Faruk Özüdoğru… İzmirli işadamı…
Başından bu yana Milli Gazete’yi takip eden işadamlarındandı. Esasen “takip eden” argümanı zayıf kalır; satır satır okumakla kalmayıp “arşiv”leyenlerdendi…
Saadet Partisi ve Milli Görüş teşkilatlarına maddi ve manevi katkılarıyla bilinen, Milli Görüş Hareketi’nin İzmir’deki sancaktarlarındandı.
Belli aralıklarla telefonla arar görüşlerini, düşüncelerini aktarır, sohbet ederdi.
Önceki gün rahmet-i Rahman’a kavuştu.
Öncelikle Faruk Özüdoğru’ya Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Yakınlarına ve sevenlerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum.
Merhum Faruk Özüdoğru’nun dikkatimi çeken bir özelliği vardı; zaman zaman maaile Milli Gazete’yi ziyaret eder, güler yüzü, hoş sohbeti ile sıcak bir muhabbet ortamı meydana getirirdi.

Bu ziyaretlere genellikle Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç da eşlik ederdi.
***
Rahmete vesile olması dileğiyle bu ziyaretlerden birisini burada anlatmak isterim.
Tarih; Mayıs 2017...
İyi bir de arşivci olduğunu söylemiştim, merhum Faruk Bey’in…
Milli Gazete’ye neden abone olunması gerektiğini bir anekdotla anlatmıştı bu sohbette. Merhum şunları anlatmıştı;
* “Vakti zamanında İzmir’de bir Yahudi kasap varmış. Bu Yahudi kasap abonesi olduğu, kendisine sabah saatlerinde gelen ve Musevi Cemaati’nin çıkardığı gazeteyi hiç açmadan, okumadan yine bir ambalaj kâğıdına sarıp sarmalayarak ilk gelen müşterisine hediye eder. Bir öyle… İki öyle… Müşterilerinden biri dayanamaz ve sorar;
- Yahu arkadaş, abonesi olduğun gazeteyi hiç okumadan başka birilerine hediye ediyorsun. Madem okumayacaksın neden abone oldun bu gazeteye ve de madem okumuyorsun niçin bu kadar para veriyorsun?
Yahudi kasabın verdiği cevap manidardır;
- Beyefendi, beyefendi! Bu gazetenin yaşaması şart! Ben vaktim olmadığı için okuyamıyorum ama abone olarak bu gazetenin yaşamasına, yayınına devam etmesine katkıda bulunuyorum…”
***
Merhum Faruk Özüdoğru’nun bu anekdotu anlatmakla neyi murat ettiği çok açıktı, esasen; merhum her ne şart altında olursa olsun mutlaka Milli Gazete’ye abone olmak ve Milli Gazete’yi desteklemek gerektiğini ifade ediyordu.
HEPİMİZİ DUYGULANDIRAN O ANEKDOT!
Aslen Konyalı ama İzmir’de ticaret yapan işadamı merhum Faruk Özüdoğru, o sohbette hepimizi duygulandıran bir anekdota da yer vermişti.
O anekdotu ve olayı yıllar sonra “oradaymış ve yaşıyorcasına” anlatırken, “Kızımın başarısını başkalarına yedirtmem! Sonuna kadar yanında oldum. Sahip çıktım. Her babanın yapması gerekeni ben de yaptım…” cümleleri ile ifade edecekti!
Neydi bu olay, peki?
Yer; Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi…
1998-1999 eğitim ve öğretim yılı mezuniyet töreni…
Fakülte ikincisi Emine Özüdoğru da babası Faruk Özüdoğru ve ailesiyle birlikte törende…
Mesut Yılmaz’ın, imam hatipli öğrencilere “yarasalar” dediği yıllar…
Tam da 28 Şubat darbe sürecinin yaşandığı bir konjonktür…
Emine Özüdoğru’nun törene başörtülü katılması bir anda salonda kıpırdanmalara yol açtı!
Başörtülü bir üniversite öğrencisi nasıl olur da bu kadar başarılı olurdu ve de nasıl olurdu da mezuniyet törenine başörtülü bir şekilde katılırdı(!)
Fakülte ikincisi başörtülü Emine Özüdoğru’ya plaket ve başarı belgesini vermek için ismi anons edilen İzmir Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı İsmail Sivri nedense sahneye çıkmadı!
