürgün asla kabul edilmemelidir.”
* “2- Gazze’ye yardımların sağlanması ve koordinasyonunda kardeş ülkelerin katkısı önemlidir. Şu an yüklü oranda biriken insani yardımların ivedilikle bölgeye ulaşması için uluslararası aktörlerin devreye girmesi gerekmektedir.”
* “3- Mısır’da devlet de halk da dindar-seküler toplumsal kesimleri fark etmeksizin bölgedeki çatışmaların Mısır’a taşınacağı ihtimalini öngörmekte ve buna hazırlıklı olunması gerektiğini düşünmektedirler.”
***
Görüldüğü gibi her şeye rağmen, içinde bulunduğu tüm ekonomik zorluklara rağmen Mısır bu karanlık plana ‘hayır’ diyor.
Peki, ya diğer İslam ülkeleri…
RAPORDAKİ “İNSANLIK SUÇU” VURGUSU!
Gazze Raporu’ndaki önemli tespitlerden biri, Gazze için gönderilen yardımların İsrail’in onayı olmadan Gazze’ye geçişinin önlenmesidir.
Bu çok bilinen bir husus değil! Zira, tüm dünya şöyle biliyor; yardımlar Mısır’a gidiyor, oradan da Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye gönderiliyor. Böyle değil! Rapordan okuyalım;
* “İsrail tarafından geçişine izin verilmeyen ürünlerin başında yakıt gelmektedir. Elektrik dağıtım altyapısı tamamen yıkılan Gazze’de hastaneler için yakıtın hayati önem taşıdığı göz önüne alındığında İsrail’in işlediği savaş suçları daha da görünür hale gelmektedir.”
* “Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar hakkında Mısır tarafından her gün önce İsrail ve sonra da BM tarafına bilgi verme mecburiyeti yardımların hızlı ulaşmasına engel teşkil etmektedir.”
* “İsrail devletinin, yardımların tamamının kendi kontrolünde, izin verdiği içerik ve miktarda olması için baskı uyguladığı tespit edilmiştir.”
* “İsrail, Refah’tan geçen TIR’ları Refah’a yaklaşık 30 km uzakta olan kendi kontrol noktasına çekerek, bu bölgede X-Ray gibi uygulamalara tabi tutarak tekrar Refah’tan girişine izin vermektedir. Çoğu zaman ise X-Ray bozuldu diyerek geçişlere izin vermediği bilgisine ulaşılmıştır.”
* “Bu sayede İsrail, gelen yardımları hem kısıtlayarak hem de geciktirerek insani yardımların Gazzelilere ulaşmasına engel olmaktadır.”
* “Tüm bu sebeplerle Türkiye gibi çevre ülkelerde de kamuoyu, sınır kapısındaki bu sorunların Mısır’dan kaynaklandığı düşüncesine sahiptir. Oysa sınır kapısındaki bu geçiş süreçlerinin İsrail’in kontrolünde olduğu gerçeğinden hareketle insani yardım sürecini kolaylaştıracak baskı unsuru ve mekanizmaların İsrail’e yönelik kullanılması gerektiği açıktır.”
* “Gazze’ye yönelik kuşatmanın “güvenlik kaygısı” görünümlü ve “bütünü işgal amaçlı” olduğuna ilişkin çıplak gözle görülebilir sayısız veri bulunmaktadır. İnsani yardımların İsrail denetiminden geçmeden Gazze’ye girememesi, İsrail’in işgalci kimliğini teyit eden en somut veridir.”
* “Bununla birlikte Refah’tan Gazze’ye doğrudan geçiş olmasına rağmen İsrail’in geçen yardım TIR’larını bombalayarak yardımları engellediği görülmüştür.”
* “Bu gerçeklerden hareketle özellikle insani yardımlar konusunda asıl odaklanılması gereken Siyonist İsrail devletinin bu baskılarına karşın uluslararası mekanizmaların ve aktör ülkelerin yetersizliği, daha da ötesinde İsrail’den yana olan tutumlarıdır.”
FİLİSTİN TOPRAKLARI BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!
Gazze Raporu’nun sonuç ve öneriler bölümünde de dikkat çeken ifadeler var. Bakalım;
* “İsrail’in tahliye bahanesiyle Gazze’yi insansızlaştırma projesine karşı Filistin topraklarını korumaya yönelik bir diplomatik güç tesis edilmelidir.”
* “Gazzelilere yardım adı altında Gazze’nin insansızlaştırılması, diplomatik ifadeyle Gazzelilerin tahliyesi, Filistin davasına yapılacak en büyük ihanettir.”
* “Gazze’nin tahliye edilmesi Gazze’yi İsrail’e teslim etmek anlamına geleceği gibi o bölgede yeni yerleşimcilere fırsat verecek böylelikle Gazze tıpkı Filistin’in diğer bölgeleri gibi İsrail kontrolüne geçecektir. Bunun yanında Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığına da tehdit oluşturacak bir zeminin oluşmasına neden olunacaktır.”
* “Türkiye, Gazze halkının tahliyesini kolaylaştıracak stratejik hatalardan kaçınmalıdır.”
* “Filistin meselesi bizim açımızdan insani, imani ve milli bir meseledir.”
* “Kudüs, dünya barışının kilit taşıdır. Kudüs barışa ulaşamadığı müddetçe dünya huzur bulamayacaktır.”
* “Filistin toprakları bir bütündür, parçalanamaz, bölgelere ayrılamaz. Üzerinde tasarrufta bulunulamaz.”
TBMM SAADET-GELECEK GRUBU GAZZE RAPORU!
Son olarak…
İşgalci İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sonrasında Gazze’de yaşananları incelemek için Mısır’a giden; Saadet Partisi milletvekilleri Mesut Doğan ( Ankara), Mustafa Kaya (İstanbul) ve Doç. Dr. Necmettin Çalışkan (Hatay) ile Gelecek Partisi Milletvekili Sema Silkin Ün'den (Denizli) oluşan heyetin hazırladığı raporda bazı çarpıcı ifadeler şöyle:
* “Türkiye Cumhuriyeti Devleti´nin ve milletimizin Filistin’e kapsamlı destek konusundaki hassasiyetinin hükümet tarafından daha somut ve görünür hale getirilmesi yönündeki beklenti, yapılan görüşmelerde farklı açılardan da olsa heyetimize ifade edilmiştir.”
* “Saadet-Gelecek heyeti, gerçekleştirdiği temasların ardından önce Ariş’e oradan da Refah Sınır Kapısı’na ulaşmak için Kahire’den yola çıkmış ancak İsmailiye bölgesine (Süveyş Kanalı) ulaştığında Mısır güvenlik güçleri tarafından durdurulmuştur.”
* “Gazze’ye geçişte son sınır bölgesi olan, aynı zamanda Süveyş Kanalı’na geçiş için de ilk kontrol alanı özelliğini taşıyan bu noktada Mısır Emniyeti ve İstihbaratı ile yapılan uzun müzakerelere rağmen can güvenliği tehlikesi gerekçesiyle heyetin geçişine izin verilmemiştir.”
* “Heyetin “Sorumluluğu bizler alıyoruz!” şeklinde yazılı-sözlü bilgilendirme beyanına rağmen Gazze tarafında geçiş için gerekli imkanlar tanınmamıştır.”
***
TBMM Saadet-Gelecek Grubu’nun hazırladığı, Gazze Raporu’nun hayırlara vesile olması temennisiyle…