Ortalık bir anda karıştı…
Salonda bulunan öğrenci ve velilerin bir kısmı bu tepkiyi protesto ederken, bir kısmı da destek verdi! Bir hakkın yerine getirilmesi bazılarını neden bu kadar rahatsız etmişti, anlamak mümkün değildi! Daha doğrusu, bir özgürlüğü kısıtlamak, engellemek birilerini neden memnun ediyordu, idraki zordu!
Neyse…
Emine Hanım törende, 4 yıllık eğitimi süresince hiçbir öğretmeni ve arkadaşına saygısızlık yapmadığını belirterek, “Sadece başarımın ürünü olan diploma ve plaketimi almak istedim” diye konuşmuştu…
Neticede bir öğretim üyesi tarafından plaket verildi, Emine Hanım’a…
Ama o da ne!
O sırada tam anlamıyla “kara mizah” denebilecek bir sahne yaşandı; bir başkası bu plaketi Emine Özüdoğru’nun elinden almak istedi.
Tam o aşamada sahnenin yakınında bulunan bir isim ‘kaplanvari’ müthiş bir hamle ile plaketi kaptırmadı, garantiye aldı.
Bu isim Emine Özüdoğru’nun babası, işadamı Faruk Özüdoğru’dan başkası değildi.
Merhum Faruk Özüdoğru, kızı Emine Hanımefendi’nin hakkının yenmesi karşısında gerekeni yapmıştı…
MERHUM FARUK ÖZÜDOĞRU’NUN SOHBETİNDE HATIRLADIKLARIMIZ…
* Dostluk bir nasip meselesidir... Ve insanın isteği dışında gelişir…
* Dost her zaman taze olandır…
* Dostun sırrını saklamak, ayıplarını örtmek, sözüne müdahale etmemek, iyiliğini istemek, onun hüznüyle mahzun olmak dostluğun adaplarındandır…
* Para, pul, mal, mülk sebebiyle, makam, mevki, kariyer, statü için, dostluklar bitmez... Bittiyse gerçek dostluk ve muhabbet oluşmamış demektir…
* Şu kişiyle dost olayım deyip de dost olamazsınız…
* Dostluk aynı yolda yürürken belirginleşen bir şeydir…
* Katlandığımız insanlar değil, razı olduğumuz insanlar dostlarımız olurlar…
* Önce refik, sonra tarik denir. Yola birlikte çıkacağımız insanları iyi belirlemek lazım. Çünkü insanı yol değil yol arkadaşları yorar...
* Yüzler vardır ruhun susamasını dindirir...
* Dost halinle hemhal olan, derdinle dertlenen, sevincini paylaşan, yalnız kaldığında seni kör kuyulardan çıkartandır...
* Kadim bir dostluğun oluşabilmesi için zorluklara, yokluklara ve imtihanlara ihtiyaç vardır…
* Dost aranır, dostluk aranır…
* Bütün bunlardan alnının akıyla çıkan münasebete sınanmış dostluk denir…
* Gerçek dostlukta vefasızlık, sadakatsizlik, kıymet bilmezlik, üç kuruşluk menfaate satmalar olmaz…
* Dostluk açmayı değil kapatmayı gerektirir...
***
Merhum Faruk Özüdoğru’nun Milli Gazete’yi ziyareti, anlattıkları, hoş sohbeti, heyecanı bize bunları hatırlatmıştı…
10 YIL MİLLİ GÖRÜŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAPTI!
Son bir not daha…
Merhum Faruk Özüdoğru’nun abisi merhum Mehmet Ali Özüdoğru…
Mehmet Ali Özüdoğru, 1994 yılında Refah Partisi’nden İzmir Kemalpaşa Belediye Başkanlığı’na seçildi.
10 yıl belediye başkanlığı yaptı. Güzel hizmetlerde, icraatlarda bulundu.
Mehmet Ali Bey, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde de Saadet Partisi’nden İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu.
Mehmet Ali Özüdoğru pandemi sürecinde 2021’de rahmetli oldu.
Özüdoğru ailesiyle ilgili bu ayrıntıyı da hatırlatmak istedim.
Mehmet Ali Özüdoğru ve Faruk Özüdoğru kardeşlere rahmet diliyorum…
---